KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1890
- Karar no
- 2024/1839
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11/12/2023
- Numarası
- 2023/637 (E) - 2023/1299 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 16/10/2022 tarihinde. davalılardan ...'ın maliki olduğu, ... AŞ'ye İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) teminatı içeren kasko poliçesiyle sigortalı, davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu davacının aracında hasar meydana geldiğini, karşı aracın ZMS sigortacısı olan ...
AŞ tarafından 25/01/2023 tarihinde 100.000 TL ödeme yaparak poliçe limitleri kapsamında sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili tarafından alınan ekspertiz raporunda müvekkilinin aracındaki hasarın 229.255,42 TL olduğunun belirtildiğini, davalı ...
Sigortaya yapılan başvuru üzerine 20/02/2023 tarihinde 38.093,76 TL değer kaybı, 03/05/2023 tarihinde 45.505,93 TL hasar bedeli ödendiğini, ... kapsamında yapılan ödemeler ile birlikte müvekkilinin toplam 145.546,93 TL hasar bedeli ve 38.093,76 TL değer kaybı bedeli aldığını, müvekkilinin bakiye hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin karşılanmadığını, talep artırım hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL hasar bedeli, 5.000 TL değer kaybı, 1.180 TL ekspertiz ücretinin kaza tarihi olan 16/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen.
50 TL mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın HMK'nin 114/1-c ile 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ... vekili dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile arabuluculuk şartının gerçekleştirilmemiş olması usulden ret sebebi iken görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilleri tacir olmadıkları için TTK'ye bağlı olmadıklarını, bu kapsamda müvekkilleri yönünden ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, ilk derece mahkemesi dosyasının tefrik edilerek sigorta şirketine yöneltilmiş talepler açısından asliye ticaret mahkemesinin görevli olması,
müvekkilleri açısından ise görevsizlik kararı verilmesi gerekirken dosyanın tamamı hakkında görevsizlik kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı, ekspertiz ücreti, mahrumiyet tazminatı istemine ilişkindir..., motorlu araç işleteninin,
bu aracın işletilmesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve genel hükümlere göre oluşan ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) limiti üzerinde kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesidir.Davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulmuş olup, sorumluluk sigortaları, TTK'nın 1473 vd maddelerinde düzenlenmiştir.TTK'nın 4/1-a. maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, TTK'da düzenlenen hususlar ticari davalardır.
TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme ise Asliye Ticaret Mahkemeleridir.
TTK'nın 4/1-a ve 5. maddesi hükümleri karşısında, mutlak ticari nitelikteki bu davanın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.Bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa;
sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında yargılama usulüne ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir.Bu durumda, gerek davalı gerçek kişiler ve gerekse davalı sigorta şirketinin sorumluluğu aynı maddi olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunlu olup bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1890, K. 2024/1839, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama