KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/2054
- Karar no
- 2023/1454
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/02/2020
- Numarası
- 2019/355 Esas - 2020/186 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 21/12/2023
Karar Metni
1.728 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili bankanın Sultanbeyli TEM şubesi tarafından ...A.Ş'ne 20.04.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi gereğince 40.000.0000,00 TL bedelli kredi kullandırıldığını, davalı ... ise söz konusu genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, sözleşme gereğince borçlu şirketin kredinin geri ödemeleriyle ilgili edimlerini yerine getirmemesi üzerine borçlu firma ve müteselsil kefillere Sultanbeyli ...
Noterliği'nin 20.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edilerek hesabın kat edildiğini ve alacağın muaccel hale geldiğini, ancak verilen süre zarfında alacağın tasfiye edilmediğini, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle kefiller aleyhine İstanbul ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak borca ve ferilerinin tamamına itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, açıklanan nedenlerle; davalılar tarafından İstanbul ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalı müteselsil kefiller açısından takip sonrası tahsil edilen 658,90 TL tutar düşüldükten sonra kalan 14.889.126,22 TL üzerinden icra takibinin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranlar üzerinden faiz işletilmesine, davalıların %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/1067 E. sayılı dosyası ile sabit olunduğu üzere, müvekkillerinin de yetkilisi oldukları, müvekkili şirket ...Tic.
A.Ş.’nin konkordato talebinde bulunması üzerine 19.09.2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet içerisine girdiğini, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/1067 E. sayılı dosyasından 30.01.2019 tarihinde 1 yıllık kesin süre ile konkordato mühleti verildiğini, bu nedenle yapılan tüm takipler de dahil olmak üzere, her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması gerekirken, müvekkiller aleyhine icra takibi başlatılmasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin davacı bankaya karşı bir borcunun da bulunmadığını,
talep edilen alacakların fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacı banka ve dava dışı kredi borçlusu ... Tic. AŞ arasında 40.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların ise sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ve 40.000.000,00 TL kefalet limiti ile imzaladığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek, davalılara ve dava dışı şirkete Sultanbeyli ....
Noterliğinin 20/09/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarının 24/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile 1 günlük süre verildiğinden davalıların 26/09/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, ihtara rağmen borç ödenmediğinden takip başlatıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davalıların takip tarihi itibariyle ...
Kredisi yönünden 407,92 TL asıl alacak, 62,82 TL işlemiş faiz, 3,14 TL BSMV olmak üzere toplam 473,88 TL borçlu olduğu tespit edilmiş, davacının ise bu talep kalemine ilişkin 33,13 TL işlemiş faiz, 1,66 TL BSMV talep ettiği belirlenmiş olup, takibin 407,92 TL asıl alacak ile taleple bağlı kalınarak 33,13 TL işlemiş faiz ve 1,66 TL BSMV olmak üzere toplam 442,71 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
Taksitli kredi yönünden ise yapılan bilirkişi incelemesinde davalıların takip tarihi itibariyle 13.432.763,59 TL asıl alacak, 443.287,49 TL işlemiş akdi faiz, 1.955.810,29 TL işlemiş temerrüt faizi, 97.790,51 TL BSMV olmak üzere toplam 15.929.651,88 TL borçlu olduğu tespit edilmiş, davacının ise bu talep kalemine ilişkin 685.926,15 TL işlemiş temerrüt faizi ve 69.256,74 TL BSMV talep ettiği belirlenmiş olup, takibin 13.432.763,59 TL asıl alacak, 443.287,49 TL işlemiş akdi faiz ile taleple bağlı kalınarak 685.926,15 TL işlemiş temerrüt faizi ve 69.256,74 TL BSMV olmak üzere toplam 14.631.233,97 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
İİK 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü yer almakta olup, davalının haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiği, takip konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'sine tekabül den icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş olup,
reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olduğuna dair bir delil olmadığından kötüniyet tazminatı isteminin ise reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından Bankanın başlattığı icra takibinde, akdi faiz ve temerrüt faizi talep tarihleri, dikkate alınmamış ve bu nedenle Bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz tutarları ile bilirkişinin hesapladığı tutarlar arasında farklılık oluştuğunu, söz konusu yanlışlığın sebebi “taleple bağlılık” ilkesinin hatalı yorumlanması olup, Banka’nın başlattığı icra takibi incelendiğinde görüleceği üzere, akdi faiz talebinin 17.10.2018 ile 15.01.2019 tarihleri arasına, temerrüt faizi talebimizin ise 15.01.2019 ve 12.03.2019 tarihleri arasına yönelik olduğunu, dolayısı ile Banka,
borçlu davalılardan 26.09.2018 tarihinden itibaren temerrüt faizi talep etme hakkı olduğu halde başlattığı icra takibinde, borçlunun lehine olarak 15.01.2019 tarihinden itibaren temerrüt faizi talep ettiğini, hukukta buna engel bir hüküm bulunmadığını, davacı faiz başlangıç tarihi olarak daha geri bir tarihten faiz isteyebilecek iken daha ileri bir tarihten faiz istemişse,
faiz hesabında bu tarihin esas alınması gerekmekle sonuç itibari ile bilirkişinin davacı Banka’nın takip talebinde talep ettiği şekilde 17.10.2018 ile 15.01.2019 tarihleri arasında akdi faiz ve 15.01.2019 ve 12.03.2019 tarihleri arasında temerrüt faizi hesaplaması gerekmekte olup, Banka’nın takip ile talep ettiği faiz alacağı tutarlarının doğru olup olmadığını bu yönden denetlemesi gerektiğini, Mahkemenin hükme dayanak almış olduğu bilirkişi raporunun bu yönden hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemece reddedilen kısım yönünden de davacının alacaklı olup olmadığı noktasındadır.Davacı banka ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında 20/04/2017 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalılar bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuştur.
Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhatabına çekilen ihtarname ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "kredi sözleşmesi, ihtarname" sebebine dayalı olarak kredi alacağının tahsili edilmesi istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı banka tarafından 19/09/2018 tarihinde hesap kat edilmiş, 20/09/2018 tarihinde ihtar keşide edilmiştir. Davalılar ise 26/09/2018 tarihinde temerrüte düşmüştür.Davacı tarafça, icra takibi 17/10/2018-15/01/2019 tarihleri arasına akdi faiz, 15/01/2019-12/03/2019 tarihleri arasına ise temerrüt faizi talep edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alının bilirkişi raporunda ise 19/09/2018-26/09/2018 tarihleri arasında akdi faiz, 26/09/2018-12/03/2019 tarihleri arasına ise temerrüt faizi hesaplanmıştır.Davacı, takip talebinde davalılar yönünden 17/10/2018 tarihinden temerrüt tarihinden daha sonraki bir tarih olan 15/01/2019 tarihine kadar akdi faiz oranında işlemiş faiz talep etmiştir.
Bu halde, davacı, hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden sonda temerrüt faizi talep edebilecekken, bundan daha azı olan 17/10/2018-15/01/2019 tarihleri arasına akdi faiz, 15/01/2019-12/03/2019 tarihleri arasına ise temerrüt faizi talep etmesi karşısında, akdi ve temerrüt faizinin taleple bağlı kalınarak belirlenmesi gerekir. Buna göre, (17/10/2018-15/01/2019.
13.432.763,59*90*15,60/36000) 523.877,78 TL akdi faiz oranına göre işlemiş temerrüt faizi. (15/01/2019-12/03/2019. 13.432.763,59*56*31,20/36000) 651.936,79 TL temerrüt faizi bulunmakta olup, ayrıca bu iki faiz alacağının toplamı 1.175.814,57 TL'nin %5 BSMV'si ise 58.790,72 TL'dir.
Hal böyle iken ilk derece mahkemesince davacının takibinde belirttiği tarih ve faiz oranlarına göre hesaplama yapılıp bu doğrultuda akdi faiz istemi yönünden 523.877,78 TL üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;
ilk derece mahkemesince takip talebinde belirtilen tarihler aşılarak hatalı hesaplanan işlemiş akdi faize karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/2054, K. 2023/1454, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama