İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/1648 K.2024/241

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekilince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2020/1648Karar2024/241Tarih26 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.170 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Şubat 2024
Dosya no
2020/1648
Karar no
2024/241
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/03/2020
Numarası
2018/476 Esas - 2020/313 Karar
Dava
Tazminat (Rücuen Tazminat
İstinaf karar tarihi
26/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.170 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekilince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ...

Üniversitesi Santlar Kampüsünde yer alan mecuru 27/08/2012 tarihli sözleşme ile davalı ...A.Ş.den 5 yıllığına kiralanmış olduğunu,mecurun kullanımı müvekkili firma tarafından devam ederken her hangi bir tahliye kararı yokken ve müvekkili firma tarafından kiraları düzenli olarak ödenirken 27/07/2017 tarihinde işyerine gelen firma çalışanları ve şirket yetkilisi mecuru üniversite güvenlik görevlileri tarafından alınmamış kapıda bulunan güvenlik Amiri okulun Genel sekreterinin emri ile gece 00.00 itibarı ile müvekkili firma çalışanlarına ve yetkililerine ait olan üniversite giriş kartları iptal edilerek kendilerinin üniversite kampüsüne ve

mecura girmelerin engellendiğini, bu hususun sonlandırılması hususunda ... Üniversitesine gönderilen ihtarnameye cevaben içeri alınmamasını gerekçe olarak sözleşmenin sona ermesinin gösterildiğini bildirerek sözleşme edimlerini yerine getirmeyen davalılardan 366.000,00TL maddi, 20.000,00TL manevi tazminat olmak üzere toplam 386.000,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ...

Üniversitesi vekili cevap dilekçesinde özetle; işletme sözleşmesi ve Geçici Süreli İşletme Sözleşmelerinin süresinin sonra ermesiyle davacı yanın işletme haklarının sonra erdiğini, işletmenin teslimi için tahliye kararının gerekmediğini, dava dışı ... firmasından devralınan 15.06.2007 tarihli 10 yıllık İşletme Sözleşmesinin 15.06.2017 tarihinde dolduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacının iddiaları aksine bir sözleşmesi değil, “Geçici Süreli İşletme Sözleşmesi” olduğunu, ticari bir konuda imzalanan ticari bir sözleşme ile ilgili tahliye kararı verilmesine gerek olmadığını,

davacının sözleşmenin bitmesinden sonraki 27 Temmuz-25 Ağustos dönemine ilişkin ciro bedeli olarak 156.000,00TL talep ettiğini, ancak yürürlükte olmayan bir sözleşmenin yerine getirilmediği bahsi ile ciro bedeli talep edilmesinin herhangi bir hukuki temelinin bulunmadığını, davacının bu yöndeki iddialarının reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle davacının ciro kaybı olarak talep ettiği zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının personeli ile ilgili giderleri de müvekkilinden talep etmesinin abesle iştigal olduğunu, müvekkilinin davacı yana eşyalarını alması için defalarca sözlü ve yazılı ihtar ettiğini,

ancak davacının eşyaları teslim almaktan imtina ettiğini, kalan eşyaların işbu dava açıldıktan sonra davacı tarafça teslim alındığını, müvekkilinin davacı yana karşı herhangi bir haksız fiilinin ika edilmediğini, sözleşmenin süresinin dolacağını bilen davalının basiretli bir tacir gibi ticari eylemlerinin ayarlaması gerektiğini, davacı şirketin çeklerinin arkasının yazılmasının müvekkili ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... Tic. AŞ’nin davalı ...

Üniversitesi’nin 15.06.2007 tarihli kira sözleşmesi ile Santral kampüsündeki bir kısım yerleri kiraladığını, ilerleyen dönemde dava dışı ... şirketinin mezkur sözleşmesindeki yetkisine istinaden bahse konu kira sözleşmesini müvekkili şirkete devrettiğini, müvekkilinin işbu yerleri bir süre işlettikten sonra davalı üniversitenin onayıyla davacı yana tahsis ettiğini, davalı üniversitenin sözleşmenin bitimine 28 gün kala hem müvekkili şirketin hem de davacı yanın elemanlarını geçerli bir neden göstermeksizin ...

İstanbul kampüsüne almadığını, davacının kampüse alınmaması ve davalı üniversitenin mecura zorla girmesinin müvekkilinin eylem ve işlemleri nedeniyle olmadığını, bu durumdan müvekkili şirketin de yeterince mağdur olduğunu, ancak davacının müvekkili şirkete ihtarname keşide ettiğini, davacı yana verilen cevapta, aynı mağduriyeti yaşadıklarını, arzu ederlerse işbirliğinde bulunabileceklerinin bildirildiğini, davacının davalı üniversitenin kusurlu hareketleri ile 28 gün önce fiili olarak mecuru tahliye ettiğini, bu süre içinde de davacının müvekkili şirkete herhangi bir kira ödemediğini,

müvekkilinin davalı yana borçlu olmadığı gibi alacaklı olduğunu, davacının talep ettiği 366.000,00 TL maddi, ve 20.000,00 TL maddi zararının kabulünün mümkün olmadığını, zira bahse konu zararın ispatı noktasında dosya içeriğinde herhangi bir delil bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacı ve davalı .... AŞ arasındaki Geçici Süreli İşletme Hakkı Sözleşmesinin 31.01.2017 tarihinde kendiliğinden sona ereceği hususu 3.maddede hüküm altına alınmış ise de fiilen sözleşme ilişkisinin 27.07.2017 tarihine kadar devam ettiği, aynı şekilde devrin konusu olan Davalı ...

Üniversitesi ve dava dışı ... şirketi ile dava dışı ... şirketi arasında imzalanan 15.06.2007 tarihli sözleşmenin 15.06.2017 tarihinde sona ereceği bu sözleşmede düzenlenmiş ise de, bu tarihten sonrada işletme ve işletme devri ilişkisinin devam ettiği; tüm bunlara göre tarafların fiili açık iradelerinin sözleşmelerin devamı niteliğinde olduğu ve bu nedenle hem işletme sözleşmesinin hem de geçici devir sözleşmesinin belirsiz süreli haline gelmiş olduğu olduğu anlaşılmıştır.

Belirsiz süreli sözleşmelere dönen sözlemelerin olağanüstü feshinde, sözleşme niteliğine göre verilmesi gereken ihbar süresine tekabül eden zararların istenebilmesi mümkün olup, 27.07.2017-25.08.2017 arası 30 gün ihbar süresi için sözleşmenin niteliğine göre makul bir süre olarak kabul edilmiştir.

Bilirkişi ek raporunda 2017 yılı için toplam da hasılat kaybının yıl bazında yapıldığı ancak bir üst paragrafta açıklandığı gibi belirsiz süreli sözleşmenin feshinde, sözleşme niteliğine göre verilmesi gereken ihbar süresine tekabül eden zararların istenebilmesi mümkün olup, 27.07.2017-25.08.2017 arası 30 gün ihbar süresi için sözleşmenin niteliğine göre makul bir süre olup, bu süreye isabet eden kazanç kaybı ise 9.441,41 TL'dir.

Personel giderleri ve zayi olan malzemeler nedeniyle tazminat talebinde de bulunulmuş ise de ispat külfeti davacıda olup, davacı ispat yükünü yerine getirememiştir.

Davacı maddi tazminat talep etmiş ise de MK.’nın 24. Maddesi ve BK.’nun 49. Maddesinde belirtilen manevi zarar kişisel çıkarlarında uğradığı eksilme olup, şirketin manevi tazminata hak kazanabilmesi için bir tüzel kişinin haklarından olan (adı, şerefi, onuru ve itibarı) varlıklarına yapılan saldırının bu manevi değerlerinde eksilmeye neden olması gerekmekte olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 9.491,41-TL'nin 27.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...

Üniversitesinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istem ile davalı ... açısından bu istemin reddine, Manevi tazminat talebinin reddine, " karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalı .... A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemece, davalı ... A.Ş. hakkındaki taleplerimiz hiçbir gerekçe gösterilmeden "... davalı ... hakkında bu istemin reddine" şeklinde reddi anayasa, 6100 s.lı yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, her iki davalı hakkında talep ettiğimiz manevi tazminat taleplerimizin reddine karar verilmesi yasaya ve yargı kararlarına aykırı olup manevi tazminat talebimizin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı ...

Üniversitesi yönünden verilen maddi tazminat talebimizin kısmen kabulüne dair karar ise dosya kapsamına, kanuna aykırı olup kararın talebimiz gibi kurulması gerektiğini, davalılar yönünden "... personel giderleri ve zayi olan malzemeler nedeniyle tazminat talebinde de bulunulmuş ise de ispat külfeti davacıda olup, davacı ispat yükünü yerine getirememiştir." şeklindeki gerekçe ile verilen red kararı dosya kapsamına ve kanuna aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini,

belirtilen sebeplerle yapılacak olan istinaf incelemesi ile kanuna aykırı olan İstanbul 14 Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.03.2020 gün ve 2018/ 476 Esas ve 2020/ 313 K sayılı kararının istinaf konusu yapılan talepleri yönünden kaldırılarak davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle. Davalı üniversite, ile müvekkilim ....

A.Ş. arasında devren münakit olan sözleşme, bir kira sözleşmesi olduğunu, dosya içinde bulunan sözleşmenin (Delil No:1) 5.maddesi "kira bedelleri ve gelir paylaşımları" üst başlığını taşıdığını, yine sözleşmenin 5.1.maddesi "belli edilen aylık kira bedelinin fatura mukabili ödeneceğini" hüküm altına aldığını, ilaveten yine bu maddede kira paralarının hangi yıllarda ne miktarda olacağı dahi tespit edildiğini, ifade etmiş olduğum bu unsurları dikkate alındığında sözleşmenin bir kira sözleşmesi olduğu açık biçimde belli olduğunu,

mahkemenin bu sözleşmeyi tacirler arasında her hangi bir ticari sözleşme olarak kabul etmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı ile müvekkilim şirket arasındaki sözleşme incelendiğinde bu sözleşmenin bir alt kira sözleşmesi olduğunu, böyle olunca alt kira sözleşmesinin, kiracının mecurda bulunması halinde devam edebileceğini, müvekkilim şirkette davalı üniversite tarafından kampüste uzaklaştırılmış, haksız olarak sözleşmesi fiilen bitirildiğini, hukuki tavsif ve tanımlamanın bu esaslara göre yapılması gerekirken aksi şekilde hareket edilmesi bariz takdir hatası olduğunu,

müvekkilim açısından karar sonucu doğruysa da sonuca varmak için izlenen yol hatalı olduğunu, dava 366.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminat istemiyle açılmış, Harçlar Kanununa göre hesaplanan miktarda nispi harç ödendiğini, maddi tazminat davası müvekkilim açısından tamamen ret edildiğini, hal böyle olunca, müvekkilime ödenmek üzere maddi tazminat yönünden nispi vekalet ücreti hesaplanmak yerine maktu vekalet ücreti hesaplandığını, y,asaya ve hukuka aykırı bu hesaplama ve kabule itiraz edildiğini, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/476E., 2020/313K.

12.03.2020 tarihli kararın bozularak ortadan kaldırılmasına, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davalı üniversitenin geçerli bir neden olmaksızın işletme hakkı devrine ilişkin sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle ciro kaybı, personel giderleri (çalışmadıkları halde verilen, fesih, ihbar ücretleri), zayi olan malzeme nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinin belirsiz süreli hale gelmiş olduğu,

sözleşmenin olağanüstü feshinde, sözleşme niteliğine göre verilmesi gereken ihbar süresine tekabül eden zararların istenebilmesi mümkün olduğu 27/07/2017-25/08/2017 arası 30 gün ihbar süresi için sözleşmenin niteliğine göre makul bir süre olarak kabul edilmiş ve bu süreye isabet eden kazanç kaybı bedelinin kabulüne, davacının davaya konu ettiği personel giderleri ve zayi olan malzemeler nedeniyle tazminat ve manevi tazminat talebi yönünden ise davacının iddialarını ispatlayamadığından reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı ... şirket vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı Bilgi Üniversitesi ile dava dışı ... şirketi arasında, Kampüs Alanındaki Belirli Hizmetlerin İşletilmesi Sözleşmesi yapılmış, bu sözleşmede 3. kişilere işletme hakkı verilmesi hususunda ... tek otorite yetkisi de verilmiştir. Bu yetkiye istinaden ... 10 yıl işletme hakkı verilmiş, bu işletme hakkı daha sonra davalı ... şirketine devredilmiştir.

Davaya konu ''...'' cafenin işletmesi, davalı ... şirketi tarafından davacı ...'a geçici süreli işletme hakkı sözleşmesi ile devredilmiştir. Davalı ... üniversitesi ile dava dışı ... arasındaki sözleşmenin başlangıç tarihi 12/06/2007 tarihi olmakla sözleşmenin 9. maddesine göre sona erme tarihi 31/08/2017 tarihidir. Davacı ve davalı ....

A.Ş. arasındaki Geçici Süreli İşletme Hakkı Sözleşmesinin 27/08/2012 tarihli olduğu, mezkur sözleşme süresinin 01/10/2012 tarihinde başlayıp, 31/01/2017 tarihinde kendiliğinden sona ereceği hususu 3. maddede hüküm altına alınmıştır. Dava dışı ... şirketi ile davalı ... şirketi arasındaki işletme hakkının devrine ilişkin sözleşmenin bitiş tarihi 14/06/2017 olmakla davalı ... şirketinin davacıya gönderdiği Bakırköy ...

Noterliği'nin 09/03/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihbarnamesinde davacı ile davalı ... şirketi arasında yapılan 01/10/2012 başlangıç tarihli Geçici süreli işletme hakkı devri sözleşmesinin eki niteliğinde olduğu belirtilen 08/12/2016 tarihli protokollere göre taraflar arasında ihtilaf konusu olan davalı üniversitenin ... yerleşmesine dair sözleşmenin süresinin 25/08/2017 tarihinde sona ereceğinin bildirildiği görülmüştür.

Dosya kapsamında ihtarnamede belirtilen 08/12/2016 tarihli ek protokole rastlanmamıştır. 27/08/2012 tarihli sözleşmenin son sayfası incelendiğinde, davalı ... Üniversitesi’nin davacı ve diğer davalı ... arasında akdedilen alt işletme devrini 28/08/2012 tarihinde onayladığı anlaşılmıştır. Davalılardan ... şirketi ile davacı arasındaki 27/08/2012 tarihli Geçici Süreli İşletme Hakkı Sözleşmesi bulunması ve sözleşmenin 25/08/2017 tarihine kadar uzatıldığı anlaşılmakta ise de ...

Üniversitesinin buna onay verdiğine dair bir bilgiye dosya kapsamında görülmemiştir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 126. maddesinde, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir, düzenlemesi bulunmakta olup davacı ile davalı ... şirketi arasındaki bu sözleşme nedeniyle davalı ... şirketinin sözleşmeye konu yeri davacıya kullanıma hazır halde teslim etmesi gerektiği ancak bu yükümünü yerine getirmediğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, anlaşılmaktadır.

Buna göre mahkemece davalı ... şirketinin 09/03/2017 tarihli ihtarnamesinde belirtilen 08/12/2016 tarihli ek protokol dosyaya kazandırılmadan, davacının davaya konu maddi tazminat talepleri içindeki personel giderleri bakımından taraf şirketlerin ticari defter ve dayanakları ile SGK kayıtları üzerinde inceleme yine stok durumu talebi bakımından ise değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Yine ilk derece mahkemesince ek rapor alınmak suretiyle mecurun kullanımının engellendiği dönemde ciro kaybının olup olmadığı üzerinde durulması ve kâr kaybı hesaplanması bakımından sözleşme ifa ile bitse idi zarar

görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden yapması gereken zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden evvel feshedildiğinden süresinden evvel fesih nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarları toplamı indirilerek bulunan net kârın belirlenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir.(Yargıtay 3. HD'nin 2017/8044 E-2019/6138 K) Davacı taraf, üniversite binasına alınmaması sebebiyle ticari taahhütlerini yerine getiremediğini,

yaklaşık 13 adet çekin karşılıksız işlemi görmüş olduğunu ve ticari itibarının zedelendiğini iddia ederek davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Ancak, davacı manevi tazminatın şartlarının oluştuğunu ispatlayamamıştır.Sözleşmeye aykırılık nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 114/2. maddesi uyarınca haksız fiil hükümlerine göre manevi tazminat talep edilebilir ise de, bu halde sözleşmeye aykırılığın haksız eylem niteliğinde olması ve bunun sonucunda zararın doğması gereklidir.

Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak,

kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... şirket vekilinin istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı ...

A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvurusu bu aşamada incelenmediğinden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1648, K. 2024/241, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1648
Karar No
2024/241
Tarih
26 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/1649 K.2024/125
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1824 K.2024/291
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1860 K.2024/292
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1862 K.2024/273
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1874 K.2024/178
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/1882 K.2024/247

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.