KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Dosya no
- 2025/2504
- Karar no
- 2025/1936
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 12/06/2025
- Numarası
- 2023/636 Esas - 2025/531 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.211 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının 17/09/2013 tarihinde motosiklet ile seyir halinde iken davalı .........'ın kullandığı aracın çarpması sonucu yaralandığını, olayla ilgili Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/55 Esas sayılı dosyasında 06/06/2018 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek belirsiz alacak davası olarak 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL bakıcı gideri ve 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve...AŞ'den, 50.000 TL manevi tazminatın da davalı ...'dan tahsilini talep etmiş,
07/05/2025 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle 11.705,81 TL geçici 1.577.977,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesini istemiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: dava açılmadan önce ibraname karşılığında davacıya ödeme yapıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: "Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı davasının kabulü ile.
11.705,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.577.977,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatını olmak üzere toplam 1.589.683,21 TL tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından temmerrüt tarihi olan 02/12/2014 tarihinden itibaren, davalı ... bakımından kaza tarihi olan 17/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti bakiye 199.705,81 TL ile sınırlı olmak üzere), davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile.
25.000,00 TL manevi tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 17/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının bakıcı gideri talebinin reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı...Anonim Şirketi vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı...Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; taleplerin zamanaşımına uğradığını, mahkemece poliçe teminat limitinin dikkate alınmadığını, tedavi giderlerinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, yargılama giderleri hesaplanırken sigorta şirketinin sorumluluğunun gözetilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dosya içeriği ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigorta şirketinin dava öncesinde yaptığı ödemelerin gözetilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik, bakıcı gideri tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. fıkrasında ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise,
bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.Davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. TBK’nin "Zamanaşımının kesilmesi" başlıklı 154. maddesinde. "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:1.
Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.
2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" şeklinde, 156/1 inci maddesinde; " Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar." ve 157/1 inci maddesinde ise ;"Bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar" şeklinde düzenlenme mevcuttur.
Davacı tarafça eldeki dava ile aynı konuda ve yine aynı davalılara karşı Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/55 Esas sayılı dosyasında açılan davada 06/06/2018 tarihinde 2018/376 karar sayılı ilamla davanın HMK'nin 150/a maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Açılmamış sayılan dava, iş bu davanın zamanaşımını kesen bir dava olarak kabul edilemez.
Zira davanın açılması ile meydana gelen zamanaşımının kesilmesi durumu, davanın açılmamış sayılması ile hükümsüz hale gelir. Dolayısıyla davanın açılmamış sayılması ile davacı tarafça, dava hiç açılmamış gibi düşünülmesi gerekir.
Dava açılması zamanaşımını kesen nedenlerden olmakla birlikte, açılmamış sayılmasına karar verilen bir dava hiç açılmamış sayılır ve bütün neticeleri ile ortadan kalkar.Yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde somut olayda, kaza 17/09/2013 tarihinde meydana gelmiş ve eldeki dava 14/09/2023 tarihinde açılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, aynı konuda açılıp mahkemece açılmamış sayılmasına karar verilen davanın açılmasıyla zamanaşımı kesilmemiştir.
Diğer yandan, davalı sigorta şirketinin kazada yaralanan davacı için 02/12/2014 tarihli 62.000 TL ödeme yaptığı konusunda uyuşmazlık yoktur.
Bu durumda sigorta şirketi bakımından sekiz yıllık dava zamanaşımı süresi ödeme tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar geçmiş olup davalı sigorta şirketinin cevap süresi içinde zamanaşımı defiinde bulunduğu göz önüne alınarak bu davalı yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçeyle zamanaşımı defiinin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş, buna göre aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/2504, K. 2025/1936, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama