KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2022
- Dosya no
- 2021/266
- Karar no
- 2022/1908
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2020
- Numarası
- 2018/763 Esas - 2020/808 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasandan Kaynaklanan
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53/3. ve 56/2. maddeleri kapsamında, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince. "1- Davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, 2-2.000,00-TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 03.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...
İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak, davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-3.000,00-TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 03.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...
İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak, davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6-Davalılar vekille temsil olunmuşsa da dava konusu olayın oluş şekli ve davacıların yaşadığı acı ve elem nazara alınarak, davalılar lehine vekalet ücreti hükmedilmesine takdiren yer olmadığına, " karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yerel Mahkemece, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesinin usule, yasalara ve hakkaniyet gerektiren tüm durumlara aykırı ve çok düşük olduğunu, manevi tazminatın amacına uygun bir karar olmadığını belirtmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa ...'nin, bilerek ve isteyerek yola yattığını ve kazanın meydana gelmesi için özel bir çaba harcadığını, bu nedenle illiyet bağının kesildiğini, müteveffanın ağır kusurunun bulunduğunu, manevi tazminattan müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, ayrıca, Yerel Mahkeme tarafından feragat nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu,
AAÜT'nin 10/2. maddesi gereğince müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; davalı ... Sigorta AŞ.'nin ZMS sigortacısı, davalı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin işleteni ve davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın, 03/09/2014 tarihinde, Karasu ilçesinde çevre aydınlatması bulunmayan mahalde, yolun orta şerit çizgisi üzerinde yatar vaziyette duran davacıların oğlu ...'nin üzerinden geçmesi nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların oğlu ...'nin vefat ettiği, davacılar tarafından işbu davada destekten yoksun kalma tazminatı ve her bir davacı için 10.000'er TL manevi tazminat talep edildiği, Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 17/10/2019 tarihli raporunda; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %10, müteveffa ...'nin %90 oranında kusurlu oldukları mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde; raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu kanısına varılmıştır.
Bu nedenle, davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin itirazı kabul edilmemiştir.
Davalı vekilinin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi nedeniyle vekalet ücreti verilmemesine ilişkin hükme yönelik itirazına gelince; maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğine göre, AAÜT gereğince kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yukarıda yazılı olduğu gerekçe ile vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru olmadığından, bu yöne ilişkin itiraz haklı görülmüştür.
Kazanın oluş şekli, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminat müessesesinin amacı bir bütün olarak değerlendirildiğinde.
Mahkemece her bir davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, TBK'nın 56/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun düşmediği ve az olduğu kanısına varıldığından, davacı vekilinin itirazlarının kabulüne ve her bir davacı için takdiren 10.000'er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/266, K. 2022/1908, 1 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama