KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2026
- Dosya no
- 2024/1887
- Karar no
- 2026/186
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 09/07/2024
- Numarası
- 2016/1121 (E) - 2024/599 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.438 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve eşi müteveffa ...'ın yolcu olarak bulundukları, sürücü belgesiz dava dışı ... ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile sürücü belgesiz dava dışı ...'ın idaresindeki kaza tarihi itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan... plakalı traktörün karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını,
eşi ...'ın ise vefat ettiğini ve eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek zararın değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılarak sigortasız... plakalı aracın kusuruna karşılık gelecek olan miktara yükseltilmek üzere 1.000 TL meslekte kazanma gücü kaybı tazminatı, 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 2.000 TL olan maddi tazminat istemlerinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
02/04/2024 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle kalıcı iş gücü kaybı tazminatı talebini 163.401,49 TL, destekten yoksun kalma tazminatı talebini ise 198.024,30 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Davanın kabulü ile 163.401,49 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 198.024,30 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 361.425,79 TL'nin 04/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (davalının poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla)" karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme dayanak yapılan 29/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda müvekkilinin ve müteveffanın gelir durumlarının eksik ve destek payların hatalı belirlendiğini, bilirkişinin müteveffanın gelirini asgari ücretin 1.31 katı olarak tespit ettiğini ancak rapor tarihi itibarıyla son bilinen asgari ücret tutarı olan 17.002,13 TL'nin 1.31 katı üzerinden hesap yapmak yerine asgari ücret tutarı üzerinden hesap yaptığını, tazminatın hesaplanmasında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınmasının zorunlu olduğunu,
mahkemece verilen kararının üst mahkemelerce bozulması durumunda geçecek sürelerde asgari ücrette de değişiklikler olacağından usuli kazanılmış hak olmaması amacıyla raporda ve mahkeme kararında baz alınan asgari ücret miktarının da taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, hükmün yeterince açık olmadığını, zira kaza tarihi itibarıyla davalının poliçe limiti kişi başına sakatlanma için 310.000 TL, ölüm için 310.000 TL, kaza başına ise 1.550.000 TL olduğunu,
sakatlanma ve ölüm teminatları birbirinden farklı teminat olduğundan hükmün icrasında tereddüt uyanmaması açısından müvekkilinin kalıcı iş göremezliğine ilişkin tazminatı ile bu tazminatın faizi açısından ayrı, destekten yoksun kalma tazminatı ile bu tazminatın faizi açısından ayrı bir hüküm kurulması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sürücü kusuruna denk düşen destek tazminatlarının ödenmediğini, dosya kapsamından asli ve tam kusurlu (% 100) olduğu anlaşılan müteveffanın mirasçısının müvekkili kurum aleyhine hiçbir hak ve alacağının doğmasının mümkün olmadığını, müteveffanın kazada %100 kusurlu olması sebebiyle müvekkili kurumun rücu hakkı bulunduğundan alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğinin kabulü gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, sürücünün ehliyetsiz olması ve davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere geçici iş göremezlik hesaplaması yapılabilmesi için kaza tarihinde çalıştığının ispatı gerektiğini, davacıya SGK tarafından ölüm aylığı bağlanmış olup hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, 04/12/2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Genel Şartlar gereği hesaplamada 1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, vekâlet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava; çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanması ve davacının desteği olan eşinin ölümü nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, 04/09/2016 günü, dava dışı ... (...) ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile dava dışı ...'ın idaresindeki... plakalı traktörün karıştığı trafik kazası sonucu otomobilde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, yine otomobilde yolcu olarak bulunan davacının eşi olan ...'ın ise vefat ettiği anlaşılmış, trafik kazası tespit tutanağında her iki sürücünün sürücü belgesinin olmadığı belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi bünyesinde oluşturulan Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonunun raporunda, otomobil sürücüsü ... ...'ın %80 oranında, traktör sürücüsü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27/10/2021 tarihli raporda; davacının tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Hükme esas alınan 29/12/2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda; davacının ve desteği olan ...'ın yaşam süresinin TRH 2010 tablosu esas alınmak suretiyle, davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu, destek ...'ın ise SGK kayıtlarında en son 2.150,38 TL kazancının olduğunun bildirilmesi nedeniyle bilinen aktif dönem için ilgili dönem asgari ücretinin 1,31 katı gelirinin olduğu kabul edilerek karşı araç sürücüsünün %20 kusur oranına göre yapılan hesaplama sonucunda,
davacı ... ...'ın yaralanmasından kaynaklı 2.482,98 TL geçici iş göremezlik zararı ve 160.918,51 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 163.401,49 TL maddi zararının olduğu, aynı kazada vefat eden eşi ...'dan dolayı 198.024,30 TL destek zararı olduğu hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunun Yargıtay uygulamalarına uygun olmasına göre bu yöne ilişkin istinaf itirazları kabul edilmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98. maddesini değiştiren 6111 sayılı Kanun kapsamında bulunmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu altında olmayan geçici iş göremezlik tazminatından ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, ZMSS poliçesi düzenlenmemiş ise ...
Hesabı ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun devam etmesi; hatır taşıması indiriminden karşı araç işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısının yararlanamaması karşısında davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Kaza tespit tutanağına göre davacının ve davacının desteği olan müteveffanın yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün sürücü belgesinin olmadığı sabit olmakla, müterafik kusurun varlığı kabul edilerek hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
ilk derece mahkemesince alınan 29/12/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının 2.482,98 TL geçici iş göremezlik zararı ve 160.918,51 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 198.024,30 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığına göre bu miktarlardan müterafik kusur nedeniyle %20 oranında indirim yapılarak davacı lehine 1.986,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 128.734,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 158.419,44 TL destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmiş,
takdiri indirim yapılan kısım bakımından karşı taraf yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden davalı lehine bu kısım üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1887, K. 2026/186, 27 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama