KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2023
- Dosya no
- 2022/2541
- Karar no
- 2023/315
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 14/06/2022
- Numarası
- 2018/829 (E) - 2022/527 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili, 17/12/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı kamyonetin karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...'e çarparak vefat etmesine sebebiyet verdiğini belirterek belirsiz alacak davası şeklinde maddi tazminat ile müteveffanın eş ve çocukları için ayrı ayrı 30.000 TL ve müteveffanın annesi için 10.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi ve davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacılar ile davalı sigorta şirketi arasında yapılan sulh protokolü ve ibraname kapsamında konusu kalmayan maddi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına.
Manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile müteveffanın eşi ... için 15.000 TL, çocukları ... ve ...'in her biri için 10.000 TL, annesi ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 45.000 TL manevi tazminatın 17/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili; takdir edilen manevi tazminatın kazanın oluş biçimi, yaşadıkları acı ve ızdırap karşısında makul olmadığını ve ayrıca, her bir davacı yönünden reddedilen kısım bakımından davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını.
Davalı ... vekili; davaya konu kazada müteveffanın yüksek derecede alkollü olması ve kontrolsüzce yola çıkmış olması nazara alındığında kusurun tamamının müteveffaya ait olduğu hususunun açık bir gerçek olduğunu, tanık anlatımlarına göre müteveffanın aşırı alkolün etkisiyle kendisini yola atarak kazayı kaçınılmaz hale getirdiğini, bu şartlar altında gerçekleşen kazada müvekkilinin sorumlu tutulmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, kusur durumu ile tarafların mali ve sosyal durumuna göre de hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu,
diğer sigorta şirketinin kasko sigortasına bağlı olarak manevi tazminattan sorumluluğunun bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İstinafa konu uyuşmazlık; kusur durumu ile manevi tazminat takdirinde hataya düşülüp düşülmediği hususlarındadır.
Davalı araç sürücüsünün davaya konu kaza nedeniyle yargılandığı Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/744 Esas sayılı ceza dosyası üzerinden tali kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, gerek ceza dosyası üzerinden alınan 16/01/2020 tarihli bilirkişi raporu ve gerekse dosyaya kazandırılan 02/08/2021 tarihli bilirkişi raporlarında, davalı araç sürücüsüne tali oranda kusur izafe edildiği,
ceza dosyası üzerinden keşif neticesi alınan 02/10/2019 tarihli bilirkişi raporu ile polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağının da bu yönde olduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkemenin kusura ilişkin kabulünde oluşa, usule ve yasaya aykırılık yoktur. Dosyada mübrez İstinye Üniversitesi Biyokimya Laboratuvarı'nın 20/12/2017 tarihli raporunda, müteveffanın kaza anında 202.3 mg/dl alkollü olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların mali ve sosyal durumu, kusur durumu, kaza tarihindeki paranın alım gücü, müteveffanın kaza esnasında alkollü olmasından kaynaklı müterafik kusuru ile hakkaniyet ilkesi gözetildiğinde davacılar için takdir edilen manevi tazminat tutarları yeterli görülmüş, bu yöne ilişkin taraf vekillerinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Diğer yandan; davacılar, zarardan sorumluluğu bulunan müteselsil borçluların tamamına veya bunlardan birine başvurma hakkına sahiptir. TBK'nın 163. maddesi uyarınca zarar gören davacının zararını dilediği borçludan talep etme hakkı bulunmaktadır.
Davacıların, davalı sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebi bulunmadığına göre, kasko sigorta sözleşmesinde manevi tazminat teminatı öngörülmüş olsa dahi, manevi tazminattan sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin istinaf itirazında isabet bulunmamaktadır. Ancak bu durum, şartlarının varlığı halinde sigorta şirketine rücu sebebi teşkil eder.
İhtiyari dava arkadaşı konumundaki davacılar tarafından açılan her bir manevi tazminat davası birbirinden bağımsız davalar olmaları nedeniyle, reddedilen her bir manevi tazminat davası bakımından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.
28/02/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/2541, K. 2023/315, 28 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama