KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2023
- Dosya no
- 2020/1489
- Karar no
- 2023/325
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/12/2019
- Numarası
- 2014/746 Esas - 2019/1365 Karar
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
1.415 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53/3. ve 54. maddeleri kapsamında, ölümlü-yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve güç kaybı tazminatı istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 17/12/2019 tarihli kararıyla.
"1-Davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, 2-Davacı ...'un maluliyet nedeniyle tazminat talebinin kısmen kabulü ile, (45.513,20 TL sürekli iş göremezlik, 4.500,79 TL geçici iş göremezlik olmak üzere) toplam 50.013,99 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacı ...'ın davasının kabulü ile; a-Davacının maluliyet tazminatı isteminin kabulü ile 41.013,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
c- Davacının destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulü ile, 29.082,57 TL tazminatın 30/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
dava öncesinde 19/09/2012 tarihinde tüm davacıların maddi zararlarının ödenmesi için davalı kuruma başvurulduğundan, faizin başlangıç tarihinin davalıya başvuru tarihinden sonraki 8. iş günü bitiş tarihi olan 27/02/2012 tarihli olması gerektiğini, dolayısıyla faiz başlangıç tarihinin, dava tarihi olarak alınmasının hatalı olduğunu;
kaldı ki İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/863 Esas sayılı dosyasında 18/06/2013 tarihinde dava açtıklarının, daha sonra adliyelerdeki mevcut mahkemeler organizasyonunda yapılan değişiklik sonucunda dava dosyasının 16/09/2014 tarihinde İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/746 Esas sayılı dosyasına kaydedilerek yargılamanın devam ettiğini, Mahkemenin kararında dava tarihi olarak 16/09/2014 yazılmasının ve faizin bu tarihten itibaren işletilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin 15 aylık faiz kaybına sebep olunduğunu;
davalı vekilinin bila tarihli cevap dilekçesinin 3. ve 4. sayfalarında ...'ın trafik kazasında vefatı nedeniyle, eşi davacı ...'a 10.011,57 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğinin beyan edildiğini, dolayısıyla ...'ın destekten yoksun kaldığının davalı tarafından da kabul edildiğini, bu miktarın da müvekkillerince halen bankadan tahsil edilmediğini, davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı hesabının yapılması gerektiğini, ödenen miktarın, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesinin hatalı olduğunu,
...'ın maddi tazminatının reddi nedeniyle müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, sigorta poliçesi mutlak ticari işlerden olduğundan ticari faiz hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçelerinde toplam tazminat taleplerinin 115.000 TL, bilirkişi raporunda hesaplanan toplam maddi zararın ise 120.110,20 TL olduğunu, tüm taleplerin tek olaydan doğması ve sebeplerinin aynı olamasına rağmen davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir talepleri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu,
ayrıca yargılama giderlerinin ret-kabul oranına göre belirlenmesinin isabetli olmadığını, ayrıca haricen ödedikleri ve belgelerini dosyaya ibraz ettikleri Adli Tıp Kurumu raporlarına ait fatura bedellerin yargılama giderleri olarak hesaba dahil edilmemesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından. 26/08/2012 tarihinde, davalı ...
Şirketi'nin ZMS sigortacısı ve davacı ...'ın işleteni-sigortalısı olduğu ... plakalı aracın dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde iken dava dışı başka bir araç ile kaza yapması neticesinde, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandığı ve davacılar ... ile ...'ın yakını-desteği (davacı ...'ın eşi ve ...'ın annesi) ...'ın vefat ettiği.
HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası kapsamında 18/06/2013 tarihinde açılan işbu davada davacı ... için 80.000 TL güç kaybı tazminatı, davacı ... için 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10.000 TL güç kaybı tazminatı ve davacı ... için 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplamda 115.000 TL maddi tazminatın 19/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan 25/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde davalı ... Şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 (tam) kusurlu olduğu, ... plakalı kamyon sürücüsünün kusurunun bulunmadığı; kazada yaralanan ...'ın sürekli iş göremezlik zararının 41.013,54 TL ve davalı ...
Şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenen tutarının indirilmesi sonucunda bakiye destekten yoksun kalma zararının 29.082,57 TL olduğu; davacı ...'un geçici-kalıcı iş göremezlik zararının 50.013,99 TL olduğu; davacı ...'ın sigortalı ve sürücüsü tam kusurlu olan aracın maliki ve işleteni olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporunun incelenmesinde; raporun HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun denetim ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, bu yönlere ilişkin itirazlar yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, sigortalı araç hususi araç olduğundan yasal faize ve davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı ...'un reddedilen güç kaybı tazminatı miktarları nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında herhangi bir hata bulunmadığından, bu yönlere ilişkin itirazlar da kabul edilmemiştir. 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, davalı ...
Şirketi'nin, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bir başka deyişle, 8 iş gününün bitiminde davalı ... Şirketi temerrüte düşmüş olmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; davacılar tarafından dava öncesinde destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için davalı ... Şirketi'ne 19/09/2012 tarihinde başvuru yapıldığı tespit edilmiştir.
Bu durumda, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı yönünden 8. iş gününün bitimi olan 02/10/2012 temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi; yukarıda da belirtildiği üzere, eldeki dava 18/06/2013 tarihinde açıldığına ve dava öncesinde davacılar ... ve ... tarafından güç kaybı tazminatı yönünden davalı ...
Şirketi'ne herhangi bir başvuru olmadığına göre; davacılar ... ve ...'un güç kaybı tazminatları yönünden dava tarihi olan 18/06/2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Ayrıca, davacı tarafça Adli Tıp Kurumuna rapor için ödenen 12/03/2019 tarihli 562 TL miktarlı faturanın yargılama giderlerine dahil edilmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle, davacılar vekilinin bu yönlere ilişkin itirazı kabul edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/1489, K. 2023/325, 28 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama