KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi Davanın Konus
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Dosya no
- 2023/2414
- Karar no
- 2024/98
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07/08/2023 tarihli ara karar
- Numarası
- 2023/580 (E
- U
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 22/12/2022 günü, davalı gerçek kişilerin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın ... Mahallesi, ...
Kavşağındaki yeşil alanda motosikleti ile park halinde durur vaziyetteki müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını ve uzun süre yoğun bakımda yatarak tedavi gördüğünü, davalı sürücü ...'ın alkollü olarak ve % 100 kusuru ile kazaya neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
5.000 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 15.000 TL maddi tazminatın müteselsil sorumluluk gereğince tüm davalılardan tahsili ile 1.000.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... plakalı aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 07/08/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı sürücü ... hakkında Küçükçekmece 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/249 Esas ve 2023/577 Karar sayılı karar ile mahkumiyetine karar verildiğini, belirtilen kararda davalı sürücü ...'ın 1,59 oranında alkollü ve % 100 oranında kusurlu olduğu;
davacı müvekkilinin ise kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığının hüküm altına alındığını, harp okulu mezunu olan müvekkilinin kaza neticesinde rütbe kaybı yaşadığını, kalıcı maluliyeti sebebiyle hayatının geri kalan kısmında mesleki anlamda rütbe yükselemeyeceğini, tedbir talebinin yasal koşullarının oluştuğunu belirterek ... adına kayıtlı ... plakalı aracın kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nin 33. maddesine göre hâkim, Türk hukukunu kendiliğinden uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir.
Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir anlatımla hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. HMK'nin 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir.
"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı eldeki davayı, davaya konu trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının giderilmesi amacıyla açmıştır.Bu nedenle uyuşmazlık konusunun "para" olduğu gözetildiğinde, davacı vekilinin "ihtiyati tedbir" biçimindeki talebinin, "ihtiyati haciz" olarak nitelenmesi gerekmektedir.Diğer bir anlatımla, maddi ve manevi tazminat davalarında alacağın güvence altına alınması amacıyla kural olarak ihtiyati haciz koruma tedbirine başvurulabilecek, eldeki davada davalı ...'a ait araç davanın konusunu oluşturmadığından ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir.
Bu itibarla davacı vekilinin talebinin, ihtiyati haciz niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: İİK'nin 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Aynı Kanunun 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacının tazminat talepleri haksız eylemin (trafik kazasının meydana geldiği) gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil (davacının yaralandığı) tarihi itibarıyla davacının maddi ve manevi tazminat alacağı muaccel hale gelmiştir.
Maddi tazminat davasına ilişkin ihtiyati haciz talebi yönünden, davacının maddi tazminat alacağı kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla istenebilir hale gelmiş olmakla birlikte, bu aşamada maddi zararın miktarı belli değildir.Bu itibarla yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, maddi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak dosyada bulunan trafik kazası tespit tutanağı, Küçükçekmece CBS'nin 2022/85102 Sor. nolu dosyasından alınan kusur raporu, Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/249 E. sayılı dosya içeriği, Adli Tıp Kurumu Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29/12/2022 tarihli raporunun manevi tazminat istemi bakımından alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve yaklaşık ispat koşulunun da bulunduğu gözetilerek bu aşamada 100.000 TL ile sınırlı olmak üzere ve bu miktarın %5'i oranında teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/2414, K. 2024/98, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama