KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2021/2229
- Karar no
- 2025/797
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 29/09/2021
- Numarası
- 2021/8 (E) - 2021/658 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
830 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, müvekkilinin sürücüsü ve sahibi olduğu ... plakalı otomobil ile dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin karıştığı trafik kazasında ...’ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, eksper tarafından ... plakalı otomobilin hasar tutarının KDV dahil 17.974,24 TL olduğunun tespit edildiği ve 318,14 TL ekspertiz bedeli ödendiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun usulden Reddedildiğini,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.900 TL hasar tutarı ile 10 TL değer kaybı olmak üzere toplam 5.910 TL alacağın temerrüt tarihi itibariyle avans faiziyle ve 318,14 TL ekspertiz bedelinin yargılama gideri kapsamında tahsilini talep ve dava etmiş.
27/08/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği tutarı bakiye hasar onarım bedeline ilişkin 11.863 TL ve değer kaybı bedeline ilişkin 2.500 TL'nin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faiziyle birlikte tazminini ve dava konusu hasar onarım bedelinin tespiti için yapılan 318,14 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 11.863 TL hasar onarım bedeli ve 2.500 TL değer kaybı ile 318,14 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 14.681,14 TL 'nin temerrüt tarihi de dikkate alınarak 24/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; araçta ağır hasar kaydının mevcut olması nedeniyle değer kaybı olmasının mümkün olmadığı, değer kaybı hesap yönteminin hatalı olduğu,
hasar onarım bedeli yönünden yapılan tespitin hatalı olduğunu, davacı tarafından aracın onarımı sağlandıktan sonra değişen parçaların müvekkil şirkete iadesi gerekirken söz konusu parçaların iadesinin yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda değişen parçaların iadesi hesaplanmadığı gibi kaza neticesinde hasar almayan başka parçalar hesaplamaya katılarak fahiş hesaplama yapıldığını, müvekkilinin KDV’den sorumlu olmadığı halde bu tutarın tazminat hesabına eklendiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.Mahkemece kusur, hasar ve değer kaybı tazminatı yönünden bilirkişiden 18/08/2021 tarihli rapor alınmış, dava dışı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile toprak alandan karayoluna katılırken karayolunda normal seyreden ... plakalı otomobile yol vermeyerek çarptığı için kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu,
davacı sürücü ...'in kusurunun olmadığı, davacıya ait otomobilin onarım bedelinin KDV dahil 11.863 TL, kaza öncesindeki rayiç değerinin 65.000 TL, onarıldıktan sonra 62.500 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 2.500 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun kusura ilişkin ve hasar tazminatına ilişkin değerlendirmesi olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygundur.
Ancak değer kaybı tazminatı yönünden; davalı ... tarafından aracın 2017 yılında karıştığı kaza yönünden çekme belgeli ağır hasar kaydının olduğu yönünde ekspertiz raporunda tespit yapıldığı, Mahkemece Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine tramer kayıtlarının istenilmesi yönünde müzekkere yazılmasına rağmen buna müzekkereye cevap verilmediği, Mahkemece aracın daha önceki ağır hasar kaydı olup olmadığının tespitine ilişkin önceki hasar kayıt dosyaları dosya içerisine alınmadan bilirkişi tarafından bu husus değerlendirilmeden karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, öncelikli olarak davacıya ait aracın daha önce karıştığı kazalarda oluşan eski hasar dosyalarının, araç muayene kayıtlarının celbi sağlanarak araç değer kaybı konusunda bilirkişiden tüm dosya kapsamına göre; davacının aracının varsa daha önceki tarihlerde karıştığı kazalar nedeniyle eski hasarının bulunduğu gözetilerek,
bu hasarların derecesi, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarının nitelik ve niceliği, hasar bölgeleri vs. gibi hususlara göre, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasında fark olup olmayacağı belirlenerek, bu hususlarda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
13/05/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/2229, K. 2025/797, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama