KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Dosya no
- 2022/1272
- Karar no
- 2026/232
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 22/06/2021
- Numarası
- 2019/602 (E) - 2021/445 (K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye ...
Sigorta (...) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde oluşan zarara istinaden sigortalısına 6.950 TL hasar tazminatı ödediğini, ödenen bu bedelin davalıdan tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazları neticesinde takibin durduğunu,arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek,
davanın kabulü ile davalı tarafından takibe, asıl alacağa ve ferilerine ilişkin yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, davaya konu takibin devamını, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile toplam 7.810,28 TL (6.950 TL asıl alacak, 860,28 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere) üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında yasal faiz uygulanmasına, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67/2. maddesi gereğince 6.950 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 1.390 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın tazminata ilişkin olduğu ve tazmini gereken gerçek bedelin mahkemece saptanması gerektiğinden hasar bedelinin likit bir alacak olduğu gerekçesi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, meydana gelen kaza nedeniyle sigortalısının zararını karşılayan davacının, ödediği tazminatı halefiyete dayalı olarak zarar sorumlusunun sigortacısından rücuen tahsil için başlattığı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olmasına,
raporun gerekçeli, ayrıntılı ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, davacı sigortacının zarar sorumlusunun sigortacısı davalıdan kusuru oranında rücu edebileceğine ilişkin kurulan hükmün yerinde olmasına göre davalı vekilinin icra inkâr tazminatı dışında kalan sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.Ancak, davaya konu icra takibine dayanak alacak belirli olmadığından, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1272, K. 2026/232, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama