KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/942
- Karar no
- 2024/1012
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16/02/2021
- Numarası
- 2020/217 (E) - 2021/109 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla seyir halinde iken müvekkiline ait ... plaka sayılı araca arkadan çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, ekspertiz raporuna göre aracın tamirat masrafının 4.060,15 Euro olduğunu, davalıya onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ekspertiz ücretinin ödenmesi bakımından başvuruda bulunduklarını, ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, sigortalısının kusuru ile meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu beyan ile 4.460,15 Euro onarım masrafı,
400 Euro değer kaybı ve ayrıca 529,84 Euro ekpertiz ücretinin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 3.050 Euronun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan ekspertiz raporu ile bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, faiz başlangıç tarihinin yanlış hesaplanmış olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 12/08/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada davacının aracına davalı sigorta şirketine sigortalı olan dava dışı araç sürücüsünün arkadan çarpması sonucu hasar gördüğünden bahisle araç onarım bedeli ve değer kaybı tazminatı talep etmektedir.
Kaza yeri Türkiye olsa bile yurtdışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurtdışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Mahkemece 22/11/2020 tarihli Makine Mühendisi bilirkişi raporuna göre.
12/08/2019 tarihli trafik kazasında, davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kusursuz olduğu, ... plakalı araçta meydana gelen onarım zararının KDV dahil 2.650,00 Euro karşılığı 16.328,51 TL olduğu, ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 400,00 Euro karşılığı 2.493,12 TL olduğu yönünde tespit yapılmıştır.
Bilirkişi raporunda aracın hasarının ekspertiz raporunda yer alan onarım kalemleri ile uyuştuğu ancak işçilik sürelerinin çok uzun tutulduğu belirtilerek işçilik masrafından indirim yapılmıştır.
Dava konusu kaza ve hasarlar uyumlu olup bilirkişi raporunda belirlenen parça ve işçilik bedelleri yönünden yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu kanaatine varılarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından raporlara ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.
Sigortacının temerrüde düştüğü hallerde faizin başlangıç tarihi temerrüt tarihi olup hak sahiplerinin sigortacıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü kanıtlanamaz ise sigortacının faiz yükümlülüğü dava tarihinden itibaren başlayacaktır.
Dava dosyasının incelenmesinde; davacı vekili tarafından dava açılmadan önce 15/01/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmakla, faiz başlangıç tarihinin, başvuru yazısının tebliğ edildiği 15/01/2020 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 28/01/2020 olduğu ancak davacı vekilinin talebi doğrultusunda 31/01/2020 tarihinden itibaren kabul edilmesi gerekirken dava tarihi olan 31/03/2020 olarak kabul edilmesi hatalı olmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/942, K. 2024/1012, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama