KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2021
- Dosya no
- 2020/1166
- Karar no
- 2021/659
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/04/2019
- Numarası
- 2018/508 Esas - 2019/431 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 31/05/2021
Karar Metni
1.134 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davalı Tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihyası istenen şirkette çalıştığını ve bu çalışmasından dolayı ihyası istenen şirket hakkında Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2007/1047 E sayılı ve Bakırköy 18. İş Mahkemesinin 2016/69 E sayılı dava dosyası derdest hizmet tespiti davası bulunduğunu, ihyası istenen şirketin tasfiye edilerek sicilden silindiğinin öğrenildiğini ileri sürerek adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin tasfiyesinin tamamlandığının bildirilmesi nediniyle sicilden silindiğini, tasfiyenin eksik bırakılmasının davalı tasfiye memurunun sorumlu bulunduğu, davanın açılmasına kendilerinin neden olmadığını savunarak aleyhlerine yargılama gideri hükmedilmemesini istemiştir. Davalı tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu ilk derece Mahkemesince dava hakkında, "İhyası istenen şirketin tasfiyesini tamamlayarak ticaret sicilinden 13/01/2011 tarihinde terkin edildiği ve bu hususun da tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır. İhyası istenen şirket aleyhine davacı tarafından Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2007/1047 E sayılı ve Bakırköy 18. İş Mahkemesinin 2016/69 E sayılı dava dosyası derdest hizmet tespiti davası açıldığı ve davaların derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Saptanan bu durum karşısında ihyası istenen şirketin terkin ile sona eren tüzel kişiliğinin yeniden kazandırılması ve ek tasfiyesi zorunludur. Diğer yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince talebin kabulü halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekir.
Mahkememizce terkinden önceki tasfiye memuru olan davalının, yeniden tasfiye memuru olarak atanması uygun bulunmuştur." gerekçesi ile şirketin ek tasfiye işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar ihyasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Ltd.
Şti.’nin tasfiyesine karar verildiği hususunun 15.12.2009 tarihinde tescil edilmiş ve 13.01.2011 tarihinde de tasfiyesinin tescil edilmiş olduğunu, davada bu şirketin hukuken var olmamasına rağmen davalı olarak gösterildiğini, kararın öncelikle bu bakımdan ortadan kaldırılması gerektiğini, davanın açılma sebebi olan dava dosyalarında şirket, ticaret sicilinden 13.01.2011 tarihinde terkin edilmesine rağmen şirketin en son sicil adresine tebligat yapıldığını ve bu nedenle verilen kararın Yargıtay tarafından bozulup ihya işleminin yapılması gerektiğinin hükme bağlandığını,
dolayısı ile bu davanın açılmasına bizzat davacının eksik usuli işlem yapması, tasfiye memuruna tebligat gönderilmesini sağlamaması ve mahkemeyi yanlış yönlendirmesinin yol açtığını, müvekkili tasfiye memurunun yasal hasım konumunda olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından ortadan kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tasfiye sonucunda tasfiyenin sona erdiği tescil edilerek ticaret sicilinden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. Maddesi uyarınca ek tasfiye davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, tasfiye memurunun ihya yargılaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olup olmadığı noktasındadır. İhyası istenen Tasfiye Halinde ... Ltd.
Şti.’nin 09.12.2009 tarihinde tasfiyesine karar verilmiş olup, tasfiyenin sona erdiği 13.01.2011 tarihinde tescil edilerek ticaret sicilinden terkin edilmiştir. 6100 sayılı TTK'nın 547. maddesine göre; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescili istenebilir.
Bakırköy 18. İş Mahkemesi'nin 2016/69 esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından 04/11/2010 tarihinde, ihyası istenen şirketin de hasım gösterildiği hizmet tespiti davası açılmıştır. Bu davada 31.01.2018 tarihli celsede davacıya ihya davası açması için süre verilmiştir. Bakırköy 6. İş Mahkemesi'nin 2007/1047 esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından 10/08/2007 tarihinde, ihyası istenen şirket hasım gösterilerek işçilik alacaklarına ilişkin dava açılmıştır.
Bu davada eldeki dava dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir. Davacının açtığı bu davalarda yapılacak yargılama sonunda davanının kabulüne karar verilmesi halinde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir.
Somut olayda davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu, Bakırköy 18. İş Mahkemesi'nin 2016/69 esas ve Bakırköy 6. İş Mahkemesi'nin 2007/1047 esas sayılı dosyalarının sonuçlandırılabilmesi için ticaret sicilinden terkin edilmiş şirketin yeniden sicile tescili zorunludur.
Her ne kadar ihyası isten şirketin davalı olarak gösterildiğini beyanla kararın bu nedenle kaldırılması talep edilmiş ise de, yargılama aşamasındaki tüm tebligatların tasfiye memuruna yapılmış olup, bu durum hukuka aykırılık teşkil etmemektedir. 6100 sayılı HMK'nın Madde 326/1. maddesinede, Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
HMK'nın 353/1-ğ maddesine göre vekâlet ücreti de yargılama masraflarındandır. Davanın kabulüne karar verildiğinden, tasfiye memurunun yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olmakla birlikte şirketin tasfiye işlemlerini yürüten tasfiye memurunun yasal hasım olarak kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca Mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Buna karşın, ek tasfiyeye talepte gösterilen sebeple sınırlı olarak karar verilmesi gerekir. Mahkemece de şirketin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş olmakla birlikte infazda tereddüt oluşturacak şekilde ek tasfiyenin neleri kapsadığının hükümde gösterilmemesi isabetli bulunmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda.
Mahkemece şirketin ihyasına karar verilmekle birlikte ek tasfiyenin kapsamının tereddüte yer vermeyecek şekilde hükümde gösterilmemesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulü ile şirketin Bakırköy 18. İş Mahkemesi'nin 2016/69 esas ve Bakırköy 6. İş Mahkemesi'nin 2007/1047 esas sayılı dosyalarındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
31/05/2021
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1166, K. 2021/659, 31 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama