KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2023
- Dosya No
- 2021/664
- Karar No
- 2023/584
Karar Metni
1.089 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 15/12/2020 Numarası: 2014/1511 (E) - 2020/1073 (K) Davanın Konusu: Maddi Tazminat Karar Tarihi: 7/4/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'ın yönetimindeki davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı otomobil ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 3.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
28/1/2020 günü sunduğu dilekçeyle talep ettiği maddi tazminat tutarını 38.343,60 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde toplanmasını istediği kanıtları bildirerek, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 3.000,00 TL'ye dava tarihi olan 13/10/2014 gününden, 27.674,88 TL'ye ise ıslah tarihi olan 28/1/2020 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 30.674,88 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; hükmolunan toplam tazminata davanın açıldığı 13/10/2014 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini, hatır taşıması bulunmamasına karşın tazminattan indirim yapılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, takdiri indirim nedeniyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmolunamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355 inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir.Olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır.
Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla zarar gören, haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, haksız fiil faili veya işleten yönünden, maddi tazminata ilişkin faiz başlangıcının kaza tarihinden itibaren olması gerekir.
Kazaya karışan ve davacıların zarara uğramasına neden olan aracın ZMSS poliçesini akdeden taraflardan olan davalı ... AŞ yönünden ise.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 99 uncu maddesinin 1 inci fıkrası ile ZMSS poliçesinin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, tazminatın ve giderlerin ödenmesine ilişkin B.2 nci maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise dava tarihi veya takip tarihi itibarıyla temerrüt gerçekleşir.
Alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı ... şirketi ile davacı arasındaki hukuki ilişki sözleşme ilişkisi olmayıp borcun nedeni haksız eylemdir. Yukarıda anılan hükümlere göre, davalı ... şirketi bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan zarar miktarı değil, kazanın ihbar edilmesidir.
Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Bu itibarla, sigorta şirketlerine başvuru yapılması veya dava açılmasıyla; kaza, davalı ... şirketlerine ihbar edilmiş olacağından, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olacaktır. Dosya kapsamından, dava açılmadan önce davalı ... şirketine başvuru yapıldığına dair kanıt bulunmamaktadır.
Bu itibarla en erken dava tarihinde temerrüde düşürüldüğünün kabul edilmesi gereken davalı ... AŞ aleyhine hükmolunan tazminatın tamamına, dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz olmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 51 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca; hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Herhangi bir çıkar karşılığı olmayan hatır taşıması nedeniyle TBK'nin 51 inci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır.
Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.
Yakın aile bireylerinde olduğu gibi maddi ve manevi menfaattin bulunduğu akrabalar arasındaki ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde olduğundan, belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılamaz.Dosyaya eklenen soruşturma belgelerinin incelenmesinde; kazaya karışan otomobil sürücüsü dava dışı Müzbahattin Yamaç kollukta alınan anlatımında, arkadaşı davacı ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybettiğini beyan etmiş, davacı da benzer anlatımda bulunmuştur.
Bu itibarla somut uyuşmazlıkta ilkeleri yukarıda açıklanan hatır taşımasının varlığı kanıtlanamadığından hükmolunan tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması isabetsiz olmuştur. Kabule ve uygulamaya göre de, hatır taşımasına dayanılarak kısmen reddine karar verilen tazminat talebi yönünden, davalı lehine vekâlet ücretine hükmolunması yerinde görülmemiştir.
7/4/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/664, K. 2023/584, 7 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama