KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Dosya no
- 2020/1811
- Karar no
- 2023/1241
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/09/2019
- Numarası
- 2016/1168 2019/714
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 20/11/2023
Karar Metni
1.527 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanın müvekkili şirket ile tedarikçi anlaşması yaptığını, bu çerçevede 25/06/2014 - 09/07/2016 tarihleri arasında 10 adet sipariş üzerine toplam 101.821,08 TL tutarında mal satıldığını, davalının daha sonra 5 adet mal siparişi verdiğini ve toplam 19.440,00 TL tutarında mal aldığını, müvekkili şirketin bu satışlardan dolayı 28.959,74 TL aylık ciro primi ödediğini, davalı yanın tüm bu alımlara karşılık toplam 51.114,98 TL ödeme yaptığını, bu durumda davalının müvekkiline 41.186,36 TL borcunun kaldığını, davalı yanın bakiye borca karşılık olarak malları iade etmek istediğini,
müvekkili şirketin de son kullanma tarihlerinin geçmiş olmasına rağmen malları kabul ettiğini, bu şartlarda davalının müvekkiline, teslim aldığı mallardan dolayı toplam 22.271,10 TL bakiye borcu kaldığını, ancak tüm çabalara rağmen borcun ödenmediğini, bu arada ... A.Ş.
Borçlu ...'i satın aldığını beyan ederek borca itiraz ettiğini, bu nedenle davalının itirazının iptalini, davalıya %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu edilen alacağın gerçekte mevcut olmadığını, bu hususun ticari defterlerde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, davacı tarafça alacak talebinde bulunulmasının iade faturalarının kayda alınmamasından kaynaklandığını, dilekçe ekinde sunulan cari hesap özeti incelendiğinde davacı yanın müvekkili şirkete 5.668,50 TL borcu olduğunu görüleceğini, bu alacağa ilişkin de tüm hakların saklı tutulduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi kat edilmeden ve mutabakat sağlanmadan cari hesap alacağının takibe konu edilemeyeceğini, muaccel sayılamayacak alacağın konu edildiği icra takibine itirazın haklı olduğunu beyan ederek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".. ticari defterler usulüne uygun tutuldukları takdirde sahibi lehine delil teşkil etmekte olup aksi takdirde aleyhe delil olabileceklerdir.Ayrıca bilirkişi raporlarına göre davalının kendi defterlerine göre kaydi olarak 16.668,52TL alacaklı göründüğü belirtilmiştir.
Davacı yan da kendi defterlerine göre kaydi olarak 22.271,10 TL alacaklı görünmektedir.Yani taraf defterleri birbiri ile uyuşmamaktadır. Davacı defterleri usulüne uygun kapanış tasdiki yapılmadığı gibi davalı yanın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olması karşısında davacı lehine değerlendirilmesi de mümkün görülmemiştir.
Öte yandan davalı kendi defterlerine göre kaydi olarak 16.668,52 TL alacaklı göründüğü belirtilmesi karşısında davalı yan tarafından davacı yana düzenlenen ancak davacı defterlerinde kayıtlı olmayan faturaların (toplam 13.429,00 TL olduğu belirtilen) davacı lehine değerlendirilse dahi sonucu etkisi olmadığı anlaşılmıştır. Davacı, alacağını somut delil ve belgelerle ispat edememiştir.
Tüm bu nedenlerle davacının alacaklı olduğunun kesin delillerle ispatlayamaması karşısında davanın reddine ve şartları oluşmadığından davalı kötü niyet tazminatı talebinin de reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin defterlerinin kapanış tasdiki olduğunu, mahkemenin gerekçesinin gerçek olmadığını ancak dosyada alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin defterlerinin görülmediği ve incelenmediği belirtilmişken müvekkilinin defterlerinin kapanış tasdiki olmadığının nereden çıktığını, üstelik dosyada olmayan ve gerçek olmayan bu tespite dayanarak mahkemenin davayı ret ettiğini, bilirkişinin müvekkilinin adresine giderek görevini yapmasının ihtar edilerek dosyanın yeniden bilirkişiye sevk edilmesi gerekirken Mahkemenin bunu yapmadığını,
Mahkemenin sanki bilirkişinin müvekkilinin defterlerini incelediği ve kapanış tasdiki olmadığı gibi bir nedenle davanın ispatlanamadığına hükmettiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağının karşı taraf defterlerinde de görüldüğünün açıklandığını ve haklılığının ortaya konulduğunu fakat sadece defterlerin kapanış tasdiki olmaması nedeniyle lehlerine delil olamayacağından davanın ret edilmesinin yasaya aykırı olduğunu beyan ederek Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına, masraflarla vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda da belirtildiği üzere davacı defterlerinde usulüne uygun kapanış tasdiki yapılmadığı gibi müvekkili şirketin usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olması karşısında davacı lehine değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
dosya kapsamına alınan üç bilirkişi raporunda da davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli kapanış tasdiki onayına sahip olmadığının belirtildiğini ve davacının bilirkişinin yerinde inceleme yapmadığından bahisle gerekçeli kararı istinaf kanun yoluna taşımasının hukuki bir dayanağa sahip olmadığını beyan ederek davanın esastan reddi ile davacının yapmış olduğu istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tedarik sözleşmesine dayalı açık (cari ) hesap alacağından kaynaklı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine yöneliktir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme. 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından ... Gıda San ve Tic.
A.Ş. hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında cari hesap alacağı sebebine dayalı olarak 22.271,10 TL asıl alacak, 2.649,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.920,29 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatılmış, ... Ticaret Merkezi A.Ş. tarafından ... Gıda San ve Tic. A.Ş.'nin önce hisselerinin satın alındığı, sonra birleşme işleminin gerçekleştiği , bu nedenle ... Alışveriş isimli şirketin ...
Ticaret Merkezi A.Ş.olduğu beyan edilerek borcun bulunmadığı yönünde borca ve faiz ile tüm ferilere itiraz edilmesi üzerine takip durmuştur. Eldeki davada taraflar arasında tedarik sözleşmesi kapsamında satım ilişkisinin bulunduğu hususu ihtilafsızdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davacının açık (cari) hesaptan kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamına alınan 10.08.2017 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda davacı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı şirketin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının davacıdan 16.668,52 TL alacaklı olduğu; itiraz üzerine alınan 21.02.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı şirketin sunduğu ticari defterlerin açılış onayına sahip olmakla birlikte kapanış onayına sahip olmadığı, farklılığın davacı kayıtlarına intikal etmeyen ve davalının düzenlediği iade faturalarından kaynaklandığı, davacının davalıdan 22.271,10 TL alacaklı olduğu.
Mahkemece davalı vekiline davacı defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturalarının dayanak belgelerinin sunulması için süre verilmesinden sonra alınan 03.04.2019 tarihli ikinci ek raporda davacının defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturalarının tutarının 13.429 TL olduğu, iade faturalarının örneklerinin dosyada bulunmadığı, fatura içeriği ve ilişkili sevk irsaliyelerine dair tespit yapılamadığı belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK'nun ile HMK'nın 222. maddesi amir hükümlerine göre davacı şirketin 2014-2015 yılına ait yasal ticari defterlerinin delil kudretine haiz olmadığı ancak davacının defterlerine göre davalıdan 22.271,10 TL alacaklı olduğu, davacı defterlerinde yer almayan iade faturalarının dayanak belgelerinin davalı tarafça sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı defterinde kayıtlı olmayan 14.074,56 TL, 7.200,58 TL, 2.216,16 TL, 5.482,08 TL tutarlı satış faturalarının incelenmesinde bu faturalara konu malların ... San ve Tic. A.Ş'ye teslimine ilişkin teslim alan ibaresi altında kaşe ve imza bulunduğu, davalının irsaliyeli bu faturalara ilişkin açıkça imza inkarının olmadığı anlaşılmakla davacının bu faturaları, davalı aleyhine, davacı lehine delil teşkil edecektir.
Ancak davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı defterinde kayıtlı olmayan 1.944 TL, 11.003,04 TL ve 24.555,96 TL tutarlı satış faturalarının incelenmesinde ... Gıda San ve Tic.
A.Ş'ye teslimine ilişkin teslim alan ibaresi altında kaşe ve imza bulunmadığı, bu faturalara konu malların teslimine ilişkin ispat yükü kendisinde olan davacının bu hususta herhangi bir yazılı delil sunmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davacının bu faturaları davalı lehine, davacı aleyhine delil teşkil edecektir.
Bu durumda davacı tarafça düzenlenen ve her iki tarafın defterlerinde kayıtlı satış faturaları ile davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalıya teslim edildiği kabul edilen satış faturaları toplamından, davacı defterlerinde kayıtlı ... San ve Tic. A.Ş lehine cari hesaptan mahsup edilen ciro primleri, iade faturaları ve davacıya yapılan ödemelere ilişkin tutarın düşülmesi sonucu davacının davalıdan alacaklı olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Mahkemece her ne kadar davacı defterlerinin davacı lehine değerlendirilmesinin mümkün görülmediği, davalı defterlerine göre davalı lehine tespit edilen alacaktan davacı defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturalar davacı lehine değerlendirilse dahi sonucu etkisi olmadığı davanın reddine gerekçe olarak gösterilmiş ise de mahkeme kararı sonucu itibari ile doğru olduğundan bu yöne değinilmekle yetinilmiştir. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1811, K. 2023/1241, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama