KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Dosya no
- 2023/1147
- Karar no
- 2024/403
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 03/04/2023
- Numarası
- 2022/1168 (E) - 2023/356 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araca park halindeyken davalıların ZMS sigortacısı, maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 16.630 TL değer kaybı ile 708 TL rapor bedeli olmak üzere toplam 17.338 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili; arabuluculuk tutanağı suretini dava dosyasına sunduklarını ayrıca arabuluculuk dosya numarasını da dava dilekçesinde açıkça belirttiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir. TTK'nin 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nin 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası aynı yasanın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, zarar gören üçüncü kişi tarafından zarar verenin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine açılan davalar TTK'nin 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava kapsamında kalmaktadır.
Somut davanın 19/12/2022 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde arabuluculuk numarası bildirildiği, mahkemece 20/12/2022 tarihli tensip tutanağının 9 numaralı ara kararı ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verildiği, tensip tutanağı ekli tebligatın davacı vekiline 25/12/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı tarafça tutanak aslı veya onaylanmış örneğinin sunulmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/1147, K. 2024/403, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama