KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2020
- Dosya no
- 2019/831
- Karar no
- 2020/327
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/11/2017
- Numarası
- 2015/973 Esas-2017/1294 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı sigorta şirketine sigortalı dava dışı ... A.Ş 'ye ait işyerine ait kapının, davalıların sürücü ve sigortacısı bulunduğu ... plakalı çekici, ... plakalı yarı römorkun çarpması sonucunda hasara uğradığını, davacı tarafından eksper marifetiyle hasar tespiti yapıldığını ve hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek 7.947,23 TL hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde: kazanın meydana gelmesinde davalının sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, aracın kapıdan çıktığı sırada otomatik kapının bilinmeyen bir sebeple inmeye başlaması neticesinde kapıya çarptığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüyle 3.973,62 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili özetle; fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere aracın yüksek olan kısmı kapıdan çıktığını, daha alçak olan arka kısmının geride kaldığını ve kapıların sigortalı aracın üzerine kapandığını, dolayısıyla kapıyı açma ve kapamayla görevli kişinin ihmali bir hareketiyle kapıyı kapatma butonuna basması veya kapının arızalanarak kapanmaya başlaması nedeniyle zararın meydana geldiğini, bu nedenle sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olmadığını, davacının kazanın meydana gelmesinde kapının yarı açık olduğu iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu,
kapının belirtildiği şekilde yarı kapalı olması durumunda kamyonun ön kısımları nedeniyle oluşacak hasarların belirli bir şekil almasının bekleneceğini, oysa resimlerde görüldüğü üzere aracın yüksek kısmı geçişini yaptıktan sonra kapıların kapandığını, olayda sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, kaldı ki kazanın meydana geldiği yerin depo olduğunu ve trafik kanununu kapsamı dışında kaldığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, TTK'nın 1472. maddesine dayalı rücuen alacak taleplidir. Taraflar arasında poliçenin varlığı, geçerliliği ve tespit edilen hasar bedeline ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kusur durumu ile rizikonun trafik sigortası kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisindeki kaza tespit tutanağı, kaza anına ilişkin fotoğraflar, bilirkişi raporu ve diğer bilgi ve belgelere göre trafik sigortasıyla teminat altına alınan ... plaka sayılı dorseye ait direklerin, yarı açık vaziyette bulunan kapının yüksekliğinin kurtarmaması sonucunda çarpması neticesinde meydana geldiği, gerek bina malikinin ve gerekse sigortalı araç sürücüsünün eşit oranda kusurlu oldukları, dosya kapsamında kapının aracın geçişi esnasında operatör hatası veya arızalanarak kendiliğinden kapandığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı,
davalının iddiasının aksine aracın yüksek kısmı çekicinin bulunduğu ön taraf olmayıp dorsede bulunan direklerin yüksek kısımları olduğu, dolayısıyla aracın daha yüksek olan ön kısmı geçtiğine göre kapının yarı açık halde olmadığına ilişkin iddianın varit olmadığı, mahkemenin kepenk yarı aşağıda olduğu için kazanın meydana geldiğine ilişkin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yine karayoluyla bağlantısı bulunan kazanın gerçekleştiği yerin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı, buna ilişkin itirazın da yersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, mahkemenin delilleri takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/831, K. 2020/327, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama