KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2021/1083
- Karar no
- 2025/823
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 09/02/2021
- Numarası
- 2019/695 (E) - 2021/97 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;18/07/2019 tarihinde, müvekkiline ait ...
Almanya plakalı araca davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin aracında hasar oluştuğunu, müvekkiline ait aracın Almanya’da bir eksper tarafından muayene edildiğini ve rapor düzenlendiğini, rapora göre müvekkiline ait araçta 3.130,68 Euro KDV hariç masraf oluştuğunu, bilirkişi raporunun müvekkiline 200 Euro'ya mal olduğunu,
davalı tarafından 08/11/2019 tarihinde müvekkiline 3.483,82 TL ödeme yapıldığını belirterek eksik ödenen 2.586,34 Euro tamir masrafı ve 200 Euro eksper masrafının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödeme tarihindeki geçerli Euro-TL kuru üzerinden Türk Lirası olarak tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince;"Davanın kabulü ile 2.586,34 Euro hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının 36.000 TL poliçe limiti ile sınırlı
olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 200 Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle;
haksız fiilden doğan borçların haksız fiilin işlendiği ülke hukukuna tabi olduğunu, davacının muhtemel zararının Türkiye piyasası şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın talebini kanıtlar nitelikte hiçbir belge ibraz etmediğini, davacı tarafından dosyaya sunulu fatura olmadığından KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafça sunulan fatura bulunmadığını, afaki olarak talep edilen parça ve işçilik bedelinin gerek mevzuat hükümleri gerekse sigorta prensipleriyle bağdaşmadığını,
hasar faturasının sunulması mümkün olmadığı takdirde Mahkemenin yurt dışı piyasa rayiçlerini araştırarak bir sonuca varması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, Almanya plakalı aracın Türkiye'de karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve ekspertiz ücretinin karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Makine mühendisi bilirkişi tarafından, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, hasarlı aracın fotoğrafları incelenmek suretiyle, Almanya Federal Cumhuriyetinde motorlu araçlar bilirkişi bürosu tarafından düzenlendiği anlaşılan rapor da değerlendirilerek düzenlenen raporda; kaza tutanağındaki verilerin dava konusu araçta oluşan hasar ile uyumlu olduğu, araçta değişen parçaların dava konusu olay sonucu oluşan hasarlı kesimlere ait olduğu ve parça fiyatları ile işçilik ücretlerinin Almanya standartlarına uygun olduğu, davacının aracında oluşan hasarın (KDV hariç) 3.130,68 Avro olduğu,
davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle davacının hasar bedelinin tamamını talep etme hakkı olduğu, davalı tarafından ödenen 3.483,82 TL (543,30 Avro) düşüldükten sonra bakiye kalan hasar bedelinin 2.587,38 Avro olduğu, davacının Almanya'da bilirkişi ücreti olarak KDV dahil 200 Avro ödediğinden,
Yargıtay kararlarına göre davalı yandan toplam 2.787,38 Avro talep etme hakkı tespit edilmiştir.Davacının aracında oluşan hasarın Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösteren kararlarına uygun olarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen, somut olgu ve ölçütlere dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında ve taleple bağlı kalınarak yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1083, K. 2025/823, 16 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama