İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2016 K.2023/1285

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2020/2016Karar2023/1285Tarih22 Kasım 2023Okuma10 dk · 1.973 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Kasım 2023
Dosya no
2020/2016
Karar no
2023/1285
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/02/2020
Numarası
2017/570 Esas - 2020/187 Karar
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
22/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.973 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili davacı şirket tarafından 01/03/2016 tarihinde satın alınan ... plakalı .. Marka ... model araç satın alınmandan kısa bir süre sonra meydana gelen arıza üzerine, davacı tarafından ... A.Ş'nin yetkili servisi olan dava dışı ...

A.Ş.ye götürülüğü, yetkili servis bakımından yapılan muayene ve inceleme neticesinde müvekkili şirkete sözlü ve yazılı olarak araçtaki arızanın şanzımandan kaynakladığı ve şanzıman beyninin değişmesi gerektiğini bildirildiği, kendiside uzun yıllardır otomotiv sektöründe hizmet veren müvekkili şirketin, söz konusu aracın henüz 27.000 km'de bulunduğunu ve otomatik vites olduğunu, bu nedenle belirtilen arızanın niteliği itibari ile kullanıcı kusuru ya da yetersizliğinden kaynaklanmasının mümkün olamayacağını belirterek,

üretim hatasından kaynaklı işbu arızanın ücretsiz giderilmesini talep ettiği, şanzıman beyninin ya da şanzıman ünitesinin komple değişmesi ile giderilebilecek bir ayıbın, niteliği itibari ile araçta değer kaybına neden olacağı ve bu nedenle müvekkili şirketin mahrum kalınan karının da mevcut olduğu, her tacirin, ticareti faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmekte olduğu,

davalının, müvekkili şirketin zarara uğramasına göz yumarak basiretli bir tacir gibi davranmadığını, araçtaki gizli ayıbın giderilmesi için gerekli onarım bedeli ve gizli ayıptan kaynaklanan değer kaybı bedelinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi ile mümkün olacağından, talebini daha sonra arttırmak üzere HMK 107. maddesi uyarınca şimdilik 1.000-TL'nin, Davalı ...Ş'ye gizli ayıbın İhtarname ile tebliğ edildiği 31/03/2016 tarihinden itibaren 7 gün içerisinde zararın giderilmediğinden tüm alacak kalemlerine 08/04/2016 tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tarafına ödenmesini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Husumet itirazlarının bulunduğu, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının, araçtaki arızanın tespit edilemediği, onarım ve maliyeti hakkında net bir bilgi verilmediği iddiası ile onarım ve değer kaybı talep ettiğini, müvekkilimin Garanti Taahhüdünün değer kaybını içermediğini, onarım ile sınırlı olduğu, garanti süresinin 2 yıl olduğunu, ayrıca artı bir yıl ...

Kalite Güvence Sistemi kapsamında üretmden kaynaklanan arızaların giderilmesinin taahhüt edildiği, araç garanti süresi içinde olsaydı dahi, davacının onarım dışında bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, kaldı ki davacının araçtaki arızanın ve onarım maliyetinin tespit edilemediği yönündeki iddialarının da gerçek dışı olduğunu, arıza tarihinde yetkili servis tarafından önce şanzıman beyninin arızalı olduğunun tespit edildiği, bu parçanın değişimi için herhangi bir yasal sorumlulukları mevcut değil iken % 50 destek sağlandığı,

servisin detaylı incelemeleri neticesinde ise şanzımanın beyninin değil, kendisinin arızalı olduğunun tespit edildiğinden yapılan indirim ve 4.000 TL bedel ile şanzıman değişiminin teklif edildiğini, davacının herhangi bir bedel ödemek istemediğinden yapılan teklifleri reddettiğini, davacının ancak 29.03.2016 tarihinde ayıp ihbarında bulunduğunu, ayıp ihbarından 9 ay sonra tespit talebinde bulunduğu, tespit raporundan 5 ay sonra ise huzurdaki davayı açtığını, araç garanti süresinde olsaydı dahi, süresinde yapılan bir ayıp ihbarı bulunmadığı,

dava hakkının da makul sürede kullanılmadığı bizzat davacı beyan ve delilleri ile sabit olduğunu, bu sebeple haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendiğinde. Davacı talebi araçta bulunan gizli ayıba dayalı olarak ayıbın giderilmesi için gerekli onarım bedelinin ve değer kaybının tahsiline yöneliktir.

Bilirkişi tarafından değer kaybına yönelik bir değerlendirme yapılmayıp ayıbın giderilmesine ilişkin bir hesaplama yapılmıştır.Davacının ilk defa 04.03.2016 tarihinde, davalı şirkete eposta gönderdiği; şanzımanın ve beynin arızalı olduğun bildirdiği ve bedelsiz onarımını talep ettiği görülmektedir. Eposta yazışmaları 19.03.2016 tarihine kadar sürmüştür.

Davalının otomobilin şanzıman ve beyninin arızalı olduğunu kabul ettiği ve 4.000 TL onarım bedeli talep ettiği görülmektedir.Davacı tarafından Kadıköy 27 Noterliğinden 29.03.2016 tarihinde keşide edilen ... yevmiye sayılı ihtarname ile otomobilin henüz 27.000 km'de olduğu; üretimden kaynaklı gizli ayıplı olması nedeniyle şanzıman ve beyin arızasının meydana geldiği açıklanarak 7 gün içinde arızanın garanti kapsamında bedelsiz giderilmesi ihtar edilmiştir.

İhtarname 31.03.2016 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Davacının başvurusu üzerine Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/421 D.İş dosyası ile yapılan tespitte ve 24.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda, aracın çalışır durumda olduğu ancak çekiş problemi olduğu; şanzımandan ses geldiği ve zaman zaman silkelediği belirtilerek üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporuyla da bu tespite katılınmıştır.

Dosya kapsamında toplanan kurum kayıtlarından; dava konusu ... plakalı, ... 1.2 Micra Hecbek, otomatik vites, benzinli 2012 model araç 08.05.2012 tarihinde trafiğe çıkmış olduğu, ilk tescilinin 07.05.2012 tarihinde sıfır kilometre olarak ... adına olduğu, 08.05.2012 tarihinde ...

Tic.A.Ş. adına aydedildiği, 14.10.2014 tarihinde ... adına tescil edildiği, 24.03.2015 tarihinde Davalı Şirket adına kaydedildiği, 03.12.2015 tarihinde ... adına kaydedildiği, 03.02.2016 talihinde davacı ... adına tescil edildiği görülmektedir. Davacı davalı şirketçe üretilen aracı önce ... ardından da ... satın almış olup dördüncü sahibidir.

Davacının Şubat 2016 başında otomobili aldığı tarihten 1 hafta sonra sattığı ve 2 hafta sonra Mart 2016 başında sattığı kişiden tekrar geri aldığı anlaşılmaktadır.Davalı taraf, aracın ayıplı olmadığı, garanti süresinin 07.05.2015 tarihinde dolduğu; kendilerinin satıcı olmadığı ve taleplerin ithalatçı firmaya yönlendirilmesi gerektiğini, talebin zaman aşımına uğradığı, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı taraflar arasında bir satım ve garanti sözleşmesi bulunmadığını iddia etmektedir.

TTK 23/c maddesi hükmü uyarınca, ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi 2 gün olarak düzenlenmiştir. Maldaki ayıp açıkça belli değilse, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelemeli veya incelettirmeli ve bu inceleme sonunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, bu sürede satıcıya bildirmelidir. Anılan kanun hükmünde diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmünün uygulanacağı düzenlenmiştir.

TBK 223/2 maddesine göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Aynı Kanunun 231.maddesinde; satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıka ayıptan doğan sorumluluğa ilişkin her türlü davanın ayıp sonradan ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağı, alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkının bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmayacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasında bir satış ve garanti sözleşmesi bulunmamaktadır.

Davacı taraf aracı ilk defada 24.03.2015 tarihinde dava dışı bir üçüncü kişiden satın almıştır. Davacı ilk defa 04.03.2016 tarihinde, davalı şirkete e posta göndermiş ve Kadıköy ... Noterliğinin 29.03.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı İhtarname ile ayıp ihbarında bulunmuştur.

Davacının süresinde bir ayıp ihbarında bulunmadığı, aracı bu haliyle dava dışı bir üçüncü kişiden satın aldığı, garanti süresinin de geçmiş olduğu gözetilerek davacının davasının reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Davaya konu, ... plakalı, ... marka, 2012-Micra model, otomatik vites araç 27.000-KM'de iken 03.12.2015 tarihinde davacı şirket tarafından satın alındığını, bu satın alma işleminin ardından gerekli kontrolleri yapılmış ve satışa çıkarılmış, 03.02.2016 tarihinde dava dışı ... satışı gerçekleştirildiğini, ancak, araç dava dışı ...'a satıldıktan çok kısa bir süre sonra şanzıman ve beyin arızası uyarısı vermiş, davalı şirket dava dışı ...'ın kendilerine ulaşması üzerine durumdan haberdar olduğunu, bunun üzerine de davacı şirket tarafından müşteri memnuniyeti ilkeleri uyarınca araç derhal geri alınarak tekrar şirket adına tescil edildiğini,

davacının 01.03.2016 tarihinde aracı 2. kez adına tescil ettirir ettirmez dava dışı nissan yetkili servisine başvurarak, arızanın tespiti için aracın gerekli muayenelerini yaptırmış ve ayrıca 04.03.2016 tarihinde nissan yetkili servisine mail ile de bildirimde bulunulduğunu, araçtaki arızanın tespit edilerek giderilmesi amacı ile; davalı, dava dışı yetkili servis ve davacı arasındaki mail yazışmaları 19.03.2016 tarihine kadar devam ettiğini, bunun dışında, davacı şirketin müşteri hizmetleri ile de telefon görüşmeleri yapılarak aracın arızasının üretimden kaynaklandığı,

işbu nedenle de davacı tarafından giderilmesi talep edilmiş olup taraflar arasındaki mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere, ilk etapta davalı tarafından, dava konusu araçta şanzıman ve beynin arızalı olduğu kabul edilmiş ise de ücretsiz onarım yapılamayacağı, sadece % 50 katılım yapılabileceği bildirilerek davacının ücretsiz onarım taleplerinin reddedildiğini, yetkili servis inceleme ve yazışmaları neticesinde, araçta şanzıman ve beyin arızasından kaynaklanan gizli ayıp olduğunun sabit hale gelmesi üzerine; davacı tarafından derhal Kadıköy 27.Noterliği’nin 29.03.2016 tarih ve ...

Yev. No.lu ihtarnamesi ile de davacıya bildirimde bulunulduğunu, ihtarnameye cevap verilmemiş ve nihayetinde mahkemeye başvurulduğunu, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek, salt TBK'nın 231. maddesinin 1. fıkrasına atıfta bulunularak maddi gerçeğe aykırı şekilde garanti süresinin geçtiği gerekçesi ile reddedildiğini, zira,

davalı şirket otomotiv sektöründe hakim konumda olan ve basireti bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan bir tacir tüzel kişi olup araçta mevcut maddi ve hukuki ayıpları bilebilecek/bilmesi lazım gelen bir tacir olup araçta mevcut hukuki ayıba rağmen 2011-2012-2013 yıllarında aynı şanzıman ve motor özelliklerine sahip araçları piyasaya sürmeye devam ederek bir hukuki ayıp ve engelleyici bir durumun olmadığının garantisini verdiğini, kanunun deyimiyle ağır kusurlu olarak davrandığını,

gerek bilirkişi raporları ile tespit edilen gerekse ... markasına özgü araç arızalarının sosyal medyada oldukça fazla yer alması nedeni ve davacı şirketin basiretli tacir olarak yaşadığı olay nedeni ile TBK mad.231/F.2 'de düzenlenen "Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükmü doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini beyanla,

ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı veya Yetkili Bayileri arasında arasında hiçbir alım / satım akdi bulunmadığını, davalının İthalatçı sıfatı ile sorumluluğun Garanti süresi ve şartları ile sınırlı olması, aracın garanti ve Kalite güvence sistemi sürelerinin 07.05.2015 tarihinde sona erdiğini, davacının aracı 03.02.2016 tarihinde 2. el satın alması,

08.02.2016 tarihinde 3. bir kişiye satılıp, şanzıman arızası nedeniyle aracın davacı tarafça geri alındığı trafik tescil kayıtları ile sabit olması, ilk raporda da bildirildiği gibi Şanzıman arızasının birden bire ortaya çıkacak bir arıza olmadığından davacı yanca satın alındığı 03.02.2016 tarihinde muayene külfetinin yerine getirilmediğini, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan araç nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmeye konu ürünün ayıplı olup olmadığı ve davalının ayıp nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı şirket, dava dışı ...

01/03/2016 tarihinde dava konusu aracı satın almıştır.Davacı tarafça, satılanın ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle eldeki dava açılmıştır. Dava konusu ... plakalı, ... 1.2 ... Hacbek, 2012 model ve 08.05.2012 tarihinde trafiğe çıkan aracın ilk tescili 08.05.2012 tarihinde dava dışı ... adına yapılmıştır. Daha sonra araç sırasıyla 14.10.2014 tarihinde dava dışı ... Tic.A.Ş. adına, 24.03.2015 tarihinde dava dışı ... adına tescil edilmiştir.

Bu araç 03.12.2015 tarihinde davacı şirket tarafından satın alınmış ve 03.02.2016 tarihinde dava dışı ... satılmıştır. Daha sonra araç bu kişiden 01.03.2016 tarihinde tekrar satın alınmıştır. Buna göre, davanın tarafları arasında dava konusu aracın alım-satımına ilişkin bir sözleşme bulunmamaktadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 219/1.

Maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.

Görüldüğü üzere ayıba karşı tekeffül satıcının satış sözleşmesine dayalı bir yükümlülüğü olup, somut olayda davalı, dava konusu aracın satıcısı olmadığından ayıba ilişkin hükümlerin eldeki davada uygulanma olanağı yoktur.Bunun dışında, davalı taraf aracın 2+1 yıl garantisi bulunduğunu ve bu garantinin 07/05/2015 tarihinde sona erdiğini savunmuştur.

Davalının garanti sorumluluğuna dayanıldığı hallerde, davalının sorumluluğu garanti süresi ve garanti sözleşmesindeki şartlarla sınırlıdır. Somut olayda, dava konusu aracın davacı tarafından ilk kez satın alındığı 03/12/2015 tarihinde dahi garanti süresi dolmuş olup, davalının garanti nedeniyle de bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22/11/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/2016, K. 2023/1285, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2016
Karar No
2023/1285
Tarih
22 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2017 K.2023/1481
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/2018 K.2023/1890
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/2020 K.2023/1561
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/2022 K.2023/1795
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/2026 K.2023/1670
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2020/2029 K.2023/1287

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.