KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/468
- Karar no
- 2024/381
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 8/11/2019
- Numarası
- 2019/52 (K) - 2019/1199 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobil ile davalı ...
Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı sürücü ...'nın yönetimindeki ... plakalı otomobilin karıştığı trafik kazasında müvekkili davacıya ait ... plakalı otomobilin hasar gördüğünü belirterek, 14.277,55 TL hasar bedeli ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 1.000 TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
1/8/2019 günü sunduğu dilekçeyle talep ettiği değer kaybı tazminatını 3.003,48 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar ... Ticaret ve Sanayi AŞ, ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davalı ... Ticaret ve Sanayi AŞ'ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalılar ..., ... ve ...
Sigorta AŞ'ye karşı açılan davanın, davalı sürücü ...'nın kusursuz olması nedeniyle reddine; davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan davanın kısmen kabulüne, 3.003,48 TL değer kaybı tazminatı, 14.277,55 TL hasar tazminatı olmak üzere toplam 17.281,03 TL maddi tazminatın davalılar... ve ...
Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; değer kaybı alacağı bakımından talep sonucunu ıslah etmeyen davacı lehine taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken, 3.003,48 TL alacağa hükmedildiğini;
davaya konu olayda kusuru bulunmayan müvekkili davalıya karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda kusur oranı belirlenirken ciddi hatalar yapıldığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84'üncü maddesinin 2'nci fıkrasında belirtilen hükmün göz ardı edildiğini, davaya konu kazanın davalı sürücü ...'nın yönetimindeki ... plakalı araçla müvekkili davalı ile davacının yönetimindeki araçların arasına tehlikeli biçimde girmeye çalışmasından kaynaklandığı,
diğer davalı ...'ya ait aracın arka lastiğinin de bu olay soncu patladığını, müvekkilinin zarardan sorumlu tutulabilmesi için kazının oluşumunda kusurunun olması, eylem ile olay arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerektiğini, müvekkilinin durup dururken davacının aracına çarpmadığını, nitekim trafik kazası tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığının beyan edildiğini, müvekkili davalının, davacının aracına çarpmasındaki nedensellik bağının diğer davalının aracını kullanan ve kazadan sonra kaçan sürücü belgesi bulunmayan kişinin kusurunun kestiğini,
Yargıtay kararlarına göre de her arkadan çarpma olayında çarpanın mutlaka asli kusurlu kabul edilmemesi gerektiğini belirtildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili hakkında kusur oranı belirlenmesi halinde dahi ödemenin ... Sigorta AŞ tarafından yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000 TL değer kaybı tazminatı talep eden davacı vekilinin, 1/8/2019 günü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla sunduğu dilekçeyle değer kaybı tazminatını 3.003,48 TL'ye yükseltmesi karşısında, talebi aşan nitelikte karar verildiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş;
bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, yönetimindeki ... plakalı otomobille seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermeyen, mevcut trafiğin seyir durumunu dikkate almayıp sevk ve idare hatasıyla önce dava dışı araca sonrada önünde seyir halinde olan davacıya ait ... plakalı araca arkadan çarpan davalı sürücü ...'ın %100 oranında tam kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın da kusursuz olduğu belirtilmiş,
böylece davacıya ait ... plakalı otomobil ile davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobil ve davalı ...'nın yönetimindeki ... plakalı aracın konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan,
yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış; davacıya ait otomobilde davaya konu kaza nedeniyle oluşan değer kaybı tazminatı ile hasar tazminatından ... plakalı otomobilin işleten ve sürücüsü davalı ... ile ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ...
Sigorta AŞ'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91'inci maddesi uyarınca müteselsilen sorumlu tutulmasında isabetsizlik olmadığı kabul edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/468, K. 2024/381, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama