KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2021/461
- Karar no
- 2023/789
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/11/2020
- Numarası
- 2018/441 (E) - 2020/594 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, olay günü olan 27/01/2018 tarihinde, dava dışı araç sürücüsü ...'in sevk idaresindeki ... plaka sayılı hususi otomobil ile sebebiyet verdiği tek taraflı trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak sakat kaldığını belirterek belirsiz alacak davası şeklinde sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 20/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sübut bulan davanın kabulü ile hatır taşımasının varlığından bahisle belirlenen tazminattan %20 oranında indirim yapılarak neticeten 181.022,74 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın 80.000 TL'si temlik alan ... İhracat San. Ltd.
Şti'ne, 101.022,74 TL'sinin ise davacı tarafa ait olmak üzere 29/03/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ve temlik alana ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili, dava öncesinde yapılması lazım gelen başvurunun eksik belgelerle yapılmış olması nedeniyle dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, ceza davasında şikayetçi olunmaması nedeniyle tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, ehliyetsiz kişinin aracına binmekten mütevellit müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, trafik sigortası bulunmayan aracın sebebiyet verdiği trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatıyla birlikte bakıcı gideri istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesinde, zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna/Güvence Hesabına yazılı başvuruda bulunması ve sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde zarar görenin dava açabileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı taraf, eldeki davayı açmadan önce Güvence Hesabına başvurduğu ve başvuru dilekçesine ekli evrak da yeterli olduğuna göre buna yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığında görevli uzman kişiler tarafından düzenlenen raporda, genel şartlarda öngörülen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında bir değerlendirme yapıldığı, raporun bu haliyle hüküm vermek bakımından yeterli olduğu, bu yöne ilişkin istinaf itirazlarında isabet olmadığı görülmektedir.
Ceza soruşturma dosyası içeriğine göre davacının şikayetçi olmadığı, Bozova Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/340 Soruşturma sayılı kararıyla şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmakta ise de, kişisel haklardan vazgeçildiği açıkça beyan edilmedikçe şikayetten vazgeçme tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağından (TCK 73/7), buna yönelik istinaf itirazında da isabet yoktur.
Diğer yandan, usulüne uygun başvuruya rağmen ödeme yapmayan davalı, başvuru tarihinden itibaren temerrüde düşmüştür (Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9, 14 ve 15. maddeleri). Son olarak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 357. maddesi gereğince, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenilemeyecektir.
Başka bir ifadeyle, yargılama sırasında ileri sürülmeyen bir hususun istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün değildir.
Somut olayda davalı vekili tarafından kask ve sair tertibat kullanmamaktan bahisle müterafik kusur itirazında bulunulmuş olmakla birlikte, ehliyetsizlik halinin müterafik kusur teşkil ettiğine dair bir itirazda bulunulmadığı, dolayısıyla mahkemece, davacının araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu bilebilecek durumda olup olmadığına, giderek müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağına dair herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kabul edilerek bu yöne ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
Kabule göre, ancak süresi içerisinde cevap dilekçesinde ileri sürülebilecek nitelikte olan hatır taşımasına ilişkin defi ileri sürülmemiş olmasına ve hatta koşulları bulunmamasına rağmen resen hatır taşıması indirimine gidilmiş olması doğru değil ise de, istinaf edenin sıfatına göre kararın kaldırılması nedeni olarak görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/461, K. 2023/789, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama