KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2022
- Dosya no
- 2020/6
- Karar no
- 2022/576
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/09/2019
- Numarası
- 2018/651 Esas - 2019/852 Karar
- Davanın konusu
- Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 56. maddesi kapsamında ölümlü ve yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince. "1-Davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL manevi tazminatın davalı ... sigortadan 28/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçe metninde de açıkça belirtildiği üzere artan mali sorumluluk teminat limitinin 100.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirket tarafından, anılan poliçe teminatından, Denizli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına, Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/13 Esasa sayılı dosyasından hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminat nedeniyle, ferileri ile birlikte 7.444,10 TL ödendiğini, Denizli ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına, Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/94 Esasa - 2013/152 Karar sayılı kararına istinaden manevi tazminat ve ferileri ile birlikte toplamda 45.000,00 TL ödeme yapıldığını, trafik poliçesi limitlerini aşan 15.500,00 TL'nin kazada zarar gören ... plakalı araç maliki ...'e 15/11/2011 tarihinde ödendiğini, bu hususun ... Bankası Denizli Şubesinden sorularak tespit edilmesi gerektiğini, son olarak İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına, 34.500,00 TL manevi tazminat ve ferileri ile birlikte toplamda 53.114,00 TL ödeme yapıldığını, 100.000,00 TL'lik teminat limitinin tüketildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminata ticari faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından. 23/06/2011 tarihinde, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı ... plakalı otobüs ile davalı ...
Sigorta Şirketi nezdinde artan mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı bulunan ... plakalı aracın kaza yapması neticesinde davacının yaralandığı; kazanın meydana gelmesinde davalı Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacının bu yaralanmasının, Denizli Devlet Hastanesinin Özürlü Sağlık Kurulu raporuna göre %4 oranında olduğu, işbu davada davacı tarafça 25.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili her ne kadar, istinaf başvuru dilekçesinde bazı dosyaları delil göstererek 100.000,00 TL'lik teminat limitinin tüketildiğini iddia etmiş ise de; icra dosyalarına yapılan masraflar (yargılama gideri, dava vekalet ücreti, harç, icra masrafı, icra vekalet ücreti vs.) teminat limitine dahil edilemez. Bu durumda 100.000,00 TL'lik teminat limitinin tüketildiğinden de bahsedilemeyeceğine göre, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazında isabet bulunmamaktadır.
Kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yolcu olması, davacının yaralanmasının niteliği ve özür oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, TBK'nın 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun ve makul miktarda olduğu kanısına varılmıştır.
Bu nedenle, bu yöne ilişkin itiraz da yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin faiz türü ve başlangıç tarihine yönelik itirazına gelince; davacı vekili dava dilekçesinde yasal faiz talep etmiştir. Ayrıca, dava öncesinde Sigorta Şirketi'ne herhangi bir başvuru yapılmamıştır. Bu durumda, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, yukarıda belirtildiği şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Bu nedenle, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin itirazı kabule şayan görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/6, K. 2022/576, 29 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama