KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2022
- Dosya no
- 2021/1863
- Karar no
- 2022/1097
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/10/2020
- Numarası
- 2013/293 (E) - 2020/495 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve manevi tazminat
Karar Metni
1.449 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a ait, davalı ...
Sigorta AŞ tarafından sigortalanan, davalı sürücü ... tarafından park edilen ... plakalı otobüsün kendiliğinden harekete geçerek davacı ...'ün yolcu olarak bulunduğu davacı ...'e ait otomobile çarparak, havanın sıcak olmasından ötürü kapısı açık vaziyette araçta oturan ve çarpmanın etkisiyle savrularak yere düşen davacı ...'ün yaralanmasına ve davacı ...'e ait aracın da zarar görmesine neden olduğunu ileri sürerek, davacı ... için belirsiz alacak davası niteliğinde sağlık harcamaları ile elde edemediği kazanç kaybından kaynaklanan 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan;
davacı ... için de belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000,00 TL hasar tazminatının tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla 24/9/2020 günü gönderdiği dilekçeyle davacı ... için talep ettiği maddi tazminat tutarını 1.750,00 TL'ye, davacı ... için talep ettiği maddi tazminat tutarını da 4.312,61 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, toplanmasını istediği kanıtları bildirerek davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ün tamamen kendi eylemiyle yaralandığını, müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davacı ...'ün maddi tazminat davasının kabulüne, 1.750,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; davacı ...'ün maddi tazminat davasının kabulüne, 4.312,61 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; olayda kolundan ağır derecede yaralanan ve Adli Tıp Kurumu'na (ATK) defalarca giden müvekkili ...'ün kolunun kırık ve kaynama açısından testlerinin yapılmasına karşın koldan geçen ve hasar oluşan sinirler yönünden maluliyet tespitinin yapılmadığını, böylece müvekkili ...'ün kolundaki ağır hasara rağmen maluliyete dayalı maddi zararı bulunmadığından söz edilerek hüküm tesis edilmesinin isabetsiz olduğunu;
davacı ...'ün aracında oluşan maddi zarar nedeniyle açılan davada eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, çünkü zararın talepleri gibi orijinal yedek parçalara göre hesaplanması gerekirken, yan sanayi olarak tabir edilen parçalarla değiştirilmesi suretiyle hesaplandığını, yargılama giderinin hatalı belirlendiğini, ATK faturalarının yargılama giderine eklenmesi gerektiğini,
gerek ... gerekse ... adına bedel artırım dilekçelerinde belirttikleri talebin tam olarak kabul edilmesine rağmen yargılama giderinin %50,19 hesabıyla kısmen davalılardan kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat ile hasar tazminatı istemine ilişkindir.
İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 12/7/2016 günü elektronöromiyografi raporu düzenlenen, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ise 3/4/2018 günü sol ulnar EMG tetkiki yapılan davacı ...'ün trafik kazasından kaynaklanan yaralanmasına ilişkin ATK 3'üncü İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ve sinir ve güç kaybı yönünden incelemeleri de içeren 5/9/2018 gün ve 15403 sayılı raporda Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapılan EMG incelemesi ile İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan EMG tetkiki de değerlendirilerek adı geçen davacının yaralanmasının araz bırakmadan iyileşmesi nedeniyle maluliyet tayinine mahal bulunmadığı,
iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin bildirilmesi karşısında, dosya kapsamına uygun somut bulgulara dayanan ATK 3'Üncü İhtisas Kurulu'nun açıklanan raporuna dayanılarak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 19/4/2017 tarihli raporda, davacı ...'e ait otomobilde meydana gelen hasar tutarının, onarım faturası sunulmayan adı geçen davacıya ait otomobilin fotoğrafları ile davalı ... şirketi tarafından görevlendirilen eksper tarafından düzenlenen rapordan yola çıkılarak,
değişmesi gereken ve eşdeğer yedek parça olmadıklarına ilişkin kanıt bulunmayan yedek parçaların KDV dahil fiyatı ile KDV dahil işçilik bedelinin toplanması suretiyle belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.Davacı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla asli talebinin (alacağının) aynı davada birleştirebilir; yani birden fazla davasının aynı dava dilekçesi ile açabilir;
buna davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) denir. Bu halde davada birlikte açılan dava sayısı kadar istem sonucu (talep neticesi) ve dava konusu vardır. Davaların yığılmasında ileri sürülen talepler arasında, aslilik ve fer'ilik ilişkisi yoktur; taleplerin tamamı birbirinden bağımsızdır. Davaların yığılması için birlikte açılan davalar (talepler, alacaklar) arasında herhangi bağlantı bulunması gerekli değildir.
Bununla birlikte davanın ayın davacı (alacaklı), aynı davalıya (borçluya) karşı açılması gerekir.
Dava yığılmasında görünüş itibarıyla tek bir dava dilekçesi bulunmasına karşın, aslında dava dilekçesinde belirtilen talep sayısı kadar birbirinden ayrı, bağımsız dava vardır ve yargılama da her bir dava (talep) bağımsız olarak ayrı ayrı işlem görür ve karara bağlanır.Eldeki davada, davacılar vekili dilekçesinde, davacı ... yönünden maddi ve manevi, davacı ... yönünden ise maddi tazminat talebinde bulunmuştur.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde.
HMK'nin 323 ve devamı maddeleri uyarınca, davacı ... yönünden maddi ve manevi tazminat davası, davacı ... yönünden ise maddi tazminat davası bakımından sarf edilen yargılama giderlerine ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde toplu uygulama yapılması yerinde olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1863, K. 2022/1097, 10 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama