KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2022
- Dosya n
- 2020/150
- Karar no
- 2022/671
- Davanın konusu
- Güç Kaybı Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık; TBK'nın 54 maddesi kapsamında, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan güç kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince; "Toplanan tüm delillere, iddia ve savunmaya, Adli Tıp Kurumun'dan alınan maluliyet raporuna ve bilirkişiden alınan kusur ve aktüer hesap raporuna göre; 29.03.2014 günü saat 09.00 sıralarında sürücü .. . yönetimindeki davalı ... şirketi tarafından ZMMS poliçeli ... plaka sayılı kamyonet ile Pınarbaşı istikametinden K.Maraş istikametine doğru seyrederken, sola virajlı yolda kontrolunu kaybederek yolun sağ tarafından yol dışı kalması sonucu aracın yan yatıp devrilmesine neden olmuş, olay sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacılar ... ve ... yaralandığı, davalı ... şirketi tarafından ZMMS poliçeli aracın sürücüsü ...’ nın olayda %100 ( yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacılar ... ve ...’ ın olayda kusursuz olduğu,
...plakalı araç davalı ... şirketi tarafından ... numaralı ZMSS poliçesi ile 268.000,00 TL teminatla sigortalandığı, ancak; davacıya yapılan ödeme neticesinde bakiye sakatlık teminat limiti 213.337,00 TL olduğu, poliçedeki tedavi gideri teminat limiti ise ayrıca 268.000,00 TL olduğu, ATK Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 10.09.2018/15854 K sayılı raporunda kazalı davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle, meslekte kazanma gücünden azalma oranının %47,2 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin (9) ay olduğu belirtildiği, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının bakiye teminat limitiyle sınırlı ve 5.058,32 TL olduğu,
davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının bakiye teminat limitiyle sınırlı ve 213.337,00 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 17.06.2015 kısmi ödeme tarihi ve işleyecek faizin yasal faiz olduğu tespit ve rapor edildiği, asıl ve ıslahla açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 213.337,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 17/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... yönünden davacının feragatı sebebiyle reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ...'ın, sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğunu, sigortalı aracın sürücüsü ... ile aralarında herhangi bir akrabalık bağının veya taşıma açısından ticari bir ilişki bulunmadığını, araç içerisinde yolcu olarak bulunan kişilerin ifade tutanaklarıyla sabit olduğunu, bu nedenle, yargılama aşamasında hatır taşıması indirimi yapılması yönünde talepleri olmasına rağmen Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, kararın bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Hatır taşımaları, bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51 (818 sayılı BK’nın 43). maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
HMK'nın "İspat yükü" başlıklı 190/1. maddesinde; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Davalı taraf her ne kadar, davacı ... yönünden olayda hatır taşıması olduğunu ve hükmedilen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini iddia etmiş ise de; bu iddiasını ispatlayacak hiçbir delil ibraz edememiştir. Ayrıca dosyanın yapılan incelemesinden de, davacı ...'ın hatır için taşındığı da tespit edilememiştir. Bu nedenle, davalı vekilinin iddia ve itirazı kabule şayan görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/150, K. 2022/671, 12 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama