KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Dosya no
- 2025/2464
- Karar no
- 2025/1945
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/07/2025
- Numarası
- 2024/194 (E) - 2025/584 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 31/12/2025
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı tazminatına ilişkin davada, davacı vekili belirsiz alacak davası olarak açtığı davanın dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10 TL tazminat talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; dava açıldıktan sonra davalının yaptığı ödeme nedeniyle davanın reddine ve davacı lehine 10 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ve bilirkişi raporu doğrultusunda 10.000 TL değer kaybı kabul edilerek bu miktar kadar vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava dilekçesinde belirtilen dava değerinin 10 TL olması, yargılama aşamasında davalı tarafça bilirkişi raporu doğrultusunda 10.000 TL ödeme yapılması,
davacının dava değerinin ıslah etmeyip yapılan ödemeyi kabul etmesi, harçlandırılmayan dava değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi olanağının bulunmaması karşısında davacı vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı, ancak davalının yaptığı ödeme üzerine "konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar vermesi gerekirken, "davanın reddine" karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olduğu değerlendirilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/2464, K. 2025/1945, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama