KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- Dosya no
- 2022/111
- Karar no
- 2026/36
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 02/11/2021
- Numarası
- 2017/794 (E) - 2021/945 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmek için yola giren müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu, fazlaya ilişkin hakları sakı kalmak kaydıyla 950 TL sürekli iş göremezlik ve 50 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29/07/2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen,
100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsilini talep ve dava etmiş. 14/06/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle 50 TL geçici iş göremezlik tazminatını 6.840,92 TL'ye, 950 TL sürekli iş göremezlik tazminatını 193.716,51 TL olmak üzere toplam 200.577,43 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili ile davalı ...
AŞ vekili cevap dilekçelerinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; işbu asıl ve ıslahla açılan davanın kabulü ile geçici iş göremezlik tazminatı olarak 6.840,92 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 193.716,51 TL olmak üzere toplam 200.557,43 TL'nin davalı ...
AŞ'den 28/08/2017 temerrüt tarihinden, davalı ...’dan ise kaza tarihi olan 29/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karara dayanak bilirkişi raporunda davalı ve müvekkiline %50'şer atfedilen kusurun hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, müvekkilinin şikayetçi olmadığına dair davalı tarafından tanzim edilen tutanağın ifadeye almaya yetkili olmayan kişilerce ve müvekkilin ifade veremeyeceği bir zamanda alınmış olması nedeniyle herhangi bir hukuki değeri olmadığını, müvekkilinin maluliyetinin %30 olduğu Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile sabitken müvekkilinin maluliyetini fazla göstermeye çalıştığı iddiasının anlamsız olduğunu belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...
AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; rapora itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmeksizin itirazlarını karşılayacak yeni ya da ek rapor dahi alınmaksızın sadece davacının beyan ve talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile hükme esas alınan maluliyet oranının kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın fahiş ve hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın ATK Genişletilmiş Heyete gönderilmesi gerektiğini, hükme esas alınan 31/05/2021 tarihli kusur raporunun fahiş hatalar içerdiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda kazaya ilişkin, ceza yargılamasında soruşturma aşamasında alınan kusur raporunda davacı yayanın %30, davalı sürücünün ise %70 kusurlu olduğu belirtilmiş;
kovuşturma aşamasında, -davalı vekili tarafından eldeki dosyaya sunulan- Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davacı yayanın %100 kusurlu, davalı sürücünün ise kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiş, eldeki dosyada ise ilk derece mahkemesince alınan trafik bilirkişisinden alınan raporda davacı yayanın kazanın meydana gelmesinde %50 kusurlu olduğu, davalı sürücünün %50 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu durumda mahkemece; ceza dosyası da getirtilerek, gerekirse keşif yapılarak tarafların bildirdiği tanıklarda dinlenerek, İTÜ Öğretim Üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan ceza yargılamasında alınan rapor ile mahkemece alınan rapor arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde önceki raporlarında irdelendiği,
denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınıp, davacı vekilinin son duruşmadaki kusur oranlarına ilişkin beyanı da dikkate alınmak suretiyle davalı taraf yönünden kazanılmış hak gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin kusura dağılımına yönelik istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/111, K. 2026/36, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama