İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2275 K.2024/61

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2020/2275Karar2024/61Tarih18 Ocak 2024Okuma11 dk · 2.191 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Ocak 2024
Dosya no
2020/2275
Karar no
2024/61
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/12/2019
Numarası
2018/318 Esas - 2019/1128 Karar
Dava
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
İstinaf karar tarihi
18/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.191 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ve müvekkiller murisi ...'nın tapuda hisseli ya da tam malik olduğu taşınmazları davalıların dürüstlük kuralına aykırı, kasıtlı olarak ve hiçbir hakları olmamasına rağmen kendi ürünleriymiş gibi göstererek ve gerçek dışı reklam yaparak haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduklarını, "..." markasının yayının yapıldığı "www...com.tr" adresli sitede yayınladıkları haberler ile davalıların işbu haberlerdeki taşınmazlar hiçbir ilgilileri olmamalarına rağmen kendi ürünüymüş gibi tanıttıklarını, ve gerçek dışı reklam yaptıklarını, işbu dava konusunun haksız rekabet teşkil ettiğini,

söz konusu internet sitesindeki yayın içeriklerinin haksız olduğunun ve müvekkillerinin haklarını ihlal ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve dava konusu durumun ortadan kaldırılması, haksız müdahalenin ve muarazanın davalıların ihlallerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazında bulunduğunu, mahkemenin yetki alanında bulunmadığından yetkisizlik karar verilmesi gerektiğini, görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmamakta olduğunu, davacı yanın iddiası olan haksız rekabetin şartlarının oluşmadığını, işbu davanın hukuka aykırı olduğunu, öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usul yönünden ve aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda; kurucu ve ortaklarından birisinin, aynı zamanda davacıların da murisi olan ...'nın mirasçısı/ oğlu ... olduğu davalı ... İnşaat şirketinin anılı internet sitesinin sahibi, diğer davalı ...

Gayrimenkul şirketinin ise ''...'' markasının sahibi olduğu ve her iki davalı şirketin, muris ...'ya ait gayrimenkuller üzerinde hak sahibi olmamalarına rağmen kendi ürünleriymiş gibi sitede yayın yapmaları iddiasına dayalı olarak haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi isteminin ileri sürüldüğü görülmüştür. Davalı ...

Gayrimenkul şirketinin ''...'' markanın tescilli sahibi olmakla diğer davalının sahibi olduğu internet sitesinde yayınlanan görüntüler nedeni ile yalnızca yöneticilerinden birisinin (...) aynı olması ve marka sahibi sıfatı olması nedeni ile sorumlu tutulmasının yeterli olmayacağı kanaatine varılmıştır.

Ayrıca anılı internet sitesinin sahibi olan diğer davalı şirketin kurucu ve ortağının (...), davacılar ile birlikte internet sitesindeki gayrimenkullerin maliki olan ...'nın oğlu ve mirasçısı olduğu ve murisin taşınmazları üzerinde diğer davacılar ile birlikte elbirliği mülkiyet hükümleri gereğince mirasçılık haklarının devam ettiği gibi mahkememizce celp edilen bir kısım yargılamalara konu olduğu, bu hali ile taşınmazlar üzerindeki hak sahipliğinin dahi çekişmeli olduğu, dolayısıyla somut olayda dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu iddiasının sübut bulmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca dosyada mübrez Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/4240 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacıların, huzurdaki davada ileri sürülen aynı iddialar ile 2010 yılında davalı şirket ortakları hakkında şikayetçi oldukları ve aradan geçen 7 sene zarfında sessiz kaldıkları ve işbu davayı ikame ettikleri tespit edilmiştir. Nitekim TMK'nın 2. maddesi uyarınca.

“Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” “Bir hakkın sırf başkasına zarar vermek için kullanılmasını kanun himaye etmeyecektir.” Dürüstlük kuralı olarak bilinen bu düzenleme hukukun her alanında kendini gösteren bir ilke olarak düzenlenmiş olup sessiz kalma yoluyla hak kaybı ise TTK’da açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte, kaynağını “Hakkın kötüye kullanılması yasağı”nı düzenleyen TMK’nın bahsi geçen 2.maddesinden almaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; hukukun her alanında tatbiki gereken dürüstlük kuralı gereğince davacıların, uyuşmazlığa konu eylemden 2010 ve öncesi tarihlerde haberdar olmaları ve aradan geçen 7 sene zarfında sessiz kalmaları sonrasında işbu davayı ikame etmeleri noktasında davacıların taleplerine cevaz verilmesinin TMK'nın 2. maddesi bağlamında somut olay adaletine de uygun düşmeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla; sübut bulmayan davanın reddine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'nın merhum ...'nın oğlu ve mirasçısı olması ve taraflar arasındaki davalar sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dürüstlük kuralından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının aksine dürüstlük kuralına aykırı davranan davalıların bizzat kendileri olduğunu, davalıların haksız rekabet oluşturan eylemlerinin bahse konu site üzerinden halen devam etmekte olduğunu,

yerel mahkemenin davalılardan ...'nin yöneticilerinden birinin ... olması ve marka sahibi olması sebebiyle haksız rekabet oluşturan eylemlerden sorumlu tutulması için yeterli olmayacağına ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu, davalı şirketler arasındaki bağlantının dosyadaki belgeler ile ispatlandığını, dosyadaki bilirkişi raporu ile de haksız rekabet eyleminin oluştuğunun tespit edildiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Dava; haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, önlenmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davalıların eylemlerinin TTK 54 ve devamı maddelerindeki düzenlemeler gereği haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasındadır.

Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54 maddesi 1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.

2. "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti ilişkin bu kısmın amacı ile haksız rekabet tanımlamış, 55. Maddesinde sayılan bazı hallerin haksız rekabet hallerinin başlıcaları olarak örnek kabilinden sayılmıştır.

Aynı yasanın 56. Maddesi ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,

e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir. Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türleri için ise kusur aranmaz.

Yine Tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir. Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d).Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.

Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.

Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Somut olayda davacı taraf: www...com.tr adresli internet sitesinde, "..." + Şekil ibareli marka üzerinden, dürüstlük kuralına aykırı olarak;

müvekkilleri adına tapuda tam ya da hisseli olarak kayıtlı taşınmazların ve müvekkiller murisi olan ... adına kayıtlı olan taşınmazların fotoğrafları, görselleri ve bilgileri paylaşılarak sanki kendi ürünleriymiş gibi reklam yapılmakta ve gayrimenkuller hakkında bilgiler verilmekte ve görseller paylaşılmakta olduğunu, gerçek dışı reklam yaparak haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulundukları iddia ederek internet sitesindeki sayfa içeriklerinin haksız olduğunun ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, sayfa içeriklerinin kaldırılmasını,

haksız rekabetin sonucu olan durumun ortadan kaldırılmasını ve ihlalin önlenmesini talep etmektedirler.Dosyaya alınan 15/04/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda.

TTK m.55/l-a-2'ye göre "kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek" haksız rekabet teşkil edeceği, haksız rekabete neden olan aldatıcı açıklamalar; açıklamanın sahibine veya bir üçüncü kişiye ilişkin olabileceği gibi bunların ticari işletmelerini, işletme işaretlerini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarım, stoklarını, satış kampanyalarının biçimini veya iş ilişkilerini konu alabileceği belirtilmiştir.

Sonuç olarak; davalılardan ....'ne ait internet sitesinde kullanılan gayrimenkul görsellerinin davalının bu projelerle ilişkilendirilmesine neden olacağı, bu durumun gerçeği yansıtmaması sebebiyle davalının eyleminin aldatıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle haksız rekabet eylemini oluşturduğu, dosya kapsamında, davalılardan ...'ye izafe edilebilecek bir eylemin bulunmadığı,

davalı şirkete ait markanın diğer davalı tarafından kullanılmış olmasının ...'nin sorumluluğunu doğurmayacağı, ..." belirtilmiştir.Dosyaya toplanan tüm deliler ile davalılardan ...ne ait internet sitesinde yayınlanan ve ayrıca aynı sitede diğer davalıya ait "..." markası altında yayınlanan görsellerdeki taşınmazlar davalılara ait olmadığı gibi inşaat ve yapım işlerinin de davalı şirketlerce gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır.

Taşınmazlar ile davalı şirketlerin bağlantısı; taşınmazların önceki maliki ...'nın vefat etmesiyle ...'nın mirasçı sıfatıyla taşınmazlara davacılar ile birlikte miras payı oranında malik olması ve bu kişinin davalı şirketlerin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmasıdır. Yine toplanan deliler ile bir kısım taşınmazlara ise davacıların malik olduğu da anlaşılmaktadır. Taraflar arasında taşınmazlara ilişkin çeşitli davalar bulunduğu da anlaşılmaktadır.

Eldeki uyuşmazlık bahsi geçen taşınmazların mülkiyetine ilişkin değildir. Davalı şirketler; şirket tüzel kişiliği olarak kendilerine ait olmayan, inşa ve işletmesini de yapmadıkları taşınmazları internet sitelerinde ve markalarında sanki kendilerince inşaa edilmiş veya geliştirilmiş gibi izlenim verecek şeklide yayın yapmalarının ve ayrıca internet sitesinde "..." altında yayınlanan metnin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasındadır.

Söz konusu açıklamanın dava dilekçesinde belirtilen Türkçesi şöyledir. "1960 tan beri ... ailesi, Türkiye'nin sanayileşme ve modernleşmesine aktif olarak katılmıştır. Ailenin gayretleri son 20 yılda gayrimenkul geliştirme üzerine yoğunlaştı. Güne kadar ..., birinci sınıf yerlerde Türkiye'de geniş bir gayrimenkul portföyüne sahiptir. ... ailesi, mükemmel getirileri olan doğru araziyi seçme konusunda keskin bir kabiliyete sahiptir.

Portföyde yer alan her arazi ve proje, en prestijli adreslerle eş anlamlı olan ... aile imza sahibidir. ... aile iş politikalarında yaygın olarak görülen doğru teşvike uygun zaman sağlanması. Aile hala emlak piyasasının gizli imkânlarını açığa çıkarıyor.” metni verilen açıklamada haksız rekabet oluşturabilecek herhangi bir beyan ve söz bulunmamakla davacının bu yöne ilişen talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Gayrimenkullere ait görüntü ve bilgilerin kullanılması yönünden yapılan değerlendirmede. Kanun koyucu TTK m. 54/2'de genel ilkeyi belirledikten sonra TTK m.55'te başlıca haksız rekabet hallerini örnekleyici şekilde saymıştır. Bir davranış veya ticari uygulama TTK m.55'te sayılan hallerden birisinin kapsamına giriyorsa haksız rekabet teşkil eder; bu davranış veya ticari uygulama için TTK m.54/2'ye göre ayrıca bir inceleme yapılması gerekmez. (NOMER ERTAN, N.

Füsun, Haksız Rekabet Hukuku, İstanbul, 2016, s. 97). Zira TTK m.55'te sayılan haller doğası gereği TTK m.54/2'de belirtilen ilkeye aykırılık oluşturacak eylemlerdir. 6102 sayılı TTK 55/1-a-2 maddesi " Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,

" fiilinin haksız rekabeti oluşturacağı düzenlenmiştir. Her iki davalının eylemlerinin bu madde kapsamında haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmaktadır. Davalıların kendilerinin geliştirmediği, inşa etmedikleri ve kendilerine ait olmadıklarını bilikleri taşınmazları sanki kendilerinin geliştirip inşa ettikleri gibi yanıltıcı ilan yapmalarında iyi niyetli oldukları kabul edilemez.

Bu durumda davacıların mevcut durumu öğrenmelerinden yaklaşık 7 yıl sonra eldeki davayı açmaları TMK 2/2 anlamında hakkın kötüye kullanılması olarak ta değerlendirilemez. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda.

Mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine;2-Http://www...com.tr/... sayfasında "..." altında yapılan yayın yönünden davanın REDDİNE, 3-www...com.tr adresli sitede http://www...com.tr/... sayfasında 'İmproved Property Development"(Geliştirilmiş Mülk Geliştirme) başlıktı bölümde, http://www....i.com. tr/ prj-int.html sayfasında, "initiated Projects” ( Başlatılan Projeler) başlıklı bölümlerinde;

“...” (...), “...” (..., “...” (...), “...” (...) isimli taşınmazlara ilişkin yayın içeriklerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, söz konusu içeriklerin internet sitesinden kaldırılmasına, 4-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan yargı harçları tarifesine göre, alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin olarak yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,2.TL Harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacılar tarafından sarf edildiği anlaşılan 373,9 TL posta/ tebligat gideri ile 31,40 TL başvuru harcı olmak üzere;

toplam 405,3 TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre takdir edilen (%50) 202,65 TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalılar tarafından sarf edildiği anlaşılan 50,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre takdir edilen (%50) 25,00TL' sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacılar için dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesaplanıp takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

7-Davalılar için dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesaplanıp takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 8- Tarafların arta kalan gider avanslarının talep halinde iadesine, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacılar vekilince yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendilerine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 115,43 TL olmak üzere toplam 264,03 TL yargılama masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/01/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/2275, K. 2024/61, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2275
Karar No
2024/61
Tarih
18 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2277 K.2024/34
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2281 K.2024/60
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2283 K.2024/52
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2288 K.2024/21
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2290 K.2024/53
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/2300 K.2024/89

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.