KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2022
- Dosya no
- 2020/2509
- Karar no
- 2022/2299
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2019
- Numarası
- 2016/674 Esas - 2019/1423 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynakalanan
Karar Metni
1.043 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53/3 ve 56/2. maddeleri kapsamında, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 26/12/2019 tarihli kararıyla. "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;1-Davacı ... yönünden 66.268,32 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar Sınırlı Sorumlu ...
Sigorta Kooperatifi ile ...'den müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında alınarak davacıya verilmesine alacağa sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren davalı ... bakımından kaza tarihi olan 28.04.2015 tarihinden yasal faiz uygulanmasına, Davacı ... yönünden 87.552,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar Sınırlı Sorumlu ...
Sigorta Kooperatifi ile ...'den müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında alınarak davacıya verilmesine alacağa sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren davalı ... bakımından kaza tarihi olan 28.04.2015 tarihinden yasal faiz uygulanmasına, 2-Davacılar ... için 15.000 TL ... için 15.000 TL manevi tazminatın davalı ...den alınarak davacılara verilmesine alacağa 28.04.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 3-...
Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yerel Mahkemenin destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili kararına herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, ancak hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, talepleri doğrultusunda 40.000'er TL'ye hükmedilmesi gerektiğini, müvekkillerin kızının ölümüne sebep olan ... plakalı aracın kasko poliçesi incelendiğinde görüleceği üzere kasko poliçesinde manevi tazminat klozunun bulunduğunu, bu nedenle davalı ...
Sigorta AŞ.'nin de manevi tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, kararın bu yönlerden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili tarafından her ne kadar esas karara yönelik istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; istinaf harçları ile istinaf avansının yatırılması için davalı vekiline meşruhatlı davetiyenin tebliğ edildiği, ancak bu giderlerin yatırılmaması üzerine İlk Derece Mahkemesince 17/11/2020 tarihli ek karar ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ve ilgili karar davalı vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen ek karara yönelik herhangi bir istinaf başvurusu yapılmamıştır.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından. 28/04/2015 tarihinde, davalı ... Sigorta AŞ. (Eski Ünvanı; ... Sigorta AŞ.)'nin kasko-İMS sigortacısı, davalı ...
Sigorta AŞ.'nin ZMS sigortacısı ve davalı ...'in maliki olduğu ... plakalı aracın tek taraflı kaza yapması neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan davacıların yakını-desteği (evlatları) ...'ın vefat ettiği; eldeki davada davacılar tarafınca belirsiz alacak davası kapsamında 10.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 40.000'er TL manevi tazminat talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ. (Eski Ünvanı; ... Sigorta AŞ.) tarafından düzenlenen kaskolay hususi genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin yapılan incelenmesinde; poliçede manevi tazminat klozunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, Mahkemece bu davalı hakkındaki manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir hata bulunmamaktadır.
Bu nedenle, bu yöne ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir.Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarlarının az olduğuna ilişkin itirazına gelince; kazanın oluş şekli, kusur durumu, müteveffanın yolcu olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile TBK'nın 56/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacı bir bütün olarak değerlendirildiğinde.
Mahkemece davacıların her biri için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun düşmediği ve çok az olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile her bir davacı için takdiren 40.000'er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/2509, K. 2022/2299, 27 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama