KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
- Dosya no
- 2020/347
- Karar no
- 2021/533
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/11/2017
- Numarası
- 2014/389 Esas - 2017/1014 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 22/04/2021
Karar Metni
1.065 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde düzenlenen faturalara göre oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibinde, icra dairesinin yetkisine ve borca haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; taraflar arasındaki alım satım ilişkisine göre davacı tarafından müvekkiline KDV dahil 10.200,00 TL bedelli mal teslimi karşılığında davacıya 10.205,00 TL tutarlı 25/03/2014 tarihli çekin verildiği ve çek bedelinin de ödendiği, başkaca mal teslimi yapılmadığı gibi taraflar arasında sadece 10.205 TL borç yönünden mutabakat bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, takip konusu iki fatura içeriği ürünlerin davalıya teslim edildiğinin Malatya Devlet Hastanesinden gelen yazı cevabından anlaşıldığı, faturaların kargo şirketi vasıtasıyla tebliğ edildiği, davalının 25/03/2014 tarihli 10.205,32 TL bedelli çekinin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, mal teslimi yapılmasına rağmen davalının ödeme yaptığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra takibinden sonra yapılan ödeme varsa icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesiyle.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığı, Malatya Devlet Hastanesinden gelen cevabi yazı içeriğinde bulunan ve müvekkilince adı geçen hastaneye teslim edilen malların listesine göre, davacının düzenlediği 13/12/2013 tarihli 32.447,52 TL bedelli fatura içeriği malzemelerin müvekkiline teslim edildiği sonucuna varıldığı, Bilirkişi raporunda, müvekkilinin 13/12/2013 tarihinde 4400 adet ve yine 14.000 adet olmak üzere toplam 18.400 adet tam otomatik idrar stiribi teslim etmiş olduğunun anlaşıldığı belirtilmişse de, bu hususun gerçeğe aykırı olduğu,
zira gelen cevapta sadece 10.000 adet ürün teslimatı yapıldığının belirtildiği, müvekkilince Malatya Devlet Hastanesine kesilen 13/12/2013 tarihli faturanın da dosyaya ibraz edildiği, Malatya Devlet Hastanesinin 10/12/2013 tarihinde 10.000 adet idrar stribi istenmesi üzerine ürünlerin gönderilerek 13/12/2013 tarihli faturanın düzenlendiği, bilirkişi tarafından yapılan tespitin yanlış olduğunun hastaneden gelen yazı incelendiğinde anlaşılacağı, Takip konusu iki faturadan biri olan 13/12/2013 tarihli 10.197,00 TL miktarlı olanın çek ile ödendiği,
davacı tarafından sunulan 20/05/2014 tarihli dilekçe ile çek ile ödeme yapıldığının kabul edilerek ihtilafın sadece aynı tarihli 32.447,52 TL bedelli faturaya ilişkin olduğunun belirtilmesine rağmen bilirkişi raporunda bu ödemeden hiç bahsedilmediği gibi davacının ödemeyi kabulü ve dosyasına 32.447,52 TL tutarlı faturaya hasretmesine göre, mahkemenin talepten fazlasına hükmetmesinin mümkün bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddi ile davacının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vak'i itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf icra takibinde dayandığı 13/12/2013 tarihli 10.197,79 TL ve aynı tarihli 32.447,52 TL tutarlı iki fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise 13/12/2013 tarihli 10.197,79 TL bedelli faturanın ... A.Ş , 10.205,00 TL bedelli, 25/03/2014 tarihli çek ile ödendiğini, diğer fatura içeriği ürünlerin ise teslim edilmediğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Takibe esas 13/12/2013 tarihli 10.197,79 TL tutarlı faturanın, dava tarihinden sonra 25/03/2014 tarihli 10.205,00 TL bedelli çekle ödendiği anlaşılmakta olup, bu ödeme taraflar arasında ihtilafsızdır. İhtilaf, takip konusu 13/12/2013 tarihli 32.447,52 TL bedelli fatura içeriği ürünlerin teslimi noktasındadır.
Satım sözleşmesinde mal tesliminin satıcı tarafından yazılı belgelerle ispat edilmesi gerekmekte olup, salt fatura düzenlenmesi veya fatura tebliği malın teslim edildiğine kanıt teşkil etmeyecektir.
Somut olayda, ihtilafa konu faturanın tebliği ve fatura konusu tıbbi malzemelerin THY kargo hava yük senedi ile davalı adresinde ...'ye teslim edildiği anlaşıldığı gibi, davalının söz konusu tıbbi malzemelerin Türkiye'de tek distribütörü olan davacıdan temin ederek ihalesini aldığı Malatya Devlet Hastanesine teslim ettiği, anılan hastaneden gelen yazı cevabına göre, davalının 01/02/2013 ila 31/12/2013 tarihleri arasında hastaneye teslim ettiği malzeme adetinin ile aynı tarih aralığında davacıdan teslim aldığını kabul ettiği ürün adetinden fazla olduğu,
hastaneye teslim edilen malzemelerin davacı şirket dışında başka bir firmadan alındığı yönünde bir iddianın da ileri sürülmemesi karşısında ilk derece mahkemesince davacı tarafından 13/12/2013 tarihli 32.447,52 TL tutarlı fatura içeriği malzemelerin davalıya teslim edildiği sonucuna varılarak davacının alacaklı olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki takip konusu 10.197,79 TL miktarındaki diğer faturanın 10.205,00 TL bedelli çekle dava tarihinden sonra 25/03/2014 tarihinde ödendiğinin ihtilafsız olmasına göre, bu ödemenin tarihi ile birlikte miktarının karar yerinde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ancak yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından,
davanın kabulü ile davalının icra dosyasındaki itirazının iptali ile takibin takip talepnamesindeki koşullarla devamına, kabul edilen kısmın % 20 si olan 8.529,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve dava tarihinden sonra 25/03/2014 tarihindeki 10.205,00 TL lik ödemenin infazda nazara alınmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
22/04/2021
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/347, K. 2021/533, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama