KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Dosya no
- 2022/1163
- Karar no
- 2025/1898
- Mahkemesi
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/09/2021
- Numarası
- 2020/256 Esas 2021/678 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.104 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ...'in park halindeki aracının kapısını kontrolsüz bir şekilde açtığı sırada davacının motosikletiyle kapıya çarparak yaralandığını belirterek 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, belirsiz alacak olarak açılan davada davacı vekili 09/08/2021 havale tarihli dilekçesinde maddi tazminat dava değerini toplamda 30.572,69 TL bedele yükselttiğini beyan etmiştir.
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini talep etmişlerdir.İlk Derece Mahkemesince.
"1.603,12 TL evde bakım hizmet ücret alacağı, 534,60 TL ulaşım gideri ile 3.671,47 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.809,19 TL bedelin davalı sigorta şirketi açısından 06/05/2018 tarihinden itibaren diğer davalılar açısından 11/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7.800 TL bedelin 08/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...ile ..... Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine," karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davalılardan ... tarafından 24.01.2020 tarihinde yapılan kısmi ödemenin güncellenerek bilirkişi raporu tarihindeki tazminattan mahsup edilmesinin doğru olmadığını davanın reddedilen kısmı için davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, müteselsil borçluların hakkındaki kısmi reddin aynı nedenden kaynaklanmasına rağmen davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bu yönleriyle kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı...
AŞ vekili; maluliyet raporunun ATK'nin ilgili ihtisas dairesinden alınmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, yine belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin sorunu tutulamayacağını, mahkemenin kabul ettiği kusur oranının dosya içeriğine uygun olmadığını davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar ... ve ...... Limited şirketi vekili ise. Davacının motosiklet kullanmak için gerekli ehliyetnameye sahip olmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, mahkemenin aksi yöndeki kabulünün yerinde olmadığını, hükmedilen tazminattan bir kısmının hastanenin yanlış tedavisinden kaynaklı masraflar olduğunu ve davalılara yüklenemeyeceğini ve hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava; trafik kazası nedeniyle davacının geçici ve kalıcı iş gücü kaybı, bakıcı ve tedavi giderlerinin tazmini istemlidir. Dosyanın incelenmesinde.
Davacı hakkındaki maluliyet raporunun yargısal uygulamalarda kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına, geçici iş göremezlik tazminatından zorunlu mali mesuliyet sigortacısının sorumlu, hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun dosya içeriğine uygun olmasına, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Karayolları Trafik Yönetmeliği uyarınca motosiklet sürücülerinin dizlik takma zorunluluklarının bulunmaması nedeniyle, bacağından yaralanan davacının müterafik kusurlu olarak kabul edilmesi olanağının bulunmamasına,
kullanılan aracın gerektirdiği sürücü belgesinin bulunmamasının kazanın meydana gelmesinde kusur olarak kabul edilmeyip idari yaptırım gerektirmesine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın meydana geliş şekli ve oluşan zararın ağırlığı itibarıyla hükmedilen manevi tazminat tutarının dosya içeriği ile hakkaniyete aykırı olmamasına göre davalılar vekillerinin istinaf itirazları kabul edilmemiştir.
Davacının olay nedeniyle hak ettiği tazminatın dava açılmadan önce kısmen ödenmesi üzerine, bilirkişiye yaptırılan tazminat hesabında ödemenin güncellenerek hak edilen tazminattan mahsup edilmesinin Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına aykırı olmaması nedeniyle davacı vekilinin bu yöndeki itirazının isabetli olmadığı değerlendirilmiştir.Ancak, maddi tazminat davasında davanın kısmen reddinin,
müteselsil sorumlu davalılar için ortak sebebe dayanması nedeniyle davalılar için tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1163, K. 2025/1898, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama