KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2022
- Dosya no
- 2020/1734
- Karar no
- 2022/1671
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/12/2019
- Numarası
- 2016/312 (E) - 2019/1303 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve manevi tazminat
Karar Metni
1.932 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. D-100 karayolunda seyir halinde bulunan davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nın, karşı yönden gelen davacı ...'ün yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...'ün yönetimindeki ... plakalı otomobili hatalı biçimde sollaması nedeniyle karşı yöne ait şeride giren davalı ...
Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı davalı işleten ...'ye ait davalı sürücü ...'nin yönetimindeki ... plakalı otomobile çarpmamak için, karşı yönden gelen ... plakalı otomobilin bulunduğu şeride girmesi nedeniyle meydana gelen kazada, davacı müvekkili ...'ün yaşamsal tehlike geçirecek biçimde yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde 20.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için de 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...,
... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili ile ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini savunmuş; davalı ... Sigorta AŞ vekili ise cevap dilekçesinde toplanmasını istediği kanıtları bildirmiştir. İlk derece mahkemesince, davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'ya karşı açılan maddi tazminat davalarının reddine, davalılar ...
Sigorta AŞ ile ...'ye karşı açılan maddi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine, davalı ...'ye karşı açılan maddi tazminat davasının kabulüne, 121.543,62 TL maddi tazminatın davalı ...'den tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine; davalı ...'ya karşı açılan manevi tazminat davasının reddine, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsil edilerek adları geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ vekili dilekçesinde özetle; sulh protokolü uyarınca davacı vekilinin 15/6/2017 tarihli duruşmada ...
Sigorta AŞ ve ...'ye karşı açtığı davadan feragat ettiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 168'inci maddesi uyarınca alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birini iyileştirirse bunun sonucuna katlanacağını, bu itibarla müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan 150.000,00 TL'nin güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, bu yönüyle kararın hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların müvekkiline karşı açtığı manevi tazminat davasının reddedildiğini, bu nedenle reddedilen her bir manevi tazminat davası yönünden davalı yararına ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince davalılar ...
Sigorta AŞ ile ...'ye karşı açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davalı ...'ye karşı açılan manevi tazminat davasının kabulüne, 121.543,62 TL maddi tazminatın ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine hükmolunmuş, istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ aleyhine hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır.
HMK'nin 114'üncü maddesinde düzenlenen dava şartlarından olan hukuki yarar, aynı Kanunun 115'inci maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir.
Yargı organlarına yapılan her türlü istemde arandığı üzere, kanun yollarına başvuruda da, istemde bulunanın hukuki bir yararının bulunması gerekir. Nitekim, HMK'nin 114/1-h maddesine göre hukuki yarar dava şartı olarak düzenlenmiş olmakla, anılan hükmün kanun yoluna başvurusunda da aranacağı kuşkusuzdur. Somut uyuşmazlıkta hakkında açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilen davalı ...
Sigorta AŞ'nin, davalı sürücü ... hakkındaki davanın kabulüne ilişkin hükme yönelik istinaf kanun yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. "İhtiyari dava arkadaşlığı" başlıklı HMK'nin 57'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (c) bendinde. "Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması" halinde birden çok kişinin birlikte dava açabilecekleri öngörülmüştür. İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır.
Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder. Yani dava arkadaşı sayısı kadar dava vardır. Somut uyuşmazlıkta, üç ayrı davacının açtığı manevi tazminat davası, birbirinden ayrı bağımsız davalardır. Diğer bir anlatımla ortada üç ayrı manevi tazminat davası bulunmaktadır.
Bu itibarla, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; hakkında açılan manevi tazminat davalarının, kusurunun bulunmaması nedeniyle tümden reddine karar verilen davalı ... lehine, manevi tazminat talep eden her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken, tek vekâlet ücretine hükmolunması yerinde değildir.
Diğer yandan kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle dairemizce kendiliğinden incelenen karar ve ilam harcı yönünden, davacıların ...'ya karşı açtıkları manevi tazminat davalarının reddedilmesi nedeniyle ihtiyati dava arkadaşı olan her bir davacı aleyhine ayrı ayrı maktu karar ve ilam harcına hükmolunması gerekirken, tek maktu harca hükmolunması isabetsizdir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/1734, K. 2022/1671, 11 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama