KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2022
- Dosya no
- 2022/2012
- Karar no
- 2022/2082
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07/07/2022
- Numarası
- 2022/81 (E) - 2022/688 (K
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı olan davalı şirkete ait ... plakalı aracın, 28/05/2021 tarihinde, ... plakalı araç ile kazaya karıştığını, sigortalı aracın kusurlu olması nedeniyle karşı araç için hasar ödemesi yapıldığını, ancak sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrasında olay yerini terk etmesinden dolayı müvekkili şirketin rücu alacağının doğduğunu belirterek 30.000 TL'nin ödeme tarihi olan 09/08/2021 tarihinden ve 7.692 TL'nin ödeme tarihi olan 10/09/2021 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk nedeninin zorunlu hallerden olmadığı anlaşılmış ise de; trafik sigortası genel şartlarının B.4.f maddesi kapsamında olay yeri terk nedenine dayalı rücu hakkının doğabilmesi için meydana gelen trafik kazasının, bedeni hasara neden olması gerektiği, oysa ki somut olaya konu olan kazanın maddi hasarlı olduğu,
başkaca bir rücu nedenine de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili, ilk derece mahkemesince madde hükmünün yanlış yorumlandığını, ilgili maddede, olay yerinin terk edilmesinin, kaza neticesinde bedeni veya maddi hasar olup olmadığına bakılmaksızın rücu sebebi olarak sayıldığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesine ek olarak verdiği beyanatında vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini açıklayarak bu yönden de kararın kaldırılması talebinde bulunmuştur.
Poliçe başlangıcı ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZMSS Genel Şartlarının B.4.f maddesinde, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
İstinafa konu uyuşmazlık, maddi hasarlı kazalarda, sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini terk etmiş olmasının, rücu sebebi teşkil edip etmediği noktasında taoplanmaktadır.İşbu madde hükmüne bakıldığında, ister maddi hasarlı trafik kazası olsun, ister yaralamalı trafik kazası olsun sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması rücu sebebi olarak düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesince madde hükmünün yorumunda hataya düşülerek, kazanın yaralamalı olmaması nedeniyle rücu hakkının doğmadığına ilişkin kabul şeklinde isabet bulunmamaktadır. Kabule göre de tarifenin 13/4. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/2012, K. 2022/2082, 29 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama