KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2021
- Dosya no
- 2021/929
- Karar no
- 2021/748
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 09/04/2021
Karar Metni
1.154 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2020 tarih ve 2019/644 Esas - 2020/172 Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın dairemize tevzi edildiği anlaşılmakla, dosya ve ekleri incelendi.
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı firma ...
LOJİSTİK A.Ş.'de tır şoförü olarak 09.02.2019 tarihinde çalışmaya başladığını ve 27.09.2019 tarihinde de iş akdine son verdiğini, davalı firma müvekkilinden işe girerken 10.000,00 Euro bedelli teminat senedi imzalamasını istediğini ve sözleşmeye ek olarak 10.000,00 Euro bedelli teminat amacı taşıyan senedi de elde ettiğini, davacı müvekkilinin işi gereği yaptığı 02.05.2019 tarihli İtalya seyahati sırasında kullanmakta olduğu şirkete ait olan tırla İtalya'da kaza geçirdiğini, kaza sonrası İtalya'da gerekli yerel emniyet güçleri tarafından kaza ile ilgili tutanaklar tutulduğunu,
işlemler tamamlandığını ve müvekkilinin olağan akışa uygun olarak ülkeye geri dönüş yapıldığını, davalı şirket bu kazadan sonra müvekkilline iletişime geçtiğini ve bahsedilen kaza sonucu şirketin 10.000,00-TL zarara uğratıldığını ve bu zararın davacı müvekkiline tarafından ödenmesi gerektiğini belirttiklerini, belirtilen bakiye miktarın 3.500,00-TL'sinin tahsilatını müvekkilinin şirket içi alacaklarından temin eden davalı şirket geri kalan 6.500,00-TL için 1.340,00 Euro bedelli senedi müvekkilinin rıza göstermese de çeşitli zorlayıcı söylemlerle müvekkiline imzalattırıldığını,
davalı şirket İtalya'da yetkililerin yasal olarak tuttuğu oldukları tutanakları ve kazaya ait sigorta belgelerini davacı müvekkiline hiçbir surette göstermediğini, ayrıca bu konuda davalı şirketin sigorta için birlikte çalıştığı sigorta şirketinin zararın ne kadarını karşıladığını ya da yukarıda belirtilen 10.000,00 TL'lik zararın neden ve nasıl oluştuğuna dair resmi bir belge sunmadığını, davacı müvekkiline bu hususlar hakkında bilgi edinmek istediğinde ve zarara karşılık 1.340,00 Euro bedelli senedi imzalamak istemediğinde davalı şirket tehditkar söylemlerde bulunduğunu, açıklanan nedenler tüm bu sebeplerle;
davalı taraf sebepsiz ve ispatı olmayan bir durum için müvekkiline bu senedi haksız yere imzalattırdığını, bu sebeple de huzurda görülmekte olan işbu davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davanın kabülü ile mahkemenin uygun görmesi halinde teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise uygun teminat karşılığında davalı şirketin elinde bulunan 1.340,00 Euro bedelli dava konusu senedin, iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, ödenmesini engeller mahiyette ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine;
müvekkili aleyhine başlatılması muhtemel bir icra takibinin durdurulmasına, davacı müvekkilinin davalı firmaya söz konusu senet borcunun olmadığının tespitine ve söz konusu senedin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev ve yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan Bakırköy İş Mahkemesine gönderilmesine, müvekkili şirket ...Lojistik A.Ş. yurt içi ve yurt dışı taşımacılık alanlarında hizmet sunduğunu, davacı 09.02.2019 tarihinden istifa ettiği 27/09/2019 tarihine kadar müvekkili şirkette şoför olarak istihdam edildiğini, davacının iddiasının aksine müvekkili şirket tarafından davacıdan teminat senedi alınmadığını, davacının delillerin arasında sunduğu 10.000,00.-Euroluk kısmen yırtılan senedin de müvekkili şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını,
davacıdan 10.000,00 Euro tutarlı teminat senedinin alınmadığını, bu sebeplerle davacının huzurdaki davasının reddinin gerektiğini., davacı 02/05/2019 tarihinde Avrupa seferi esnasında İtalya Trieste limanında kendisine zimmetli ... plakalı araca dorsenin düzgün takılmadığını, bu sebeple davacıya zimmetli araç hareket halindeyken çekici ve dorsenin zarar gördüğünü, bu esnada çekicinin yakıt deposu da hasar aldığını ve depodaki yakıtın da zayi olduğunu, bu hususta 08/05/2019 tarihinde davacının savunmasının alındığını ve söz konusu olayın kendi hatasından kaynaklandığını,
söz konusu olay sebebiyle müvekkili şirketin tüm zararına ilişkin borcu ödeyeceğini ifade ettiğini, bu hususta davacıya zimmetli ...plakalı araçta ve dorsede oluşan hasara ve dolayısıyla müvekkili şirketin uğradığı zarara ilişkin borcun ödenmesi bakımından davacı tarafından istifa ederken 1.140,00.-Euroluk senet imzaladığını, söz konusu borcu 30/12/2019 tarihine kadar ödeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından da söz konusu borcuna karşılık 1.140,00.-Euro bedelli senet kabul edildiğini, buna göre davacının iddiasının aksine 1.340,00.-Euro bedelli bir senet bulunmadığını,
yalnızca 02/05/2019 tarihli olaya ilişkin 1.1140.-Euro bedelli senet bulunduğunu, ancak bu senet davacıya zimmetli ... plakalı araçta ve dorsede oluşan hasara ve dolayısıyla müvekkili şirketin uğradığı zarara karşılık tamamen kendi rızası ile verilen bir senet olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı taraf kötü niyetli olduğundan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacı taraftan tahsiline, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "1-Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden Reddine, 2-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE gönderilmesine,,..."şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İlk Derece Mahkemesi'nce yazılan gerekçeli karar, taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir. İstinaf Kanun Yoluna yasal süresinde davalı tarafından müracaat edilmiştir.
Davalı vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde görev ve yetki itirazında bulunulduğunu, görevli ve yetkili mahkeme olan Bakırköy İş Mahkemesi dilekçemizde belirtilmiştir.
Ancak Sayın Mahkeme tarafından yazılan 12.03.2020 tarihli gerekçeli karar ile isabetli bir şekilde İş Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmişse de Sayın Mahkemece yetki itirazımız değerlendirilmemiş ve "...talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine..." karar verildiğini, davalı şirketin merkezi adresi dilekçe ekinde sunulan Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından da görüleceği üzere " ...
Arnavutköy/İstanbul" olduğundan mahkemenin yetkili Bakırköy İş Mahkemeleri olduğunu, davalının yerleşim yeri olan Arnavutköy ilçesinin iş uyuşmazlıkları yönünden adli yargı çevresi olarak Gaziosmanpaşa'ya bağlı olduğunu, Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak dosyanın usul ekonomisi bakımından istek halinde Bakırköy İş Mahkemeleri’ne gönderilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Bu açıklama çerçevesinde bakıldığında açılan dava; işçilik alacaklarına yönelik davadır. Dairemizce yapılacak istinaf incelemesine konu olan uyuşmazlık, davacının İlk Derece Mahkemesince karara bağlanan ve istinaf gerekçesi yapılan Yerel Mahkemenin görevli olup olmadığı hususu ve yetkili olup olmadığı hususudur.
Tüm dosya kapsamına göre Yerel Mahkemenin görevli olmadığı, yetki hususunun ise, görevli Mahkemece değerlendirilmesi gerektiği İlk Derece Mahkemesi kararının Dairemizce de benimsenmiş maddi deliller ve hukuksal gerekçelere dayandığı anlaşılmakla tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, davalı taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi, E. 2021/929, K. 2021/748, 8 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama