KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/1195
- Karar no
- 2024/1143
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 2/2/2022
- Numarası
- 2016/1030 (E) - 2022/84 (K
Karar Metni
949 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
2/4/2016 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacının %98 oranında kalıcı iş gücü kaybı yaşadığını ileri sürerek sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte diğer davalı işleten açısından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, şimdilik kalıcı iş gücü kaybı ve bakıcı giderleri için 100 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 50.000 TL manevi tazminatın davalı Batman Valiliğinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddiyle 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 2/4/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı Batman Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı Batman Valiliği vekili dilekçesinde özetle;
müvekkili idarenin görevlendirmesi ile aracı kullanan Batman Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünde görevli idare elemanının olayda kusurunun bulunmadığını, müvekkili idarenin işin niteliğinin ve koşullarının gerektirdiği bütün önlemleri fiilen aldığını, işin yapılması sırasında uygun aracın kullanımını ve denetimini sağladığını, alınması gereken bütün önlemlerin alındığını, müvekkili idareye sorumluluk isnat edilemeyeceğini, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Mahkemece alınan 7/12/2018 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin bilirkişi kurulu raporunda davacı yayanın %90 oranında ve asli kusurlu, dava dışı sürücünün %10 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş olup,
alınan kusur heyet raporunun olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'de manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının derecesi, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur.
Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı da yerinde değildir. Ancak, davalı Batman Valiliği harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1195, K. 2024/1143, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama