İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/1799 K.2023/1170

Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm…

Esas2020/1799Karar2023/1170Tarih2 Kasım 2023Okuma11 dk · 2.245 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Kasım 2023
Dosya no
2020/1799
Karar no
2023/1170
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/01/2019
Numarası
2016/1256 Esas - 2019/2 Karar
Dava
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
02/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.245 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında ... Mahallesi, ... Caddesi No:... Osmangazi/Bursa adresinde ve ... ili ... ilçesi ....

Mahallesinde kain ve tapuda ... ada ... parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işleticiliği hususunda 17/05/2013 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ve yine aynı tarihli çerçeve protokol akdedildiğini, davalı tarafın bayilik sözleşmesi ve çerçeve protokole ilave olarak düzenlediği ürün alım taahhütnamesi ile sözleşme süresince toplam 11.220 ton beyaz ürünü (kurşunsuz benzin+normal benzin+motorin) ... almayı, eksik kalan ton üzerinden 14 USD tutarında kar mahrumiyetini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini,

davalı tarafın bayilik sözleşmesinden doğan edimlerin doğrudan ya da dolaylı olarak yerine getirilmediğini öne sürerek sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin ve diğer hak, alacaklarına ilişkin her türlü talep hakkı saklı kalmak kaydıyla Protokol'ün 12. maddesi uyarınca tahakkuk eden 250.000,00 USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD'sinin temerrüt (ihtarname) tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline,

ürün alım taahhütnamesi uyarınca eksik kalan ürün miktarı için hesaplanan 95.869,00 USD kar mahrumiyeti alacağının şimdilik 1.000,00 USD'sinin temerrüt (ihtarname) tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalıya dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma günü T.K. 35. Maddesine göre usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... taraflar arasında tapuda ... Mahallesi, ...

Caddesi No:... .../Bursa adresinde bulunan akaryakıt istasyonunun işleticiliği hususunda 17/05/2013 tarihinde 5 yıl süreli standart bayilik sözleşmesi ve protokol akdedildiği, davalının ürün alım taahhütnamesi ile her sözleşme yılı asgari 2.244 ton olmak üzere toplam 11.220 ton beyaz ürünü (kurşunsuz benzin+normal benzin+ motorin) ...'den almayı, eksik kalan ton üzerinden 14,00-USD tutarında kar mahrumiyetini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, taraflar arasında akdedilen protokolün 12.c. maddesi gereğince davalı protokol hükümlerinin ihlali durumunda davacıya fesih tarihinde 250.000,00-USD cezai şartı davacıya ödemeyi kabul ettiği,

davalının 13/10/2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, taraflar arasındaki ihtilafın davacının, sözleşmenin feshi nedeniyle ürün alım taahhütnamesine göre sözleşme süresince eksik alınan ürün miktarı nedeniyle kar mahrumiyeti ve sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart bedeli talep etmesinden kaynaklandığı, yapılan bilirkişi incelemesine göre davacı şirketin 95.865,88-USD kar mahrumiyetinin bulunduğu, bunun 1.000,00-USD'lik kısmının talep edildiği, kar mahrumiyeti olarak talep edilen 1.000,00-TL'lik kısmın bilirkişi raporunda sözleşmenin 3. yılındaki kar mahrumiyeti olarak hesaplanan 22.601,42-USD'nin içinde kaldığı,

dolayısıyla Yargıtay'ın konu ile ilgili"...Uzun süreli akaryakıt sözleşmelerinde taahhüde aykırı davranış sebebiyle her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi için takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince ( ihtirazi kayıt ) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlı olup bunlar yapılmaksızın müteakip yılın ifası gerçekleşmişse bir önceki yıla dair cezai şart talep edilemez. (19. Hukuk Dairesi, E. 2017/2369, K. 2018/3447, T.

20.6.2018) şeklindeki içtihatının davacının kısmi olarak talep ettiği 1.000,00-USD'lik talebine bir etkisinin bulunmadığı, kısmi olarak talep edilen 1.000,00-USD cezai şartın davalının ticari açıdan mahvına tek başına sebep olmayacağı, davacının kısmi taleplerinde haklı olduğu, davalının fesih tarihi itibariyle temerrüde düştüğüne kanaat getirilerek davanın kabulüne" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taahhütnamenin 3. fıkrasında belirlendiği gibi bu tip sözleşmenin yıllık anlaşma dönemleri halinde olduğunu, bu hali ile bilirkişi tarafından her bir yıl için ayrı ayrı ne kadar ürün aldığı raporlanması gerekmekle birlikte belirttikleri emsal kararlar ile Yargıtay kararları gereği çekince konulmamış olması sebebi ile kar kaybı talep edilemeyeceğinden, bilirkişiden dönemler için tekrar rapor alınmasına gerek olmadığını, rapordaki aleyhe tüm hususlara itiraz ettiklerini, davacının eksik alıma rağmen cezai şart hakkını saklı tutmadan,

bu yönde ihtirazı kayıt da bulunmadan yani hiçbir çekince koymadan müvekkiline mal satışına devam etmiş olduğuna göre bir önceki yıla ait ceza koşulunu isteyemeyeceğini, davacının hakkını kötüye kullanarak kar mahrumiyeti için dönemsel olarak davalı müvekkili şirkete bildirim ve ihtarda bulunmadan cezai şart hakkını saklı tutmadan bu yönde ihtirazı kayıt da bulunmadan yani hiçbir çekinge koymadan ürün tedarik etmeye devam etmesinin hukuk düzenince korunacak bir davranış olmadığını, dava tarihinde davacının talep edebileceği çekince konulmuş bir kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı bulunmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi ve alım taahhüdünün ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, bayilik sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, sözleşmenin haksız feshine ve alım taahhüdünün ihlaline dayalı cezai şarta ilişkin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 17/05/2013 tarihinde 5 yıl süreli standart bayilik sözleşmesi, protokol ile alım taahhütnamesi imzalanmıştır.Davalı tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 13.10.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... Mahallesi ...

Caddesi ... ada ... parsel sayılı .../Bursa adresinde faaliyette bulunan akaryakıt istasyonuna ait bayilik sözleşmesinin feshedildiği ihtaren bildirilmiş, bunun üzerine davacı tarafından, bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiğinden bahisle protokolün 12.c.maddesi ve ürün alım taahhütnamesine dayalı olarak cezai şart alacaklarının tahsili istemiyle eldeki dava açılmıştır.Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle feshin,

haksız fesih olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir Protokolün 12. maddesinde davacı dağıtıcı yönünden haklı fesih nedenleri düzenlenmiş ancak bayi yönünden haklı fesih nedenlerine ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 126. maddesinde, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklının, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebileceği düzenlenmiştir.

Davalı bayi tarafından bayilik sözleşmesi, doğrudan ve dolaylı edimlerin yerine getirilmemesi üzerine görünen lüzum üzerine feshedilmiştir.Davalı bayi, doğrudan ve dolaylı edimlerin yerine getirilmemesini fesih nedeni olarak göstermiş ise de bu hususa yönelik delil ve ispatı bulunmamaktadır. Bu haliyle bayilik sözleşmesi 5 yıllık süresinden önce 13.10.2015 tarihinde davalı bayi tarafından haksız feshedilmiştir.

Bu sebeplerle davalı, bayilik sözleşmesinin haksız feshine bağlanan sonuçlardan davacı dağıtım şirketine karşı sorumludur.Sözleşmenin haksız feshine bağlı cezai şartın bu kapsamda incelenmesi gerekir. Sözleşmenin süresinden önce veya sözleşmede feshe imkan tanıyan nedenler dışında sözleşmeyi fesheden tarafın cezai şart ödemesi kararlaştırılabilir.

Protokolün 12.c maddesinde bayinin sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde bayi tarafından ...'e 250.000 USD tutarında cezai şart ödeneceği düzenlenmiştir. Yukarıda izah edilen sebeplerle sözleşmenin davalı tarafından feshi haksız olduğundan, davacının Protokolün 12.c maddesinde belirtilen cezai şart bedelini talep şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır.

Mahkemece davalının, protokolün 12.c maddesi kapsamında talep ettiği cezai şarttan sorumlu olduğuna ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.

Sözleşmede Alım Taahhüdünün İhlali bakımından da cezai şart kararlaştırılmış bulunmaktadır.Ürün Alım Taahhüdünün (a) bendinde anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesi halinde alım taahhüdünün yerine getirilmediği takdirde eksik ton başına 14,00 USD kar mahrumiyeti ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.

Ayrıca taahhütname de kar mahrumiyetinin anlaşmanın hitamında istenebileceği ve davalının buna muvafakat ettiği belirtilmiştir.Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir ve bu amaçla cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir.

Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur.Akaryakıt bayilik sözleşmelerinde (veya sözleşme eki taahhütnamelerde) yer alan “yıllık asgari alım taahhüdü”ne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nun 179/II. maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu niteliğindedir.TBK'nun 179/II maddesine göre;

“ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir.

TBK, “borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi” hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur. Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir.

TBK'nun 179/II. md. hükmü emredici yapıda olmayıp düzenleyici nitelikte olduğundan taraflar, yukarıda belirtilen iki hal dışında kalan eksik ifalarla, bütün ifa etmeme hallerinde de ifa ile birlikte cezai şartın istenebileceğini kararlaştırabilirler. (Bkz. Tunçomağ Kenan; age sh. 875 vd.. Eren Fikret age sh. 1173 vd.. Kılıçoğlu M. Ahmet age sh. 579 vd.. Günay Cevdet İlhan, Cezai Şart Ankara 2002 sh. 83 vd.. Uygur Turgut.

Açıklamalı – İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, İkinci Cilt 1990 sh. 740) TBK.'nun 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez.

Beş yıl süreli bir “akaryakıt bayilik sözleşmesinde (veya eki taahhütnamede) bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, TBK'nun 179/II. md. uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname göndermesi gerekir.

Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir.

Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Yani her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur. TBK’nun 179/II.

Maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Sözleşmenin feshi halinde hem cezai şart hem de kar mahrumiyeti ödeneceğini kararlaştırabilirler. Ancak sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu hallerde, Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T.

2012/19-670 E. 2013/171 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir(Yargıtay 19. HD'nin 04/12/2019 Tarih 2018/3380 E. - 2019/5428 K. Sayılı Kararı).

Davacı tarafça bayilik sözleşmesinin davalı tarafça feshedilmesine kadar olan üç yıllık sözleşme dönemi boyunca her yılın sonunda ihtirazı kayıt konulmadan mal verilmeye devam edildiğinden davacı şirket, davalının imzaladığı taahhütnamedeki asgarî alım miktarının yerine getirilmemesi hâlinde taahhütnamede yer alan kâr kaybının davalıdan istenmeyeceği yönünde davalı tarafta haklı bir güven oluşturmuştur.Davacı şirketin davranışları ile davalı bayide yarattığı güvenle çelişki oluşturacak şekilde eldeki davaya konu edilen kâr kaybını talep etmesi çelişkili davranış yasağını oluşturur ki,

böyle bir davranışın hukuken korunması beklenemez (Yargıtay HGK'nın 02.12.2020 Tarih, 2017/(19)11-917 E. - 2020/985 K. Sayılı Kararı) .Davacı taraf, alım taahütnamesinde kar mahrumiyetinin anlaşmanın hitamında istenebileceği ve davalının buna muvafakat ettiği yönünde düzenlemeler olduğunu ve dolayısıyla kar mahrumiyetinin anlaşma süresi sonunda tümden istenebileceğini ileri sürmüş ise de anlaşma süresinin sonunda tüm dönemlere ilişkin cezai şartın topluca istenebilmesi için dahi her dönem başında çekince konulması şarttır.

Davacının dayandığı düzenlemeler bu şartı kaldırır nitelikte değildir. Ne var ki davalı üçüncü yılda asgari alım taahhüdüne uymamış ve sözleşme 13.10.2015 tarihinde fesih gerçekleşmiştir. Sözleşmenin feshinden sonra davacının davalıya mal vermesi söz konusu olmadığına göre davacı üçüncü yıl bakımından asgari alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle cezai şart talep etmekte haklıdır.

Sözleşme 17.05.2013 tarihinde akdedilmiş olup, üçüncü yılı olan 17.05.2015-17.05.2016 tarihleri arasına ilişkin olarak davalının alması gereken ürün miktarı belirlenip talep edilebilecek cezai şart belirlenmelidir.Davalı bayi taahhütname ile üçüncü yıl için 2.244 ton ürün alacağını taahhüt etmiş olup, bu dönemde ise 629,613 ton ürün alınmıştır. Üçüncü dönemde sözleşmenin yürürlükte kaldığı 5 (beş) aya isabet eden taahhüt miktarı 935 tondur.

Buna göre eksik alınan akaryakıt miktarı 305,387 tondur. Ton başına cezai şart tutarı 14,00 USD olup, üçüncü dönem için eksik alınan ürün itibariyle toplam cezai şart tutarı 4.275,41 USD'dir. Davalı bayi sözleşmeyi yukarıda açıklandığı üzere haksız feshettiğine göre alım taahhüdünün ihlali nedeniyle kararlaştırılan cezai şarttan sorumludur. Bu durumda kısmi açılan davada mahkemece davanın taleple bağlı kalarak talebin kabulüne karar verilmesi soncu itibarı ile doğrudur.

Davanın kısmi dava olması ve cezai şarta ilişkin açılacak davada cezai şarttan indirim yapılıp yapılmayacağına ilişkin değerlendirme yapılabileceği, davalının bu yönde bir istinafı olmadığı da gözetildiğinde Dairemizce bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 183,67 TL harcın, alınması gerekli olan 734,66 TL harçtan mahsubu ile bakiye 550,99 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/11/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1799, K. 2023/1170, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1799
Karar No
2023/1170
Tarih
2 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1801 K.2023/1306
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1802 K.2023/1307
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/1803 K.2023/1686
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1804 K.2023/1171
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/1804 K.2023/1181
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1805 K.2023/1222

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.