KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2020
- Dosya no
- 2020/1715
- Karar no
- 2020/387
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26.02.2020
- Numarası
- 2018/789 Esas - 2020/191 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 03.12.2020
Karar Metni
938 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirketin suni deri, kumaş ve kimya alanında sektöründe öncü bir şirket olduğunu, davalının müvekkili şirket bünyesinde 06.07.2015–22.02.2017 tarihleri arasında, Pazarlama İletişim ve Marka Direktörü, Satış Direktörü ve son olarak vekaleten ...
Genel Müdürü görevi olarak çalıştığını, dolayısıyla iş akdi süresince üst düzey ve işveren vekili pozisyonlarında çalışmış olan davalının iş ilişkisi süresince müvekkili şirkete ait pek çok ticari hususta önemli bilgi ve belgelere ulaşım yetkisi ile hareket ettiğini, davalının işten ayrılmasının akabinde, İstanbul’da kurulu bulunan ve müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışmaya başladığını,
bu durumun taraflar arasında imzalanmış bulunan 06.07.2015 tarihli İş Sözleşmesi’ nin Rekabet Yasağı başlıklı 12. maddesinin açıkça ihlali mahiyetinde olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalı tarafça rekabet yasağı hükmünün ihlal edilmesi nedeniyle 174.779,60-TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin iş akdinin haklı neden olmaksızın davacı tarafça feshedildiğini, işe iade davasının müvekkili lehine sonuçlandığını ve kararın istinaf incelemesinde olduğunu, rekabet etmeme sözleşmesinin kanuni şartları taşımadığını, ayrıca Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hürriyetinin açık bir ihlali niteliğinde olduğunu, müvekkilinin halen çalışmakta olduğu şirketin Denizli 'de kurulu bir firma olduğunu, dolayısıyla rekabet yasağı kapsamında geçen coğrafi alan kısıtlamasının dışında kaldığını, yine davacının önemli bir zarara uğradığını veya uğrama ihtimalini ispatlaması gerektiğini, cezai şartın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davaya konu rekabet yasağı hükmünün sadece bir bölge ile sınırlı olarak değil davalının çalışma hürriyetini ortadan kaldıracak şekilde İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Bursa, Ankara, Antalya, Mersin, Kayseri, izmir, Gaziantep, Samsun, Trabzon, Adana ve Konya illeri rekabet yasağı kapsamına alındığı, bu çerçevede davava konu rekabet yasağı hükmünün TBK 445/1 hükmü gereğince geçersiz olduğu, ayrıca, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf sebeplerinde özetle; davalı ile imzalanan iş sözleşmesindeki rekabet yasağı hükmü geçerli olup, davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı hareket ettiğini, davalının, bütün bu bilgi ve sırları hali hazırda çalıştığı şirkette kullandığının dosya kapsamıyla kanıtlandığını, davalının yeni işvereni olan şirket, müvekkili şirketin müşterisi olduğundan, bu sebeple artık yer bakımdan sınırlandırmanın geçerli olup olmadığının tartışılmasının mümkün olmadığını, kaldı ki, mahkemece, TBK 445/2 maddede yer alan takdir yetkisinin neden kullanılmadığının, sınırlama yerine neden davanın reddine karar verildiğinin gerekçelendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı cezai şart alacağı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın reddine karar verilmiştir.İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ile bağlı kalınarak bunun dışında kamu düzenine aykırılık yönünden re'sen yapılmıştır. Davanın yasal dayanağı 6098 sayılı TBK'nın 444-447.maddeleri arasında yer almaktadır.
25/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1-a maddesine göre: " 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinde bakılır.
7036 sayılı yasa, 6102 sayılı TTK' dan sonra yürürlüğe girmiş ve TTK'nın 4/1-c maddesindeki düzenlemeyi değiştirmiştir. Özel nitelikte olan ve daha sonra yürürlüğe giren 7036 sayılı yasada, iş sözleşmesinin devamı veya sona ermesinden sonra açılan davalar ayırımı yapılmamış, aksine iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan her türlü uyuşmazlığın iş mahkemelerinde görüleceği belirtilmiştir.
Bu durumda, eldeki davanın 7036 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra 09.08.2018 tarihinde açılmış olmasına ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1-a maddesine göre, davaya bakma görevi İş Mahkemelerine ait bulunduğundan, ilk derece mahkemesince, iş mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. HMK 114. maddesinde, görev dava şartları arasında sayılmıştır.
HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesine gerek olmaksızın ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli Bakırköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1715, K. 2020/387, 3 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama