KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2023
- Dosya no
- 2020/1038
- Karar no
- 2023/391
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/10/2019
- Numarası
- 2016/821 Esas - 2019/939 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.762 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53/3. ve 56/2. maddeleri kapsamında, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 14/10/2019 tarihli kararıyla. "1-Davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile. Davacılardan ... için 74.361,83 TL, davacılardan ... için 11.219,77 TL olmak üzere toplam 85.581,60 TL nin, davalılar... San ve Tic. Ltd.
Şti. ve ... açısından 10/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek, davalılar ... sigorta ve ... Sigorta bakımından dava tarihi 26/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile.
3-Davacılar ... bakımından 15.000,00 TL, ...bakımından 10.000,00 TL, ... bakımından 10.000,00 TL, ... bakımından 10.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL.nin kaza tarihi 10/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... San ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile ...
Sigorta AŞ vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Davalı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa ...'in yaşamını yitirdiği trafik kazası nedeniyle açılmış olan ceza davasının görüldüğü Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1126 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, öncelikle kazada ağır kusurlu olan taraf müteveffa olduğundan hükmedilen maddi ve manevi tazminatların hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatlar nedeniyle davacıların, sebepsiz zenginleşme ile haksız bir menfaat elde ettiğini, maddi ve manevi tazminatların düşürülmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ (Eski Unvanı: ...
Sigorta AŞ) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde, kasko sigorta poliçesi içerisinde yer alan ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu ve kaza tarihindeki teminat limitinin 75.000 TL olduğunu, sigorta poliçeleri arasındaki sorumluluk esasının, "müşterek ve müteselsil sorumluluk" olmayıp sıralı sorumluluk esasına tabi olduğunu, kaza tarihi olan 10/05/2015 tarihi itibarıyla trafik sigortası azami teminatının ölüm başına 290.000 TL olduğunu, bu limitin aşılması halinde ancak müvekkili şirketin sorumluluğunun doğabileceğini;
davacı ...'in destekten yoksun kalma zararının 74.361,83 TL, davacı ...'in ise 11.219,77 TL olmak üzere toplam 85.581,60 TL'lik destekten yoksun kalma zararının tespit edildiğini, bu miktar, trafik poliçesi teminatı içerisinde kaldığından, bir başka deyişle teminat limitini aşan bir miktar olmadığından, müvekkili hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu yöndeki itirazlarının Mahkemece dikkate alınmamasının hatalı olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından. 10/05/2015 tarihinde, davalı ... Sigorta AŞ'nin İMS sigortacısı, davalı ... Sigorta AŞ'nin ZMS sigortacısı, davalı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin işleteni ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı tır-çekici niteliğindeki aracın, davacıların yakını-desteği (davacı ...'in eşi ve diğer davacıların anneleri) yaya ...'e çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, yaya ...'in vefat ettiği; eldeki davada HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası kapsamında tüm davacılar için toplamda 8.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı ... için 50.000 TL ve diğer davacıların her biri için 25.000'er TL'den olmak üzere toplamda 125.000 TL manevi tazminat talep edildiği;
yargılama aşamasında destekten yoksun kalma tazminatı zararlarının artırıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. A-Davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi: Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Sigorta Teminatının Kapsamı" başlıklı 1. maddesinde.
"Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Yukarıdaki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Bir başka deyişle; yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında kalmakta ise bu aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak limit aşımında ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Somut uyuşmazlıkta; kaza tarihindeki zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limiti 290.000 TL olarak belirlenmiştir.
Davacılar lehine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatı toplamda 85.581,60 TL'dir. Hükmedilen miktar ZMSS azami teminat limiti içerisinde kaldığına, bir başka deyişle teminat limiti aşılmadığına göre, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu bulunmamaktadır. Buna göre davalı ...
Sigorta AŞ aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle, adı geçen davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir. B-Davalı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi: Dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1126 Esas sayılı dosyasında bulunan ve İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 27/04/2018 tarihli raporunda; davalı sürücü ...'ın idaresindeki çekici ile seyir halinde iken olay yeri trafik ışıklarında kendi istikametine yanmış kırmızı ışıkta durup sonrasında yeşile dönen ışıkta harekete geçmiş ise de, olay yerinde karşıdan karşıya geçen (veya geçmeye çalışan) yaya grubunun varlığını/durumunu dikkate alarak,
hareket alanına ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve hareket alanının boş olduğuna emin olduktan sonra tekrar seyrine devam etmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, dikkatsiz biçimde harekete geçtiğinde de hareket alanına girmiş bulunan yayaya çarptığı, olayda dikkate ve özen yükümüne aykırı davranışı nedeniyle müteveffa ile birlikte eşit derecede kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Bu raporda kabul edilen oluş dikkate alınarak davalı sürücünün mahkumiyetine dair verilen ceza mahkemesi kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 06/02/2019 tarih ve 2018/3682 Esas - 2019/332 Karar sayılı kararıyla kesinleşmiştir. Bu durumda, ceza mahkemesi kararıyla kesinleşen maddi olgu hukuk hakimi için bağlayıcı olmaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin kusura yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
Yine Mahkemece karara dayanak yapılan 05/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ...'in destekten yoksun kalma zararının 74.361,83 TL ve davacı ...'in ise 11.219,77 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun incelenmesinde; raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu kanısına varıldığından, bu yöne ilişkin itiraz kabule şayan görülmemiştir.
Manevi tazminatın fazla olduğuna ilişkin itiraza gelince; kazanın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde. Mahkemece her bir davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, TBK'nın 56/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacı ile hakkaniyet ilkesine uygun olduğu kanısına varılmış, bu yöne ilişkin itiraz da kabul edilmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/1038, K. 2023/391, 14 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama