KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Dosya no
- 2023/2472
- Karar no
- 2024/343
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 06/06/2023
- Numarası
- 2015/39 Esas- 2023/624 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve manevi tazminat
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın idaresinde bulunan ....Ltd. Şti'ye ait, ...
Sigorta tarafından sigortalı ... plakalı aracın destek ...'ü yaralanıp ölümüne sebep olduğunu, bu nedenle davacı eş için 50.000 TL ve davacı çocuk için 50.000 TL manevi tazminata fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması şartı ile 1.000 TL maddi tazminatı ve 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine, davacıların tedavi gideri talebi yönünden 1.000 TL'nin davalılar ... ve ... Ltd. Şti yönünden kaza tarihi olan 05/12/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ...
Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 02/04/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara eşit oranda verilmesine, davacı çocuk ... yönünden 8.000 TL, davacı eş ... yönünden 10.000 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd.
Şti'den kaza tarihi olan 05/12/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili; davanın nerdeyse 10 yıl sürmesi sebebiyle dava taleplerinin günümüz ekonomik şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini, 10 yıl önceki şartlara göre kanaat oluşturmanın müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkilinin kaza sebebiyle yatağa mahkum kaldığını, maddi ve manevi büyük kayba uğradığını belirterek manevi tazminat miktarına ve kazanın ölümün sebebi olma olasılığını barındırdığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'de manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, destekteki yaralanmanın niteliği ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olduğu, bu itibarla davacılar vekilinin, manevi tazminat miktarının az olduğu yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Son olarak, Mahkemece nedensellik bağına ilişkin alınan son rapor olan İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 28/04/2022 tarihli raporunda, davacıların desteğinin kaza öncesinde ve sonrasındaki tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile ölüm arasında uygun nedensellik bağının kurulamadığına dair gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur.
Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/2472, K. 2024/343, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama