KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2023
- Dosya no
- 2021/137
- Karar no
- 2023/1213
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/02/2020
- Numarası
- 2018/229 (E) - 2020/189 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat(Kasko Poliçesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya kasko sigortalı, davacıya ait ... plakalı aracın 06/08/2017 tarihinde karıştığı tek taraflı kaza sonucu araçta 84.308,07 TL hasar meydana geldiğini, aracın pert total bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek şimdilik 5.000 TL'nin 20/08/2017 sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar dosyası kapsamında yapılan incelemede, araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiği ve kazadan 7 saat sonra jandarmayı aradığı, sürücünün araç sahibi ile birlikte olay yerini terk ettikten sonra tanıklar bularak bu tanıklara gerçeğe aykırı beyanlar yazdırdığının tespit edildiğini, ifadelerdeki çelişkilerden herhangi bir mücbir sebep olmaksızın alkol durumunu gizlemek maksadı ile olay yerini kasten terk ettikleri kanaatine varıldığını, zorunlu neden olmaksızın olay yerinin terk edildiğini dolayısıyla davalının hiçbir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; somut olayda ispat yükünü değiştiren herhangi bir durumun bulunmadığını, gece geç bir saatte meydana gelen kaza sebebiyle aracın pert olduğunu ve kartelinin patladığını, aracın alt kısmından yakıt ve yağ sızarken paniğe kapılan sürücünün gece aracın yanında bekleyerek hayatını tehlikeye atmasının beklenemeyeceğini, zira her an bir patlamanın gerçekleşme ihtimali bulunduğunu, sigortalı aracın önüne aniden bir hayvanın çıkması sonucu dava dışı sürücünün hayvana çarpmamak için direksiyonu kırması sonucu kaza yaptığını ve aracın pert olduğunu,
olaydan sonra sürücünün aracın başında beklediğini ve hatta oradan geçmekte olan bir ambulanstan yardım istediğini, ambulansta da başka bir acil hasta olduğundan yardım edilemediğini, bu sırada sürücü tarafından ilgililere haber verilmeye çalışıldığını, fakat gece olduğundan ve o saatte kaza mahallinde bulunmanın da tehlikeli oluşundan dolayı ilgililer gelene kadar emniyette bekleyebilmeleri için kaza mahallinden ayrıldıklarını, tek başına kaza mahallinden ayrılmanın sigorta kapsamı dışında tutulmak için yeterli olmadığını, kazanın gerçekleştiği Şile-Ağva yolunun ıssız ve ormanlık bir yer olması, araç geçişinin seyrek olması,
kazadan sonra yoldan geçenlerin çoğunluğunun sarhoş sürücüler olması nedeniyle yolda kazalı bir araç olduğunu fark edemeyip, müvekkillerine zarar verebilecek başka kazaların olmasına sebebiyet verilebilecek olması, yabani hayvanlar sebebiyle güvende olmayacaklarını düşünen, gerekli mercilere ulaşmaya çalışıp sonuç alamayan sürücü ... ve ...'ın can güvenliği sebebiyle olay yerinden ayrılmak zorunda kaldıklarını, ayrıca kazaya şahit olup gelenlerin de yönlendirmesi ve yardımıyla yaralı oldukları ve yaşadıkları şoku atlatabilmeleri için ... tarafından otele götürüldüklerini,
kendilerine geldikten hemen sonra kaza yerine geri dönerek jandarmaya haber verdiklerini, ispat yükünün yer değiştirdiği hususuna mahkemenin gerekçe olarak gösterdiği emsal mahkeme kararının somut olay ile benzerliği bulunmadığını, mahkemece dosyaya sunmuş oldukları uzman mütalaası ve tanık beyanlarının değerlendirmeye alınmadığını ve adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kasko sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle kazada oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.
Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.
Diğer taraftan TTK'nın 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı kanunun 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Somut olayda; kaza sonrasında kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, Ağva İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 13/12/2018 tarihli tutanak içeriğinden 06/08/2017 günü, gece 03.30 sıralarında dava konusu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, kolluk kuvvetlerine kaza ile ilgili herhangi bir ihbarda bulunulmadığı, gece devriye esnasında kaza yapan araca rastlanıldığı, araç sahibine ulaşılmadığı, 06/08/2017 tarihinde saat 17.30 civarında araç sürücüsü olduğunu beyan eden şahsın karakola müracaat ettiği anlaşılmıştır.
Kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da somut olayın özellikleri ve davacıya ait aracın sürücüsünün yaralandığına yönelik iddianın bulunmaması, tek taraflı olarak gerçekleşen kazada can güvenliğini tehlikeye atacak ispatlanmış bir durum olmaması göz önüne alındığında ispat yükünün yer değiştirip davacı sigortalıya geçtiğinin kabulü gerekir.
Davacı, sigortalı aracın sürücüsünün kaza yerini Genel Şartlarda belirtilen zorunlu nedenlerle terk ettiğini dolayısıyla zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispatlayamadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/137, K. 2023/1213, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama