KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2021
- Dosya no
- 2020/411
- Karar no
- 2021/1191
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/10/2018
- Numarası
- 2017/318 Esas - 2018/354 Karar
- Dava
- Alacak
- İstinaf karar tarihi
- 14/10/2021
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının yurt dışından ithal ettiği ürünlerin deniz yolu ile nakliyesi organizasyonu kapsamında talepleri doğrultusunda çeşitli hizmetler verdiğini, davalının 09/07/2015 tarihinde ... limanından yüklenerek ... konişmento tahtında ve ...konteyner numarası ile İstanbul'a nakledilen ürünleri ile ilgili müvekkilinden aldığı hizmet karşılığı ücretini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmediğini, 2 adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibinde, davalının kısmi kabul kapsamında 650 Usd borç bedelini ferileri ile birlikte icra dosyasına yatırdığını ileri sürerek davalının icra takibine vaki kısmi itirazının ipatli ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan hizmet aldığını, ancak davacının taraflar arasında kararlaştırılan ücrete ek olarak müvekkilinden ücret talep ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafın 1 adet 40 HC yükü için davalı taraftan fiyat teklifi istediği, davalı tarafın da "...in" şeklinde cevap vererek tüm maliyetin herşey dahil olduğunu belirttiği, teknik bilirkişi heyetince de ifade olunduğu üzere "..." uygulamasının herşey dahil ücrete deniz navlunu ile birlikte yükleme limanındaki terminal elleçleme/yükleme masraflarının da dahil olduğu anlamını taşıdığı,
davalının teklifin her şey dahil olduğundan emin olabilmek için davacıya "..." uygulamasının tarafımıza ek bir mesuliyet ya da maliyeti var mıdır TGönderi şekli ...
Gemi programına baktığımızda 30 Haziran gemisi uygun görünüyor Geri dönüşünüzü bekliyoruz.” şeklinde mesaj gönderdiği, davacının ise "herhangi bir maliyeti yoktur size, Uygunsa hemen FOB olarak organize edelim" diyerek teklifinin her şey dahil olduğunu onayladığı, bu şekilde taşıma sözleşmesinin teredütte yer vermeyecek şekilde bildirilen bedel üzerinden kurulduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak davacı tarafın fiyat teklifini değiştirdiği, teknik bilirkişi heyetince de tespit edildiği üzere, GRI ’General Rate Increase" teriminin navlunda genel fiyat artışı anlamına geldiği,
genellikle bir anlaşma ile ortak hareket eden deniz hat taşımacılarının uygulanacak asgari tarife üzerinde yaptığı zammı ifade ettiği, bu tarifelerin hat taşıyıcıları tarafından piyasa koşullarına göre zaman zaman değiştirilebildiği, ancak davacının davalıya verdiği navlun teklifinin açık ve net olduğu, dolayısı ile davacının davalıdan ilave taleplerde bulunması aralarında yapılan taşıma anlaşmasına göre mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf başvuru sebebinde özetle; davalı firmanın Malezya’dan Ambarlı’ya FOB olarak taşınacak yükü ile ilgili olarak gerekli organizasyon yapılmış, söz konusu nakliye işi de tamamlandığını, bu konuda bir ihtilaf mevcut olmadığını, alıcı, hem FOB taşıma olarak nakliye ücretinden hem de söz konusu malları almakla yük ile ilgili tüm masraf ve ödemelerden sorumlu hale geldiğini, bu bakımdan, müvekkilin talep edebileceği liman lokal masraflar ve ardiye bedeli ile ilgili gerekli araştırma yapılmadan karar verildiğini, 30 Temmuz 2015 tarihli e-mail yazışmasında davalı firmanın açıkça GRI, ardiye ve detention masraflarının kendilerine fatura edilmesini kabul ve talep ettiği halde bu e-mail içeriğinin değerlendirilmediğini belirterek istinaf başvurusunun reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava; forwarder olarak faaliyet gösteren davacının, davalı şirketçe ithal edilen malların Malezya'dan Türkiye'ye nakliyesi sırasında ödediğini iddia ettiği ücretlerin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut olayda, davacının, deniz taşıma işi organize eden freight forwarder tabir edilen taşıma işleri organizatörü olduğu, teslim şeklinin FOB olarak kararlaştırıldığı, buna göre, davalı alıcının malların gemi küpeştesini aştığı andan itibaren mallara ilişkin bütün masrafları karşılamakla yükümlü olduğu, taraflar arasında e-mail yoluyla kurulan akdi ilişkide, “... in" şeklinde kabul edilmek suretiyle deniz navlunu ile birlikte yükleme limanındaki terminal elleçleme/yükleme masraflarının da bu ücrete dahil olduğu anlamına geldiği, buna karşın davacı tarafından davalıya dava konusu 10.08.2015 tarihli “Deniz navlun bedeli-950 USD; ...
USD; ...-76 USD” açıklamalı toplam 1.403 USD ve 31.07.2015 tarihli “Deniz Navlun ALL IN” açıklamalı 1.000 USD bedelli 2 adet fatura düzenlediği, bu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturalara dayalı başlatılan icra takibinde, davalı borçlunun alacağın 650 USD kısmını kabul ederek bu tutarı ve ferilerini icra dosyasını ödediği dosya kapsamından sabittir.
O halde, dosya içeriğinde yer alan e-mail içeriklerinden, taraflar arasındaki akdi ilişkide belirlenen navlun bedeli herşey dahil 650 USD olup, davacının GRI, ardiye ve detention masraflarının davalı tarafça karşılanması gerektiği şeklindeki 30 Temmuz 2015 tarihli e-mailine cevaben davalının “kesin faturasını Proteksa’ya kapansın bu mesele” şeklinde ifadesinden, davacı tarafından düzenlenen dava konusu faturalardaki tek taraflı olarak belirlenen ücret ve masrafları kabul anlamına gelmediği gibi,
davacının varma yerinde katlanmak zorunda kaldığını iddia ettiği lokal ve ardiye masraflarının dosya kapsamı itibari ile kanıtlayamadığından ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerindedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/411, K. 2021/1191, 14 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama