KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- Dosya no
- 2021/2294
- Karar no
- 2025/1028
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/09/2021
- Numarası
- 2016/158 Esas - 2021/675 Karar
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasıyla sigortalı ... plakalı aracın sebep olduğu kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını belirterek, 4.000 TL maddi tazminatın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında kaza tarihinden itibaren ticari faizi olmaması halinde mevduata uygulanan en yüksek faizi, olmaması halinde yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş.
09/07/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle geçici iş göremezlik zararını 3.602,68 TL, sürekli iş göremezlik zararını 8.138,73 TL artırarak toplam 11.741,41 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile talep artırım dilekçesi ile artırılan 3.602,68 TL geçici iş göremezlik maddi zararı, 8.138,73 TL sürekli iş göremezlik maddi zararı olmak üzere toplam 11.741,41 TL'nin davalı sigorta şirketinden kaza tarihinde cari ZMSS poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi 10.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
bilirkişi raporlarında lastiğin neden patladığına ilişkin bir değerlendirme bulunmamakla birlikte işleten tarafından lastiklerin bakımına ilişkin bir ihmalin bulunduğunun da tespit edilemediğini, dava konusu kaza yeni genel şartlar döneminde meydana geldiğinden hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının dava konusu olayın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve yapılan taşımacılığın hatır taşıması olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten itibaren faiz işletilemeyeceğini, ıslah tarihinden,
bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava,
trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.ZKTMSS (Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası) poliçesinin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 17'nci maddesi ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.1'inci maddesine göre, bu sigorta türü ile sigortacı;
poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10/07/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunundan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır.Yargıtay 17. (Kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak,
bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "..." formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 30/06/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan tazminat hesabı TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif rant yöntemine göre düzenlenmiş, dosya içeriğine uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına,
kusur durumuna ve faizin başlangıç tarihi yönünden mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi hükmü gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/2294, K. 2025/1028, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama