KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2023
- Dosya no
- 2020/1067
- Karar no
- 2023/338
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/10/2019
- Numarası
- 2016/985 Esas - 2019/1022 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53/3. ve 56/2. maddeleri kapsamında, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 17/10/2019 tarihli kararıyla.
"1-Maddi tazminat davasının reddine, 2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, Davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 22/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalı Milli Savunma Bakanlığı ve ...'ten tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı ... vekili ile Milli Savunma Bakanlığı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin taraflarına usulüne uygun tebliğ edilmeyerek cevap hakkının kısıtlandığını, tanıklarının dinlenilmemesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkiline, askeri aracı kullanmasının emredildiğini, aracın lastiklerindeki problemin müvekkili tarafından üstlerine defalarca söylemesine rağmen önlem alınmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirtmiştir.
Davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin, manevi tazminat ödeme yükümlülüğü altında bırakılmasının haksız olduğunu, manevi tazminatın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, idarenin temerrütünün söz konusu olmadığını, manevi tazminata faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından. 22/12/2013 tarihinde, davalı ...
Sigorta AŞ.'nin ZMS sigortacısı, davalı Milli Savunma Bakanlığı'nın maliki ve davalı ...'in sürücüsü olduğu askeri aracın, davacıların yakını-desteği (davacıların kızı) ...'a çarparak ölmesine neden olduğu; eldeki davada, davacılar tarafınca TBK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası kapsamında bakiye destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için 100.000'er TL manevi tazminat talep edildiği; ceza dosyasında kesinleşen kusur durumuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında tam kusurlu olduğu, müteveffa yayanın kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle, kusura yönelik itirazlar kabul edilmemiştir. Manevi tazminatın çok olduğuna ilişkin itiraza gelince; kazanın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde.
Mahkemece, davacıların her biri için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, TBK'nın 56/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun ve makul olduğu kanısına varıldığından, bu yöne ilişkin itirazlar kabul edilmemiştir.
Ayrıca, dava dilekçesinin, davalı ... ile birlikte ikamet eden babası ...'e tebliğ edildiğine, haksız fiilin gerçekleştiği anda muaccelliyet (temerrüt) oluştuğuna ve olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde herhangi bir hata olmadığına göre, bu yönlere ilişkin itirazda da isabet bulunmamaktadır. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, Dairemizce aşağıdaki şekilde karar oluşturulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/1067, K. 2023/338, 28 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama