KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2022
- Dosya no
- 2020/285
- Karar no
- 2022/602
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/09/2019
- Numarası
- 2018/584 Esas - 2019/848 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 54. ve 56. maddeleri kapsamında, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan güç kaybı tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; "maddi tazminat talepleri açısından. 1-Davacının maddi tazminat talepleri konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talepleri açısından.
1-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 2-15.000,00 TL'nin kaza tarihi 27/03/2018 tarihi itibariyle işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve İstanbul Su ve Kanal İdaresi Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,... 6-Yürürlükteki AAÜT gereğince hesap edilen 6.950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili ile davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
75.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin 15.000,00 TL'sinin kabul edildiğini, kabul edilen miktar nedeniyle müvekkili lehine 2.725,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen, reddedilen miktar nedeniyle davalı lehine 6.950,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, AAÜT'nin 10/2. maddesine göre davalı lehine verilecek vekalet ücreti miktarının, müvekkiline verilen miktarı geçemeyeceğini, kaza nedeniyle müvekkilinin okuluna gidemediğini, uzun süre tedavi gördüğünü, arkadaşlarından geride kaldığını, bu nedenle hükmedilen 15.000,00 TL'lik manevi tazminat miktarının çok az olduğunu,
talepleri gibi 75.000,00 TL'lik manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketi dışındaki diğer iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinden özetle; müvekkili idareye ait ... plakalı aracı ...'un kullandığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihatlarına göre manevi tazminat talep edilebilmesi için karşı tarafın ağır kusurunun gerektiğini,müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından. 27/03/2018 tarihinde, davacının yolcu olarak içinde bulunduğu ... plakalı minibüs ile davalı ...
Sigorta Şirketi'nin ZMS sigortacısı, davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün maliki - işleteni ve davalı ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonun kaza yapması neticesinde, davacının yaralandığı; işbu davada davacı tarafça, maddi zarar açısından HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası kapsamında, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve 75.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 15/04/2019 tarihli raporunda; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın dava dışı sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde; raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varılmıştır. Bu nedenle, aracın malili - işleteni davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin kusura yönelik istinaf iddia ve itirazı kabule şayan görülmemiştir.
Kazanın oluş şekli, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olması, davacının yaralanmasının niteliği, ATK raporuyla belirlenen %7 maluliyet oranı ve 9 ay iyileşme süresi, davacının yaralanma nedeniyle gördüğü tedavi süreci, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile TBK'nın 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun düşmediği ve az olduğu kanısına varılmıştır.
Bu itibarla, davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf iddia ve itirazının reddine; davacı vekilinin istinaf iddia ve itirazının ise kabulüne, takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın, kazaya karışan araç ticari araç olduğundan, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/285, K. 2022/602, 29 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama