KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/235
- Karar no
- 2025/629
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/11/2024
- Numarası
- 2024/139 Esas- 2024/880 Karar
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 02/08/2014 tarihinde tek taraflı kaza da ... ve ...'ın ağır biçimde yaralandıklarını, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi ...
Sigorta Şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Poliçesi kapsamında sigortalandığını, davacı ... ve ... için şimdilik (kişi başı 25 TL olmak üzere) toplam 50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, kişi başı 25 TL olmak üzere toplam 50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, kişi başı 25 TL olmak üzere toplam 50 TL bakıcı giderinin olay tarihinden başlamak üzere mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
alacağın zamanaşımına uğradığını, huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle.
KTK'nin 109. maddesinin gayet açık ve net olduğunu, iş bu trafik kazalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı uygulanacağını, dava konusu olayda kazanın 2014 de olduğu için zamanaşımı süresinin 2024 de dolduğunu, yerel mahkemenin lehe olan 10 yılı uygulaması gerekirken 8 yılı uygulayıp davayı reddetmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.İlk derece mahkemesinin 08/01/2025 tarihli ek kararı ile, davacılar vekili tarafından 11/12/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf edildiği, ancak istinaf harçlarının ve masraflarının yatırılmamış olduğu, istinaf harç ve masraflarının yatırılması için davacı vekiline 12/12/2024 tarihinde muhtıra yazıldığı,
muhtıranın davacı vekiline 18/12/2024 tarihinde tebliği edildiği, ancak muhtırada belirtilen eksik harçların HMK'nin 344. maddesinde belirtilen 1 haftalık sürede tamamlanmadığı anlaşılmış olduğundan davacılar vekilince yapılmış olan istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde.
13/12/2024 tarihinde gelen tebligatın içeriğinde kendi istinaf başvuru dilekçesi olduğunu, istinaf dilekçesini verdiği tarihte ilgili harçların taraflarınca ödendiğini, kendisine uygun bir harç muhtıra tebliğinin söz konusu olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olayda, davacı vekilince, İlk Derece Mahkemesinin kararının istinaf edildiği,
istinaf harç ve masrafı için 12/12/2024 tarihli muhtıra hazırlandığı ancak davacı vekiline 18/12/2024 tarihide muhtıranın değil istinaf dilekçesinin tebliğ edildiği, ardından Mahkemesince davacı vekili tarafından muhtırada belirtilen süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, ek karar ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, davacı vekilince bu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmektedir.
O halde, davacı vekiline gönderilen muhtıra işleminin usulsüz olduğu ve gelinen aşamada muhtırada belirtilen giderin yatırıldığı görülmekle, davacının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek karar isabetsiz olup Mahkemece verilen ek kararın kaldırılmasına oy birliğiyle karar verildikten sonra davacı vekilinin asıl karara yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine geçilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
KTK'nin 109/2. maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nin 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 02/08/2014 tarihi ile dava tarihi olan 26/02/2024 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolduğu anlaşılmaktadır.
Davaya konu trafik kazası 02/08/2014 tarihinde meydana gelmiş olup, dava dilekçesi ve dosya içeriğinden uzamış zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır.
Somut olayda, yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/235, K. 2025/629, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama