KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi Dosya No 2019/58
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2019
- Karar no
- 2019/257
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/06/2017
- Numarası
- 2013/400 Esas - 2017/466 Karar
- Davanın konusu
- Maddi-Manevi Tazminat
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının % 100 kusuruyla meydana gelen trafik kazası neticesi yaya olan müvekkili ... yaralandığını, 5.000,00 TL maddi tazminat yanında, 20.000,00 TL manevi tazminatın; yine yaya olan ve yaralanan müvekkili ... için 5.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüyle, davacı ... bakımından 10.000,00 TL, davacı ...a için 4.000,00 TL manevi tazminat ile maddi tazminat bakımından 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine, reddedilen manevi tazminata ilişkin olarak 3.120,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat taleplerinden ödeme sebebiyle feragat ettikleri için davalıya verilen 1.980,00 TL vekalet ücretinin yersiz olduğunu, Avukatlık Ücret Tarifesinin 10/a hükmüne göre manevi tazminatın reddedilen kısmı için davalı tarafa takdir edilen vekalet ücretinin davalı için takdir edilen vekalet ücretini geçemeyeceğini, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminatların caydırıcılık unsuruna sahip olmadığını, artırılması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde.
“Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." Yine 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinde "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan durumlarda, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesi karşısında,
dava konusu maddi tazminat alacaklarının davanın açılmasından sonra ödendiği belirlendiğine göre mahkemece davanın açılmasından sonra ödenerek konusuz kalan maddi tazminat davası reddedilmiş gibi davalı sigorta şirketi yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Davacıların feragati de esasen ödeme sebebiyle vazgeçme niteliğinde olduğu için reddedilen maddi tazminat için davalı tarafa vekalet ücreti verilmesine ilişkin istinaf itirazı kabul edilmiştir.Manevi tazminat yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi madde 10/a hükmüne göre manevi tazminatın reddilen kısmı için davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti, manevi tazminatın kabul edilen kısmı için davacı lehine belirlenen vekalet ücretini geçemeyeceği için davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmüştür.
Manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazlarına gelince;6098 sayılı TBK. md. 56 hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir.
Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nefaset kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı ... için hükmedilen manevi tazminatın uygun miktarda olduğu, bu sebeple istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, ancak davacı ... için hükmedilen manevi tazminat miktarının manevi tazminat müessesesine, olaya ve maluliyet oranlarına uygun olmadığı değerlendirilerek, davacı ... için 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle, bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulü ile HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca, düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/58, K. 2019/257, 17 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama