KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- Dosya no
- 2021/2246
- Karar no
- 2025/336
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 14/10/2021
- Numarası
- 2016/18 Esas- 2021/647 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve manevi tazminat
Karar Metni
1.219 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 11/11/2015 tarihinde ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu ağır yaralandığını, müvekkilinin geçici ve daimi iş göremezlik zararı dışındaki diğer tüm maddi zararlarına dair hakları saklı tuttuklarını, henüz 22 yaşında olan müvekkilinin, kaza nedeniyle sağ gözünü kaybettiğini, yüzünde sabit iz kaldığını belirterek; şimdilik 10.000 TL maddi (geçici ve daimi iş göremezlik) tazminatın tüm davalılardan (sigorta şirketi bakımından asıl alacak için teminat limiti ile sınırlı olarak,
ferileri yönünden herhangi bir sınırlama olmaksızın ve sigorta şirketi bakımından dava tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren, sürücü bakımından yasal diğer davalılar için ticari avans) faizi ile birlikte, tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, ayrıca 100.000 TL manevi tazminatın, davalılardan sürücü ve araç malikinden olay tarihinden itibaren işleyecek (sürücü bakımından yasal, araç maliki bakımından avans) faizi ile birlikte sürücü ve araç malikinden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 08/10/2019 tarihli dilekçesi ile. 10.000 TL maddi tazminata ilişkin taleplerinin 5.000 TL'sinin geçici iş göremezlik, 5.000 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu belirterek, 06/02/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini 285.352,40 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili; davalı ... AŞ vekili ve davalı ... vekili davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince. Davalı ...
Sigorta AŞ hakkında davada karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... A.Ş hakkındaki davanın kısmen kabulü ile. 278.596,52 TL maddi tazminatın ve 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/11/2015 tarihinden itibaren, davalı ... açısından hesaplanacak yasal faizi ile, davalı ... AŞ açısından avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, mahkemece karar verilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete aykırı olarak çok düşük belirlendiğini, davacının yaşı ve yaşadıkları doğrultusunda manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuş ancak mahkemece istinaf harçlarını ve gider avansını verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde yatırmadığı gerekçesiyle HMK'nin 344.
Maddesi gereğince davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 07/12/2021 tarihinde ek karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı kanısına varıldığından, davacı vekilinin, manevi tazminat miktarının bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
Bu çerçevede, dosya kapsamı, olay tarihi, davacının maluliyet oranı, kusur ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları değerlendirilerek, manevi tazminat müessesinin amacı ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, takdiren davacı lehine 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanısına varılmıştır.
Diğer yandan, davacının maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf itirazında somut bir istinaf sebebi ileri sürmediği anlaşılmakla, kamu düzenine ilişkin inceleme yapılmış, verilen hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/2246, K. 2025/336, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama