KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2024
- Dosya no
- 2023/752
- Karar no
- 2024/311
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07/02/2023
- Numarası
- 2021/659 (E) - 2023/85 (K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kasko sigortacısı olduğu araca, davalı şirket adına kayıtlı aracın çarparak zarar verdiğini, davacının sigortalısının aracında oluşan hasar nedeniyle ödeme yaptığını belirterek, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesi uyarınca zarar sorumlusu olan davalı hakkında yürütülen takibe itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ... (E) sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptaline, toplam alacak miktarı olan 21.645,10 TL üzerinden takibin devamına, devamına karar verilen 21.645,10 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, şartları oluşmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili; esas ilişkin istinaf itirazlarında bulunarak, davanın reddini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, sigortalısının zararını karşılayan sigortacının TTK'nin 1472. maddesi kapsamında zarar sorumlusuna karşı yürüttüğü takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda 03/07/1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/03/1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında. "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." ilkesi benimsenmiştir TTK'nin “Halefiyet” başlıklı 1472. Maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olayda davacı sigortacıya kasko sigortasıyla sigortalı olan ve davacının halefiyete göre dava açtığı araç, dava dışı gerçek kişi adına kayıtlı olup ticari nitelikte olmayan özel bir araçtır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık da tacir olmayan davacı (davacının selefi olduğu sigortalı) ile davalı arasındaki haksız fiilden kaynaklandığına (davacının selefinin ticari işletmesiyle de ilgili olmadığına) göre davanın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmesine karşın görevli olmayan ticaret mahkemesince esasa ilişkin yargılama yapıp karar verilmesi yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusu kamu düzenine ilişkin olan görev hususunda kabul edilmiş, esasa ilişkin istinaf itirazları bu aşamada incelenmeksizin kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
23/02/202
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/752, K. 2024/311, 23 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama