KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2022
- Dosya no
- 2020/291
- Karar no
- 2022/1042
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 12/12/2017
- Numarası
- 2016/917 (E) - 2017/1099 (K
- Davanın konusu
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigortasıyla teminat altına alınan ... plaka sayılı aracın, davalının işleteni ve trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı araçla çarpışması neticesi 01/08/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ve bu şekilde zarar görenin haklarına halef olunduğunu belirterek 29.533,70 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 29.533,70 TL hasar tazminatının davalı ... yönünden 27/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, araç başına olan poliçe limitinin üzerinde hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Karara karşı katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kaza sonrasında düzenlenen tutanak ile rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigortasıyla teminat altına alınan araçta trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasarın, TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklı halefiyet hakkına dayalı olarak kusurlu olduğu iddia edilen davalı araç sürücüsü/işleteni ve trafik sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Kaza öncesinde trafik ekiplerince düzenlenmiş bir kaza tespit tutanağının bulunmadığı, jandarma ekiplerince düzenlenmiş tutanaktan yola çıkılarak düzenlenen bilirkişi raporunda ise tali yoldan çıkan davalı araç sürücüsüne %75 oranında; davacıya sigortalı araç sürücüsüne ise araçta oluşan hasar tutarı göz önünde bulundurulmak suretiyle kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından bahisle tali kusur izafe edildiği, kazanın gerçekleşme biçimine göre mahkemenin kusura ilişkin kabul şeklinde oluş, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, giderek kusura ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı görülmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 86 ve 91. maddeleri uyarınca işleten ve trafik sigortacısının sorumluluğu, kural olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla sınırlıdır.
Somut olayda, hükme esas tutulan ve istinaf itirazına uğramayan hesap bilirkişi raporunda hasar bedeli 29.533,70 TL olarak hesaplandığına göre, davalıların kusur oranına isabet eden kısımdan (29.533,70 x %75 =22.150,27) sorumlu tutulmaları gerekirken davacıya sigortalı araç sürücüsünün kusuruna isabet eden kısmın da davalılar üzerinde bırakılmış olması doğru olmamıştır.
O halde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bütünüyle kaldırılmasına, düzeltilerek yeniden esas hakkında kararla aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmasına karar vermek gerekmiştir.
31/05/2022
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/291, K. 2022/1042, 31 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama