KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2022
- Dosya no
- 2020/1865
- Karar no
- 2022/1616
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/12/2019
- Numarası
- 2018/532 Esas - 2019/1059 Karar
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53/3. maddesi kapsamında, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince.
"1-Davanın kabulüne;108.968,79 TL destekten yoksun kalma tazminatını 07/12/2017 tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 94.704,15 TL destekten yoksun kalma tazminatını 07/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, " karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
bilirkişi raporunda tazminat hesaplanmasının, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerekirken, PMF Yaşam Tablosuna göre yapıldığını, müteveffanın geliri asgari ücret olmadığı için, gelir tespiti yapılırken asgari ücretteki artışın değil, memur kat sayısındaki artışın veya müteveffanın mesleğindeki gelir dikkate alınarak bu meslekteki aylık gelir artışı tespit edilerek,
geliri tespit edilmesi gerekirken, asgari ücretli olmayan birinin gelirindeki artışın, asgari ücrete orantı kurularak hesaplanmasının da hakkaniyete aykırı olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın hususi kullanımlı bir araç olduğunu, bu nedenle, yasal faize hükmedilmesi gerekirken ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hatır taşıması itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini, müteveffanın araçta hangi gerekçeyle bulunduğu,
araç sürücüsüyle aralarında akrabalık bağının bulunup bulunmadığı ve müteveffanın bu yolculuktan menfaat sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılmadığını ve hatır taşıması indirimi yapılmamasının gerekçesinin gösterilmediğini, kararın bu yönlerden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından.
22/07/2017 tarihinde, davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı ve dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, Kütahya istikametinden Afyonkarahisar istikametine seyir halinde iken, arkadan dava dışı çekici ve buna bağlı yarı römork nitelikli bir araca çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği-yakını (kızları) ...'un vefat ettiği; bu vefat nedeniyle dava öncesinde, davacılar tarafından davalı ...'ne başvurulması üzerine, 29/12/2017 tarihinde kısmi bir ödeme yapıldığı,
ancak, davacıların bu ödemeyi yetersiz görerek 12/06/2018 tarihinde açtıkları işbu davada, bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talep ettikleri ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın yapılan incelemesinde; davalı tarafa, dava dilekçesi, bilirkişi raporu, ıslah dilekçesi ve sözlü yargılama duruşması için tüm davetiyelerin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça, cevap dilekçesinde belirtilen hatır taşıması ve yasal faiz hususları dışındaki diğer istinaf iddia ve itirazları konusunda yargılama aşamasında yazılı ya da sözlü olarak hiçbir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen ve kamu düzenine ilişkin olmayan hatır taşıması ve faizin türüne yönelik itirazlar dışındaki diğer tüm iddia ve itirazların, HMK'nın 357. maddesi gereğince dikkate alınmaması gerektiği kanısına varılmıştır.
Davalı vekilinin hatır taşıması ve faizin türüne yönelik itirazlarına gelince; dosyada bulunan 23/07/2017 tarihli ölü muayene tutanağında kimlik tanığı olarak beyanda bulunan ...; vefat eden ...'un kendisinin yeğeni olduğunu, akrabaları ile birlikte Afyonkarahisar'dan Antalya'ya tatile gittikleri esnada kazanın meydana geldiğini, aracı kullanan şoförün, müteveffanın anne tarafından akrabası olduğunu belirtmiştir.
Bu durumda, müteveffa akrabalık ilişkisi içerisinde araçta taşındığından, olayda hatır taşıması indirimi yapılmasının koşulları bulunmamaktadır. Yine, kazaya karışan aracın ZMSS poliçesinde, kullanım tarzı (cinsi)'nın kamyonet olduğu ve poliçe detay bilgisinde kullanım şeklinin ticari olduğu belirtildiğinden, Mahkemece ticari faize hükmedilmiş olmasında da herhangi bir hata bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin itirazları da kabul edilmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/1865, K. 2022/1616, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama