KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/1940
- Karar no
- 2023/1354
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/02/2020
- Numarası
- 2014/779 Esas - 2020/75 Karar
- Dava
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 07/12/2023
Karar Metni
2.198 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile davalı arasında davalının Çay ilçesinde yer alan fabrikası için 13/10/2009 tarihinde ilk gaz alım tarihi olan 18/11/2009' dan başlamak üzere 5 yıl süreli.
Bolvadin ilçesinde yer alan fabrikası için 04/08/2010 tarihinde, ilk gaz alım tarihi 12/10/2010' dan başlamak üzere 5 yıl süreli, LNG Satış ve Ariyet LNG Tesisi Teslim Sözleşmelerinin imzalandığını, sözleşmelerden birinin olağan sona erme tarihi 18/11/2014, diğerinin ise 12/10/2015 olduğunu, fakat muhatabın sözleşme hükümlerine riayet etmeksizin 10/02/2014 tarihli bildirimi ile sözleşmeleri sona erdirdiğini bildirdiğini, davalının sözleşmeyi süresinden önce ve haksız şekilde feshetmesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya keşide edilen ihtarname ile feshin haksız olduğu,
müvekkili tarafından tank ve tesisat kurulurken yapılan yatırım bedellerinin sözleşme süresinden geriye kalan kısım için iade edilmesi gerektiği, sözleşmenin 3.1.maddesi gereği davalının sözleşmenin olağan süresinin sonuna kadar aylık 750 Euro üzerinden hesaplanan bedeli ödemesi gerektiği, kar mahrumiyeti ve cezai şart talepleri saklı kalmak kaydıyla ihtar edildiğini, davalı tarafın cevabi ihtarnamesinde doğalgaz kullanımına geçtiği için sözleşmeleri feshettiğini, sözleşmelerin feshi nedeniyle herhangi bir talepte bulunmayacaklarını bildirdiklerini,
müvekkili şirket tarafından verilen cevabi ihtarname ile davalının müvekkili şirket ile sözleşme imzaladığı fabrikalarında doğalgaz kullanımına geçmediği, doğalgaz kullanımına geçtiği yerlerin sözleşme ile ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle yapılan feshin haklı bir nedene dayanmadığının ihtar edildiğini, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi üzerine müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, sözleşmenin süresinden önce davalının kusuru ile sona ermiş olması sebebiyle müvekkilinin bu kardan mahrum kaldığını, bu nedenlerle kar mahrumiyeti olarak şimdilik 5.00,00 TL'nin,
bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart olarak toplam 30.750 Euro' nun karar tarihindeki TCMB kuru üzerinden hesaplanacak şekilde olmak üzere, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan yatırım bedelinin iadesine ilişkin olarak toplam 10.250 Euro' nun karar tarihindeki TCMB kuru üzerinden hesaplanacak şekilde olmak üzere, şimdilik toplam 124.351,00 TL' nin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16/10/2018 tarihli dilekçesi ile kar mahrumiyetine ilişkin taleplerini Çay ilçesinde yer alan tesis açısından 2.500,00 TL yerine 5.866,53 TL, Bolvadin ilçesinde yer alan tesis açısından 2.500,00 TL yerine 6.349,69 TL olarak toplam kar mahrumiyeti taleplerini 12.216,22 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Tarafların aralarında bir LNG alım- satım sözleşmesi imzaladıklarını ve bu sözleşmeye istinaden sözleşme süresi içerisinde yüklü bir alım yapıldığını, müvekkili şirketin sözleşme imzalandığında Afyonkarahisar ili Çay ilçesinde sanayi sitesinde faaliyetine devam ettiğini, bu tesise ilaveten müvekkili şirketin Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesinde bir tesis daha kiralayarak üretimine devam ettiğini, müvekkili şirketin üretim yaparken kullandığı doğalgaz ihtiyacını karşılamak maksadıyla davacı şirket ile sözleşme aktedildiğini ve bu sözleşmeye istinaden üretim tesislerinde kullanılmak üzere LNG alımı yaptığını,
müvekkilinin davacı şirkete bu alıma istinaden toplamda.
2011 yılında 700.809,39 TL, 2012 yılında 847.922,45 TL, 2013 yılında 586.166,69 TL ödemeyi hiçbir gecikmeye mahal vermeden ödediğini, taraflar arasında herhangi bir problem yaşanmadığını, müvekkilinin mevcut tesislerde üretim yapmanın zorlukları, tesisin küçüklüğü, fabrikaya uygun olmayışı ve müvekkili şirketin mülkü olmaması sebepleri ile şirketin yeni bir yatırım yapma kararı aldığını ve bu minvalde üretim tesisini halen üretim yaptığı yere taşımaya karar verdiğini, söz konusu bu yer için yatırım teşviki de alan müvekkili şirketin 55.000 m²' lik alanda 7.000 m²' lik kapalı alan fabrika inşa ettiğini,
bu tesiste hat doğalgazı da bulunduğu için müvekkili şirketin LNG ihtiyacının kalmadığını, sözleşme gereği davacı tarafın hat doğalgazından elde edilecek doğalgaz birim fiyatı ile aynı şartlarda doğalgaz temin edilip edilemeyeceği hususunda görüşmeler yapılmış olsa da müspet bir sonuç alınamadığı için müvekkili şirketin çareyi sözleşmeyi haklı feshetmekte bulduğunu, 10/02/2014 tarihinde müvekkili şirketin hat doğalgazına geçeceğinden bahisle sözleşmeyi sonlandıracağını yazılı olarak davacı şirkete bildirdiğini,
bununla birlikte davacı şirketin söz konusu müvekkil şirkete ait tesislerdeki LNG dolum tesislerini hiçbir yazılı bildirimde bulunmadan, haber dahi vermeden söktüğünü, tesisatın bütünüyle müvekkili şirketi ile bağını kestiğini, davacı şirketin, müvekkili şirketin taşınmasından dolayı borç altına sokmak istemesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı, mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Taraflar arasında yapılan sözleşmenin 14. maddesindeki hüküm şu şekildedir;“Sözleşme süresi içerisinde müşteri ulusal tüketim hattına veya yerel dağıtım şebekesine bağlanıp, doğalgaz kullanmaya başlayacak ise bu durumu en geç iki ay öncesinden İpragaz’a bildirecektir.
İpragaz, bu tarihte boru hattı ile doğalgazı ... veya diğer muhtemel doğalgaz tedarikçileri ile aynı ticari koşullarda müşteriye tedarik edebilecek durumda ise müşteri, doğalgazı İpragaz’dan almayı taahhüt eder. Bu durumda, yeni bir doğalgaz tedarik sözleşmesi yapılması şartı ile, işbu sözleşme kendiliğinden fesh edilmiş olacaktır.
Söz konusu tarihte İpragaz, doğalgaz tedarik edebilecek durumda değilse veya ... veya diğer muhtemel gaz tedarikçileri aynı ticari koşulları sağlayamıyor ise, işbu sözleşme kendiliğinden sona erer.”Bu bağlamda; davalı taraf 10.02.2014 tarihinde; her iki tesisin hat doğal gazı olan adrese taşındığını, hat doğal gazına geçilmiş olduğundan mevcut tankların kullanılmayacağını ve LNG alımı yapılmayacağını davacıya yazılı olarak bildirmiştir.
Bu bildirim karşısında, bildirim tarihinde boru hattı ile doğal gazı ... veya diğer muhtemel doğal gaz tedarikçileri ile aynı ticari koşullarda -davacının davalıya- doğal gaz tedarik edebilecek durumda olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge mevcut değildir.
Anılan sözleşme maddesinde "müşteri" nin (davalının) doğalgaz kullanımına başlayacak olması ya da başka bir tüketim hattına geçme durumu değerlendirilmiş, yalnızca varolan mevcut adreste bu durumun geçerlilik arzedeceğine ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Davalı tarafça, daha uygun ticari şartlarda gaz kullanımı yapılması ihtimalini düzenleyen sözleşmenin bu maddesine göre, davalının mevcut adresten başka bir adrese geçmesi de öngörülebilir niteliktedir.
Tarafların konumu itibarı ile, sözleşmede davalının farklı bir adrese taşınması ihtimalini değerlendirmesi mümkünken, mevcut sözleşme içeriğinde adres değişikliğine engel bir düzenleme mevcut değildir.
Davacı şirketin ekonomik ve işletmesel açıdan büyük ölçekli şirket konumunda bulunduğu halde,davacı şirketin davalı ile sözleşme yapmış olduğu aşamada bu durumu incelememesi,araştırmaması,en azından davalı ile yapmış olduğu sözleşmede bu konu ile ilgili herhangi bir şart düzenlemesi yapması mümkün olduğu halde bu şartın konulması için çaba göstermemiş olması davacı şirketin basiretli davranmadığını ortaya koymaktadır.
Davacı şirketin ticari hayattaki yeri itibarı ile, davalının daha iyi ticari şartları değerlendirebileceği ihtimalini öngörmesi gerekli ve mümkündür. Bu açıklamalar ışığında; davalı taraf, taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesine uygun olarak davacıya bildirimde bulunmuştur.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, bildirim tarihinde, yukarıda açıklandığı ve sözleşmenin 14. Maddesinde belirtildiği üzere, davacının davalıya; diğer muhtemel doğal gaz tedarikçileri ile aynı ticari koşullarda doğal gaz tedarik edebilecek durumda olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge de mevcut değildir.
Bu doğrultuda, taraflar arasındaki sözleşmelerin; sözleşmelerin 14. maddesine uygun olarak sona erdiği anlaşılmakla, davacının alacak talepleri kabul edilemeyeceğinden, davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Sözleşmenin 14. Maddesi ilgili kısmının “Sözleşme süresi içinde, Müşteri ulusal tüketim hattına veya yerel dağıtım şebekesine bağlanıp doğalgaz kullanmaya başlayacak ise bu durumu en geç iki ay öncesinden ...’a yazılı olarak bildirecektir. ..., bu tarihte boru hattı ile doğal gazı ... veya diğer muhtemel doğal gaz tedarikçileri ile aynı ticari koşullarda müşteriye tedarik edebilecek durumda ise Müşteri, doğalgazı İpragaz’dan almayı taahhüt eder.” şeklinde, davalının 10.02.2014 tarihli fesih ihtarnamesinin ise; “...
San. Tic. Ltd. Şti. olarak 1-... Sitesi ... Blok Çay – Afyonkarahisar 2-... Mah. ... Cad. No:... Bolvadin – Afyonkarahisar Adreslerindeki üretim tesislerimizde LNG tanklarınızı kullanmaktaydık. Bu iki tesisimizi hat doğalgazı olan ... Mah. ... No:... Çay Afyonkarahisar adresimize taşıdık.
Hat doğalgazına geçmiş olduğumuz için mevcut tanklarınızı kullanmayacağımızı ve LNG alımı yapamayacağımızı bildiririz.” şeklinde olduğunu, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına bakıldığında, ihtarnamenin gönderildiği 10.02.2014 tarihinde herhangi bir adres/şube taşıma işleminin bulunmadığını, dosyada mübrez ticaret sicil gazetelerinden görüleceği üzere, davalı, ilk adresteki merkezini, 06.01.2017 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı üzere değiştirdiğini, aradan 3 yıl geçmiş olup yine davalı ikinci adresteki şubesini ise,
ekte sunulan ticaret sicil gazetesinden görüleceği üzere 20.10.2016 tarihli ticaret sicil gazetesiyle sicilden terkin ettiğini, yani adresin taşınmasının sözleşmenin 14. Maddesine uygun olmamasının ötesinde, davalı adresini de ihtar tarihinde taşımadığını, bu durumun ticaret sicil gazeteleriyle de net olarak görüldüğünü, davalının, sözleşmeyi feshetmesine bahane olarak gösterdiği olguların hiçbirisi fesih anında veya makul süre öncesinde gerçekleşmiş olgular olmadığını, davalının ihtarnamesinde belirttiği işlemlerin gerçekliğini ispat yükünün yine davalı üzerinde olduğunu,
bugüne kadar davalı tarafından dosyaya bu ispat yüküne dair herhangi bir delil sunulmadığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 16.448,89 TL vekalet ücreti takdir edilmiş olup dosyada karşı vekalet ücreti hesaplanırken davacının ıslah dilekçesi ve döviz kurunun yönünden dikkate alınmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını ve davanın tekrar reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kar mahrumiyeti, cezai şart ve yatırım bedelinin tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmelerin feshinin haklı olup olmadığı noktasındadır. Taraflar arasında davalının ...
Sitesi/Çay adresindeki tesisi için 13/10/2009 tarihinde; sanayi sitesi karşısı cezaevi yanı/Bolvadin adresindeki tesisi için 04/08/2010 tarihinde ilk ürün tesliminden itibaren 5 yıl süreli LNG Satış ve Ariyet LNG Tesisi Teslim Sözleşmeleri imzalanmıştır. Davalı tarafın 10/02/2014 tarihli yazısı ile, sözleşmeye konu iki tesisin ...
Çay adresine taşındığı ve hat doğalgazına geçildiği gerekçesi ile mevcut tankların kullanılmayacağı ve LNG alımı yapılmayacağı bildirilerek her iki sözleşmede feshedilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafça, davalı çekilen Beyoğlu ... Noterliğinin 15/04/2014 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle sözleşmenin 3.1 ve 4.7 maddelerine göre talepte bulunulmuş ve cezai şart ile kar kaybı talepleri saklı tutulmuştur.
Davacı tarafça, sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla kar mahrumiyeti, cezai şart ve yatırım bedelinin tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmeler 5 yıl süreli olup, kural olarak belirli süreli sözleşmeler, olağan fesih yoluyla sona erdirilememektedir; ancak sözleşmede bu yönde bir hükmün bulunması hâlinde olağan fesih suretiyle sözleşmenin sona ermesi mümkündür.
Gerçekten de sözleşme özgürlüğü ilkesi gereğince taraflar, sözleşmeyi yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmenin içeriğini düzenleme ya da değiştirme, sözleşmenin tabi olacağı şekli belirleme ve nihayet sözleşme ile bağlı kalmama, yani sözleşmeyi sona erdirme özgürlüğüne de sahiptir. Davaya konu sözleşmelerin 14. Maddesi.
“Sözleşme süresi içerisinde müşteri ulusal tüketim hattına veya yerel dağıtım şebekesine bağlanıp, doğalgaz kullanmaya başlayacak ise bu durumu en geç iki ay öncesinden ...’a bildirecektir. ..., bu tarihte boru hattı ile doğalgazı ... veya diğer muhtemel doğalgaz tedarikçileri ile aynı ticari koşullarda müşteriye tedarik edebilecek durumda ise müşteri, doğalgazı ...’dan almayı taahhüt eder.
Bu durumda, yeni bir doğalgaz tedarik sözleşmesi yapılması şartı ile, işbu sözleşme kendiliğinden fesh edilmiş olacaktır. Söz konusu tarihte ..., doğalgaz tedarik edebilecek durumda değilse veya ... veya diğer muhtemel gaz tedarikçileri aynı ticari koşulları sağlayamıyor ise, işbu sözleşme kendiliğinden sona erer.” şeklindedir. Sözleşmelerde bunun dışında bir fesih maddesi bulunmamaktadır. Sözleşmelerin süresinden önce davalı tarafından feshedildiği ihtilaf konusu değildir.
Ancak, uyuşmazlığın çözümü için feshin haklı olup olmadığının belirlenebilmesi için davalının sözleşme adreslerindeki tesislerini yeni bir adrese taşımasının haklı neden oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Davalı her ne kadar, fesih ihbarında her iki tesisinde taşındığını bildirmiş ise de, cevap dilekçesinde Bolvadin İlçesindeki tesisin faaliyetinin devam ettiğini beyan etmiştir.Sözleşmelerde, tesislerin taşınmasına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, sözleşmelerin 3.1 maddesinde müşterinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere LNG stok tankı ve teçhizatı ile buharlaştırıcı ve teçhizatı dahil komple LNG tesisinin ariyet olarak teslim edileceği, 3.2 maddesinde de, LNG tesisinin başka bir yere taşınamayacağı, 7.2 maddesinde ise, LNG'nin müşteri kullanımındaki stok tanklara teslim edileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelere göre sözleşmelerin ifa yeri stok tanklarının bulunduğu yer, dolayısıyla ... Sitesi/Çay ve sanayi sitesi karşısı cezaevi yanı/Bolvadin adresindeki tesislerdir. Sözleşmelere konu LNG tesisi davalının yeni tesisine taşınmadığına göre, ... Sitesi/Çay ve sanayi sitesi karşısı cezaevi yanı/Bolvadin adresindeki tesislere ilişkin sözleşmelerin yeni adresteki tesise uygulanması mümkün değildir.
Bu nedenle, yeni adresteki tesisin doğalgaz ihtiyacının doğalgaz dağıtım şebekesinden tesis edilmesinin davaya konu sözleşmelere bir etkisi bulunmamaktadır. Tekrar etmek gerekirse, yeni tesise davacının doğalgaz dağıtım şebekesi ile aynı ticari koşullarda müşteriye tedarik edebilecek durumda olmaması davalıya bu yeni tesisle ilgili bulunmayan sözleşmeleri fesih hakkı vermez.
Bunun gibi başka bir adreste faaliyete devam etmek üzere sözleşme adresindeki tesislerin kapatılması da fesih için haklı neden olarak değerlendirilemez. Buna göre sözleşmelerin 14. Maddesinde düzenlenen hususlar somut olayda gerçekleşmemiş olup, davalının sözleşmeleri feshi haksızdır.
Hal böyle olunca, ilk derece mahkemece feshin haklı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu halde, mahkemece, feshin haksız olduğu kabul edilerek davanın talepleri değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir.HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin istinaf başvurusu bu aşamada incelenmeksizin davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
07/12/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1940, K. 2023/1354, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama